Geçen gün saçları kestirmeye gittim. Asker çocuÄŸu olmanın sonucu olarak, saçlarımı uzun yıllar askerler kesti. Bu yüzden asker-berber muhabbetini “ne yazık ki” yakından biliyorum. Her ne kadar, artık eÅŸÅŸek kadar olduÄŸum için – o ortamdan uzak olsam da, geçen berber koltuÄŸunda anılarım depreÅŸti.
Askerlik kabul ediyorum sıkıcı bir ortam, ama mevcut şartlarda hepimizin bir kerelik uğramak zorunda olduğu bir durak. Yalan askerlik anılarına çok değinilmiş, çok şakası yapılmıştır bugüne kadar. Anılar değil de, askerlik esnasında söylenen yalanların daha büyük hayranıyım ben.

Elvis reis asker tıraşı olurken.
Asker berberle on dakikalık bi muhabbetten sonra size anlatabileceÄŸi her ÅŸey ve kuracağı her cümle “ben sivildeyken…“le baÅŸlayacak ve çeÅŸitli abartı-yalan kombinasyonlarıyla kafa sikmenin sınırlarını test edecek ki, ilk olarak buna psikolojik olarak hazır olmak gerekiyor. Aynı kiÅŸi terhis olduktan sonra ufak bir rötuÅŸ ile bunu “ben askerdeyken” olarak deÄŸiÅŸtirip farklı kombinasyonlarla kafa sikmeye devam ediyor zaten.
AskerliÄŸini berber olarak yapanların en sık görülen yalanı, “benim sivildeyken saçlarım buraya kadardı” (omur hizası). Åžimdi yeni ekilmiÅŸ çim adam saç boyunun verdiÄŸi derin kompleks hepsini aynı yalana itiyor ya – sanırsın sivilde hepsi Barış Manço gibi geziyordu amnk. Bi de bunların göt cebinden ışık hızıyla çıkan, sivilde çekilmiÅŸ bi vesikalık fotoÄŸrafları olur, onu delil olarak saniyesinde size gösterirler. Saçlar jöleli, üstte gömlek, sakallar damat tıraşı ve en altta kocaman fotoÄŸrafçının logosu.





