<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M.Serhat Dündar</title>
	<atom:link href="http://www.serhatdundar.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serhatdundar.com</link>
	<description>sapientia est potentia</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 12:45:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Yurt-dışında para çekmek ve banka işlemleri</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/yurt-disinda-para-cekmek-ve-banka-islemleri</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/yurt-disinda-para-cekmek-ve-banka-islemleri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 01:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[erasmus para çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[euro hesabı]]></category>
		<category><![CDATA[internet bankacılığı]]></category>
		<category><![CDATA[komisyonsuz para çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[kur farkı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yurt dışına eft yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[yurt-dışı para çekmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3787</guid>
		<description><![CDATA[İsveç&#8217;te kaldığım bir yıl boyunca neredeyse ihtisasını yaptığım para çekme, para gönderme, komisyondan yırtma, kur farkından sıyrılma, havale, EFT gibi olayları çok ince noktalarıyla ele alacağım. Yazı uzun diye üşenmeyin, hayat kurtaracak bilgiler vereceğim. Bazı şeyleri netleştirelim: Yurt-dışına kayıpsız, komisyonsuz &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/yurt-disinda-para-cekmek-ve-banka-islemleri">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsveç&#8217;te kaldığım bir yıl boyunca neredeyse ihtisasını yaptığım para çekme, para gönderme, komisyondan yırtma, kur farkından sıyrılma, havale, EFT gibi olayları <em><strong>çok ince</strong><strong> noktalarıyla</strong></em> ele alacağım. Yazı uzun diye üşenmeyin, hayat kurtaracak bilgiler vereceğim.</p>
<div id="attachment_3808" class="wp-caption alignnone" style="width: 360px"><img class="size-full wp-image-3808" title="ismail-abi-olaylar-olaylar" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/ismail-abi-olaylar-olaylar.gif" alt="" width="350" height="251" /><p class="wp-caption-text">Aslında bu banka ve ekonomik düzen hiç göründüğü gibi değil. Olaylar olaylar.</p></div>
<p><strong>Bazı şeyleri netleştirelim:</strong></p>
<ol>
<li>Yurt-dışına kayıpsız, komisyonsuz vs. para transferi mümkün değildir. Bir şekilde, bir yerden zarar edersiniz.</li>
<li>Komisyona veya kur farkına her zaman maruz kalırsınız. Ama az, ama çok.</li>
<li>Bu ilk iki maddeyi yalanlayan veya bunlara çözüm bulduğunu iddia edenlerin sike sürülecek aklı yoktur.</li>
</ol>
<h1>Yurt dışında nasıl para çekilir?</h1>
<p>Yurt-dışında, dünyanın her yerinde, her bankamatikte Türkiye bankamatik kartlarınızı kullanarak &#8220;<em><strong>o ülkenin dövizinde</strong></em>&#8221; para çekebilirsiniz. Kullandığınız Türk bankasının veya yurt-dışında hangi bankamatikten para çektiğinizin hiç bir önemi yok, her daim o ülkenin para birimini bankamatiklerden alabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-3787"></span></p>
<p>Kartınızı yurt-dışında bankamatiğe taktığınız anda, yabancı kart kullandığınız için karşınıza ilk olarak dil seçenekleri gelecek. Bu seçenekler arasında o ülkenin kendi dili ve İngilizce kesinlikle olacaktır. Diğer diller bankadan bankaya değişebileceği gibi Türkçe seçeneği hiç olmayacak.</p>
<p><img class="alignnone  wp-image-3797" title="bankomat-language-options" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/bankomat-language-options.jpg" alt="" width="415" height="311" /></p>
<p>Dil seçimini yaptıktan sonra, yabancı kart ile yapabilecekleriniz sadece para çekmekten ibaret. Hesap bakiyenizi kontrol etmek, eşe dosta havale yapmak, şifre değiştirmek gibi Türkiye&#8217;de yapabildiğiniz hiç bir işlemi yapamayacaksınız. Karşınıza gelen ekranda, çekmek istediğiniz meblağı o ülkenin para birimi olarak yazıp, (örneğin 100 yazarsanız 100 euro verir, 100TL&#8217;nin euro karşılığını vermez!) evrensel olan &#8220;yeşil&#8221; butona basarak paranızı alabilirsiniz. (Babannem bile biliyor bunu artık)</p>
<h1>Yurt dışında nasıl banka hesabı açılır?</h1>
<p>TL kartı kullanmak yerine gittiğiniz ülkede bir banka hesabı açmak, tüm paranızı oraya koymak ve bu sayede komisyon ödememek şahane fikir. Fakat işler o kadar basit değil. Yabancı ülkelerin bir çoğu öğrencilere banka hesabı açmamak için ellerinden gelen zorluğu çıkartıyorlar. Bu konuda haksız sayılmazlar zira o ülkenin vatandaşı değilsiniz, yasal hiç bir bağınız yok vs. Kolay veren ülkelerde varmış tabi, okuyoruz duyuyoruz. İsveç&#8217;te hesap açabilmek için p-number&#8217;a ihtiyacınız var, bizde ki tc kimlik numarası gibi. P-number yoksa, en az 1 yıl kalacağınızı garanti eden bir belge sunmanız lazım. Bunun esprisi şu, İsveç 1 yıldan fazla kalınca zaten isteyene p-number veriyor. P-number&#8217;sız asla yapamayacaklarınız ise internet bankacılığı açtırmak ve kredi kartı almak. Ben bir istisna olarak, ilk gittiğimde 5 aylık belgeyle banka kartı alabildim, hemde 5 yıllık &#8211; o da ayrı bi çakallık anımdır.</p>
<div id="attachment_3820" class="wp-caption alignnone" style="width: 395px"><img class=" wp-image-3820 " title="swedbank-kartim1" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/swedbank-kartim11.jpg" alt="" width="385" height="247" /><p class="wp-caption-text">Göt cebimde durmaktan renk değiştirmiş emektar kartım.</p></div>
<h1>Döviz çekme komisyonu ve paranın bloke olması</h1>
<p>Başta söylediğim gibi, TL kartınız ile yurt-dışında komisyonsuz para çekmek mümkün değil. Ama az, ama çok bir şekilde komisyon ödersiniz. Şu ana kadar <a href="http://www.isbank.com.tr/" target="_blank">İş Bankası</a> ve <a href="http://www.ziraat.com.tr/" target="_blank">Ziraat Bankası</a>&#8216;nı test etme imkanı buldum. Ziraat&#8217;ten nefret ettiğim için sadece 1 kez kullanmışlığım var, %3 komisyon aldı. Sadık yarim <a href="http://www.isbank.com.tr/" target="_blank">İş Bankası</a> ise stabil bir şekilde %2-%4 arası komisyon alıyor. Bankaların sabit bi komisyon oranı olduğu yurt-dışında palavra. Tam olarak neye göre komisyon aldıklarını çözdüğüm gün mali müşavirliğimi ilan edeceğim. En sık ödediğim komisyon %2&#8242;dir İş Bankası ile.</p>
<div id="attachment_3800" class="wp-caption alignnone" style="width: 447px"><img class=" wp-image-3800 " title="turkiye-is-bankasi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/turkiye-is-bankasi.jpg" alt="" width="437" height="340" /><p class="wp-caption-text">Benim müşteri memnuniyetimi kazanmış tek banka.</p></div>
<p>Komisyon ödemeden para çekebildiğini iddia eden çük kafalılar aslında o mesajları yazdıktan 1 hafta 10 gün sonra çok pişman oluyorlar emin olun. Çünkü bir çok banka komisyonu anında işlemiyor veya işleyemiyor. Parayı çektikten 1 gün sonra komisyonu görebileceğiniz gibi, bu işlem bir hafta 10 günü de bulabiliyor. Bunun da kesin bir ölçüsü yok gibi.</p>
<p>Peki paranın bloke olması nedir? Hesabınızda 1000 TL var diyelim, bunun hepsini euro olarak çekmek istiyorsunuz. An itibariyle 430€ eder. Hesaplarımıza göre de 10-15€ <em><strong>en fazla</strong></em> komisyon alacaktır, o halde elimize en az 415€ para geçmesi lazım değil mi? Maalesef öyle olmuyor. Bankalar ani kur değişimlerine karşı (bankacının dediğine göre) kendilerini garantiye alabilmek için paranızın bir kısmını bloke ediyor. Ben en fazla %20&#8242;lik bir bloke gördüm bir keresinde ve tam 15 gün kaldırmadılar. Yani sen 400€ çekmeyi düşlerken aslında en fazla 350€ çekebiliyorsun diyebiliriz. Bloke kalkınca kalan parayı yine çekebilirsin.</p>
<div id="attachment_3806" class="wp-caption alignnone" style="width: 424px"><img class=" wp-image-3806 " title="sinirli-tayyip" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/sinirli-tayyip.jpg" alt="" width="414" height="311" /><p class="wp-caption-text">Paranızda ki engelin kalkmasını sabırla beklemekten başka çare yok.</p></div>
<h1>Bankaların Döviz Satışı</h1>
<p>Bildiğiniz gibi bankalar dövizi farklı farklı kurlardan satıyor. Yurt-dışında uzun süre kalacaksanız veya yüksek miktarda harcama yaparken TL kartınızı kullanacaksanız bu ufak gibi görünen kur farkları size aslında ciddi şekilde yansıyacak. Gideceğimiz ülkenin para birimine göre inceleme yaparak, o dövizi hangi banka en ucuza satıyor önce bunu netleştirmeniz lazım.</p>
<p>Örneğin İsveç&#8217;e gideceğinizi ve <a href="http://kur.doviz.com/serbest-piyasa/isvec-kronu" target="_blank">İsveç kronu</a> kullanacağınızı var sayıyorum. Yine dolar, euro veya diğer kurlar için de kendiniz <a href="http://kur.doviz.com/" target="_blank">inceleme yapabilirsiniz</a>.</p>
<div id="attachment_3789" class="wp-caption alignnone" style="width: 526px"><img class=" wp-image-3789" title="finansbank-vs-sekerbank" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/finansbank-vs-sekerbank.png" alt="" width="516" height="238" /><p class="wp-caption-text">Arada ki ufak gibi görünen kur farkları aslında hiçte ufak değil.</p></div>
<p>1 yıldır düzenli takip ettiğim İsveç kronunu istikrarlı bir şekilde en pahalı satan Şekerbank, en ucuz satan ise Finansbank. Bu 1 yıldır hiç değişmedi, hatta arada ki kur farkı da hep sabit kaldı diyebilirim. 1 yıl boyunca <a href="http://www.finansbank.com.tr/" target="_blank">Finansbank</a> kullansaydım ne olurdu, <a href="http://www.sekerbank.com.tr/default.jsp" target="_blank">Şekerbank</a> kullansaydım ne olurdu inceleyelim:</p>
<ul>
<li>Şekerbank satış: 0.2789</li>
<li>Finansbank satış: 0.2573</li>
<li><strong>Aradaki fark: 0.0216</strong></li>
</ul>
<p>İsveç&#8217;te bir öğrencinin aylık ortalama harcamasının kabaca <em>10.000 SEK [2.500 TL]</em> olduğunu düşünürsek: [Minimum 8.000'dir İsveç'te yaşam]</p>
<p><em>0.0216 * 10,000 =<strong> 216 TL (1 ayda)</strong></em><br />
<em>10 ayda = <strong>2.160 TL</strong></em></p>
<p>Döviz satış değerlerinde ki ufacık gibi görünen farklılıkların nasıl büyük sonuçlar yarattığını gördünüz sanıyorum. Şekerbank yerine Finansbank kullanmanız bile ayda <em><strong>216TL, </strong></em>yılda<em><strong> 2.160TL</strong></em> zarardan yırtmanızı sağlıyor.</p>
<h1>Yurt dışına kaç kartla çıkmak lazım? Hazırlıklar neler?</h1>
<p>Sadece yurt-dışı değil, genel olarak çok banka kartı ve kredi kartınızın olması baş ağrısından başka bişey değil. Maalesef benim nerdeyse her bankadan bi kartım bi hesabım, bişeyim var.</p>
<div id="attachment_3811" class="wp-caption alignnone" style="width: 470px"><img class="size-full wp-image-3811" title="kredi-kartlari" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/kredi-kartlari.jpg" alt="" width="460" height="276" /><p class="wp-caption-text">Cüzdanımı bi boşaltsam vaziyet bu.</p></div>
<p>Yurt-dışında yaşamaya veya tatile çıkacaklara tavsiyem, yanınızda 2 banka kartı ve 2 kredi kartı bulundurun. Paranızı 2 ayrı banka hesabınıza &#8211; dolasıyla banka kartınıza bölüştürün. Bu sayede birini kaybederseniz diğerinden para çekebilirsiniz. Diğer sık yaşanan sorun ise kartlardan birinin bankamatik tarafından yutulması. Tek kartla yola çıktığınızda başınıza böyle bişey gelirse açık ve net söylüyorum sıçtınız. Örneğin İsveç bankaları kesinlikle cihazın yuttuğu kartı geri vermiyor, kart onlara aitse size yenisini basıp yolluyorlar, Türk bankasına aitse zaten geri almanın imkanı yok gibi. Derdini anlatacaksın, kanıtlayacaksın, adamlar zaten pimpirikli, çok sıkıntılı yani.</p>
<p>Bu 2 banka hesabınızın da internet bankacılıkları, siz daha yola çıkmadan &#8220;<em><strong>tam yetkilerle</strong></em>&#8221; açtırılmış olsun. Bu sayede kartlarınızdan birinin yutulması veya kaybolması durumunda paranızı internet bankacılığı üzerinden diğer karta transfer edebilirsiniz. Tam yetkiler önemli. Örneğin Yapı Kredi&#8217;de internet bankacılığı açtırıyorsunuz ancak yurt-dışından erişim yapamıyorsunuz, onun için ayrı talimat lazım vb.</p>
<div id="attachment_3813" class="wp-caption alignnone" style="width: 442px"><img class="size-full wp-image-3813" title="internet-bankaciligi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/internet-bankaciligi.jpg" alt="" width="432" height="402" /><p class="wp-caption-text">İnternet bankacılığını çok sık kullanıyorum ve internetten çok alış-veriş yapıyorum.</p></div>
<p>2 kredi kartınızın olması da aynı sebeplerden faydalı. Birisinin şifresi bloke olursa vs. diğerini kullanabilesiniz diye. Lakin kredi kartlarınız için birinin Visa, diğerinin MasterCard olmasını tercih edin. İnternet alış-verişlerinizde firmalar Visa ve MasterCard için farklı komisyon oranları koyabiliyor. Özellikle hava yolu firmalarında bunu çok sık görürsünüz. İki çeşit kartınız olursa kendinize avantajlı geleni seçme şansınız olur.</p>
<p>Belirtmek lazım, kredi kartlarınız ve banka kartlarınız aynı bankalardan olsun. 2 ayrı bankadan 2 ayrı banka kartı aldıysanız, yine o bankalardan kredi kartı alın. Bu sayede kart borçlarınızı internet üzerinden ödeyebilir, limit dolmak üzere olduğunda anında müdahale edebilir ve tüm bunlar için boşu boşuna EFT ücreti ödememiş olursunuz.</p>
<h1>İstisna banka uygulamaları</h1>
<p>Şu ana kadar sadece Yapı Kredi&#8217;de gördüğüm <a href="http://www.yapikredi.com.tr/tr-TR/en_yakin_ykb/dunyada_atm.aspx" target="_blank">bir uygulamadan</a> bahsetmek lazım. Belki diğer bir kaç bankada da vardır fakat ben bilmiyorum. Genel olarak çoğunlukta olmadığını söyleyebilirim.</p>
<p>Yurt-dışı anlaşmalı ATM&#8217;leri olan <a href="http://www.yapikredi.com.tr/tr-TR/en_yakin_ykb/dunyada_atm.aspx" target="_blank">Yapı Kredi</a> ile komisyon ödemeden para çekebiliyorsunuz. Lakin bu her ülkede ve her bankamatikte olmayan bir özellik. İsveç&#8217;te yok mesela. Koskoca Macaristan&#8217;da sadece 97 ATM&#8217;de var, ara ki bulasın gibi. Yine de <a href="http://www.yapikredi.com.tr/tr-TR/en_yakin_ykb/dunyada_atm.aspx" target="_blank">inceleyebilirsiniz</a>. <a href="http://yapikredi.hypovereinsbank.de/1064.htm" target="_blank">Almanya&#8217;da ise</a> 4 şehirde varmış.</p>
<div id="attachment_3814" class="wp-caption alignnone" style="width: 523px"><img class="size-full wp-image-3814" title="uni-credit-bank" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/uni-credit-bank.jpg" alt="" width="513" height="341" /><p class="wp-caption-text">UniCredit&#39;e ve üyesi olan bankalara has bir anlaşma.</p></div>
<p>Şunu vurgulamak lazım, komisyon ödemiyorsunuz demek kur farkı ödemeyeceğiniz anlamına gelmez. Yapı Kredi&#8217;nin o kadar enteresan bir sistemi var ki aklım almıyor. Maalesef kredi kartını kullanıyorum, ordan biliyorum.</p>
<p>İsveç&#8217;te yapı kredi banka kartı veya kredi kartıyla birşey aldınız ve 200 SEK (50TL) tuttu diyelim. Banka önce bunu dolara (ne alakaysa) çeviriyor, daha sonra ise doları TL&#8217;ye çeviriyor. Burada 2 kere kur farkına maruz kalıp çok feci kazıklanmış oluyorsunuz.</p>
<div id="attachment_3815" class="wp-caption alignnone" style="width: 572px"><img class=" wp-image-3815  " title="yapi-kredi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/yapi-kredi.png" alt="" width="562" height="225" /><p class="wp-caption-text">Kanıtlarımla geldim!</p></div>
<p>Yani başta dediğim gibi, banka o parayı sizden bir şekilde çıkartacak o yüzden aslında çok kasmamak lazım.</p>
<h1>Döviz özellikli kredi kartı nedir?</h1>
<p>Birde aslında böyle aslı astarı olmayan ama kulaktan kulağa yayılmış osuruktan bi uygulama var. Yukarıda ki anlattığım çift kur dönüşümüne uğramamak istiyorsanız döviz özellikli kart alabiliyorsunuz. Lakin İş Bankasında bunu bunu öğrencilere vermiyorlar, diğer bankalarda da öyle olsa gerek. Bu kartın tek esprisi seçtiğiniz dövize (dolar veya euro) göre işlem yapması. Örneğin dolar seçerseniz, İsveç kronunu dolara çeviriyor ve öyle bırakıyor. Bir daha TL&#8217;ye çevirmiyor. Böylece 2 kez kur dönüşümü yapmamış oluyorsunuz. Boktanlık nerede? Kredi kartı borcunuzu da dolar olarak ödüyorsunuz. Her hesap kesiminde dolar yükselmesin diye dua edersiniz artık..</p>
<div id="attachment_3817" class="wp-caption alignnone" style="width: 369px"><img class="size-full wp-image-3817" title="dua-eden-velet" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/dua-eden-velet.jpg" alt="" width="359" height="295" /><p class="wp-caption-text">Dolar ve kron düşsün, euro yükselsin. Tek duam budur.</p></div>
<h1>İnternet ve Telefon Bankacılığı</h1>
<p>İnternet bankacılığına girişte genel olarak her banka telefonunuza bir doğrulama mesajı gönderiyor bu yüzden ilk işiniz Türkiye hatlarınızı yurt-dışına açtırmak olsun. Hele ki &#8220;<em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/3-D_Secure" target="_blank">3D secure</a></em>&#8221; kullanan bir kartınız varsa her internet alış-verişinde o kodu girmeniz gerekecek, çilesini çeken bilir. Bu çok verimsiz ve zaman çalan bi yöntem, her seferinde Türkiye kartımı tekrar takmak vs. çok eziyetli. Çözümü basit.</p>
<p>Çok lüks bir telefona ihtiyacınız yok, sadece Java desteklesin yeter. İşbank mobil uygulamasını indirip bu onay mesajı olayından kurtulabilirsiniz. Tek kullanımlık şifrenizi hangi kart takılı olursa olsun kolayca üretip, internet bankacılığına giriş yapabilirsiniz. Veya Türkiye&#8217;deyken 25TL&#8217;ye bir <a href="http://www.isbank.com.tr/content/TR/Guvenlik/I-Anahtar-298-292.aspx" target="_blank">i-Anahtar</a> cihazı alarak her yerden internet bankacılığına erişebilirsiniz.</p>
<h1>Exchange yapsak mı?</h1>
<p>Exchange için komisyon bayılmayın. Para çevirmek her zaman kazıklanmanıza yol açacak yegane işlem, mümkün oldukça kaçının. Komisyon almayan yerler ise oranları düşük tutarak şartları eşitliyor. Hele ki hava-alanında, bankalarda falan exchange yaparsanız vay halinize. Türkiye&#8217;de tahtakale, taksim gibi döviz bürolarının bol olduğu yerlerde biraz gezinerek, daha uygun kurdan satan bir dövizciden dönüşüm yapabilirsiniz eğer illa yapacaksanız.</p>
<h1>Bankalarda sorsak mı?</h1>
<p>Her Erasmus adayı gibi sende bankaları garip sorularınla bunaltabilir, bilgisiz personellerle tek tek tartışabilir, müşteri hizmetlerinde hatta kalma rekorları kırabilirsin. Lakin hiç bir bilgi alamayacaksın, garanti ediyorum.</p>
<h1>Özet</h1>
<p>Kasmayın, o TL kartını kullanacaksınız. Başka alternatif yok. 3 kuruş komisyon vermemek için bin bir türlü araştırmaya dalmanıza hiç hiç gerek yok. Sadece söylediğim ufak noktalara dikkat ederseniz sıkıntı yaşamaz ve mümkün olan en az zararla bu işi atlatmış olursunuz.</p>
<p>Yorumları alalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/yurt-disinda-para-cekmek-ve-banka-islemleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müzik yeteneğim olabilir</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/muzik-yetenegim-olabilir</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/muzik-yetenegim-olabilir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 18:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[blok flüt nedir]]></category>
		<category><![CDATA[çocukta müzik yeteneği]]></category>
		<category><![CDATA[flüt çalmak]]></category>
		<category><![CDATA[lisede müzik dersi]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[müzik eğitimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3755</guid>
		<description><![CDATA[Lise&#8217;de tanıştığım blok flütten oldum olası nefret ettim. Bunda büyük oranda müzik hocamın da etkisi var. Sınıfta devamlı olarak &#8220;karlı kayın ormanı, aldırma gönül ve çav bella&#8221; gibi sol ağırlıklı şarkılar söyletmesi ve çaldırması &#8211; akabinde benim o dönem ağır &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/muzik-yetenegim-olabilir">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lise&#8217;de tanıştığım blok flütten oldum olası nefret ettim. Bunda büyük oranda müzik hocamın da etkisi var. Sınıfta devamlı olarak &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=zHnzxnIUnxo" target="_blank">karlı kayın ormanı</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=bWWpHVoV66c" target="_blank">aldırma gönül</a> ve <a href="http://www.youtube.com/watch?v=SNocyz1NRjA" target="_blank">çav bella</a>&#8221; gibi sol ağırlıklı şarkılar söyletmesi ve çaldırması &#8211; akabinde benim o dönem ağır ülkücü oluşum yüzünden kendisiyle yaşadığımız sorunlar nedeniyle hep bu dersten tiksindim. Sonuç olarak sınıfta müzik notu 2 gelen de tek bendim. Aynı hoca bana &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=kAIXC7HGYD0" target="_blank">üsküdar</a> veya <a href="http://www.youtube.com/watch?v=dpu-Sq_yd28" target="_blank">türkiyem</a>&#8221; gibi şarkılar söyletmeye çalışsa yine aynı sorunları yaşardık. Hala derslik içinde siyaset olmaz, dışında ise kesinlikle olmalı diyorum.</p>
<div id="attachment_3757" class="wp-caption alignnone" style="width: 464px"><img class=" wp-image-3757" title="mete-incihoca-muzik-dersi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/mete-incihoca-muzik-dersi.jpg" alt="" width="454" height="342" /><p class="wp-caption-text">Benimde bir İnci hocam olsa belki.. Yok lan yine olmazdı.</p></div>
<p>Müzik hocam haricinde blok flütün yapısından da hiç haz etmedim. Plastik olması haricinde üfledikçe içinde biriken iğrenç miktarda ki tükürük, hele bir de o tükürük soğur ya içeride sonra ola ki dışarı fırlar veya sana geri gelir &#8211; nası iğrenç bir histir o.</p>
<p><span id="more-3755"></span></p>
<p>Kullandığım flüt aslında oldukça iyilerden biriydi, annemin orta-okul yıllarından kalma, dönemin en kaliteli flütlerinden biriydi. Şuan tarihi değeri olabilir. Yine de sevemedim arkadaş. Bir de bunların Yamaha olanları vardı ki sınıfın en canavar flüt öttürenleri alır, hoca her parçayı ilk onlara çaldırırdı. Büyük ihtimalle müzik öğretmenim benim adımı hiç bir zaman öğrenmedi bile.</p>
<p><iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/-VSAKeJ_qdc?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><em><strong>&#8220;Nafakamızı flüte mi yatıralım ha?&#8221;</strong></em></p>
<p>Gel zaman git zaman, daha geçen haftaya kadar yani temiz bi 5-6 yıldır; elime ne bir müzik aleti aldım ne de bu olaya sıcak baktım. İçeriğini bilmeden, isminde ki illüzyona aldanarak seçtiğim &#8220;<em><strong>Artistic Methods in Education</strong></em>&#8221; dersinin içeriğinin drama, gölge oyunu, müzik prodüksiyonu gibi osuruktan konular içerdiğini bileydim seçmeden bi kez daha düşünürdüm.</p>
<p>İlk drama dersinde gölge oyunu yaptık, açık ve net en kötü grup bizimkiydi. 4 tane sap; bi İspanyol bi Belçikalı, bi Japon bi de ben 20 dakka düşünerek anca ejderhalı falan bi savaş sahnesi üretebildik. İkinci ders yani müzik dersinde Michael&#8217;ciğim kapatın gözlerini rahatlayın diyerekten verdi elimize minderleri yattık yerlere Nisan&#8217;da güneş görmüş İsveçli gibi.</p>
<div id="attachment_3762" class="wp-caption alignnone" style="width: 439px"><img class=" wp-image-3762" title="yatarak-ders-dinleme" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/yatarak-ders-dinleme.jpg" alt="" width="429" height="286" /><p class="wp-caption-text">Abartısız, böyle ders yapılıyor. Sanat sana canım feda.</p></div>
<p>Rahatlayın, kapatın gözlerinizi, yatın yerlere, rahat olun telkinlerine teslim olup mevzuyu anlamaya çalışırken özet geçildi. Tahtada yazan 3 tür (Senfoni, Harmoni ve Melodi) sırasıyla çalınacak ve biz bu türlerin hangi organlarımıza hitap ettiğini tahmin edeceğiz. Vay canına. Bu üçünün farkı nedir, tanımı nedir bile bilmezken hangi organa hitap ettiğini tutturmam mümkün mü canlar?</p>
<p>Ben de öyle diyordum, koca gruptan tam isabet tutturan bir tek ben çıktım. Şuan sırasını hatırlamasam da, biri direk beyine hitap ediyor çünkü duyduğum hafif Arap-Doğu tarzı bir flüttü. Sonradan öğrendim ki Kuzey İsveç (Sami) flüdüymüş. Yerel flüt sesi (tahta, güzel ve ince olanı &#8211; blok flüt değil) insanı derin düşüncelere itiyor &#8211; çok net beyin. Diğeri kol ve bacaklara hitap ediyordu çünkü oynayasın geliyor hacıt. Bu kadar basit yani. Sonuncu ise tam bir bütünlük içinde, bale müziği tarzı bişeydi ki bu tüm bedene hitap ediyor.</p>
<div id="attachment_3765" class="wp-caption alignnone" style="width: 383px"><img class=" wp-image-3765 " title="mozart" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/mozart.jpg" alt="" width="373" height="410" /><p class="wp-caption-text">Hepsini doğru bilince müzik özgüvenim Mozart oldu.</p></div>
<p>Sonra herkese 3er tane beyaz A4 kağıdı ve pastel boyalar verildi. 1er dakikalık 3 müzik dinleyerek sırayla her kağıda bu müziklerin bizde uyandırdığı duyguları çizmemiz gerekiyordu. Ben şekilden çok renklere abandım çünkü onu yansıtması daha kolay. Hüzünlü bir şeyler hissettiğinde bunun rengi koyu mavi, siyaha çalan bir şeyler olabilir. Aşkın, romantizmin rengi açık ara turuncu ve kırmızıdır bana göre. Sarı gibi soft tonlar çok zor tasvir ediliyor ama onunda bi karşılığı var. Aynı bu şekil çizdim ki yine tam isabet. Diğer arkadaşların çizdikleri de benzer renkler olduğundan ötürü haklı olduğuma kanaat getirdim.</p>
<p>İlginçtir bi müziği dinlerken kendimi bi Fransız balo salonunda hayal ettim, müzik apaçık Fransız&#8217;dı sanki. Yani Fransız müziği nasıl olur tam bilmem ama öyle hissettim işte. Kağıda 3 renk çizdim, Fransız bayrağının mavi, kırmızı ve beyaz. 10 dakka geçti geçmedi müziğin Fransız bir besteciye ait olduğunu öğrendim ki, yıllardır içimde nası bi cevher varmış lann diye coşkuladım kendimi.</p>
<div id="attachment_3771" class="wp-caption alignnone" style="width: 376px"><img class="size-full wp-image-3771" title="fransiz-kizlari" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/fransiz-kizlari.jpg" alt="" width="366" height="398" /><p class="wp-caption-text">Bu tahminde seviştiğim Fransız kızlardan kaptığım kültüründe etkisi olabilir. Canlarım.</p></div>
<p>Sonrasında 15 dakika içinde 3 dakikalık bir müzik ürettik grup olarak (3 kişi). Grupta canavar gibi piyano çalabilen Alman bi hatunun olması en büyük şanstı. 2 tane Avusturya&#8217;lı hatunun olduğu grup mükemmeldi, yaratıcılık sıçmışlar resmen &#8211; harika iş çıkarttılar.</p>
<p>Bu da böyle bir anımdır.</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/muzik-yetenegim-olabilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuza koymamanız gereken isimler</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/cocugunuza-koymamaniz-gereken-isimler</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/cocugunuza-koymamaniz-gereken-isimler#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 23:17:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklere konulacak isimler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara konulacak isimler]]></category>
		<category><![CDATA[dini isimler]]></category>
		<category><![CDATA[erkek isim önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[islami isimler]]></category>
		<category><![CDATA[kız isim önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[komik isimler]]></category>
		<category><![CDATA[koyulmaması gereken isimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3731</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili analar babalar, çocuğunuz bir ömür arkanızdan sövsün, okulda işte alay malzemesi olsun istemiyorsanız bu satırları iyi okuyun. İsim önemlidir, ilk intibadır, ön-yargıların ilk sebebidir, maça ya 1-0 önde başlatır ya da yenik. Sırf siz sevişip yaptınız diye ne isterseniz &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/cocugunuza-koymamaniz-gereken-isimler">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili analar babalar, çocuğunuz bir ömür arkanızdan sövsün, okulda işte alay malzemesi olsun istemiyorsanız bu satırları iyi okuyun.</p>
<p>İsim önemlidir, ilk intibadır, ön-yargıların ilk sebebidir, maça ya 1-0 önde başlatır ya da yenik. Sırf siz sevişip yaptınız diye ne isterseniz o ismi koyabileceğinizi sanmayın, almayın ufacık masumun bedduasını. Yarın bir gün büyüyünce hesabını sorar sizden, o çocuk.</p>
<p>Öncelikle elimizi bi başımıza koyup anlam itibariyle koyulmayacak isimleri düşünmek lazım. Okşan, satılmış, pıtırcık, dursun, yeter, imdat, oral, kezban, savaş, memiş, rahim vs. Böyle abuk subuk, hatta hastalıklı isimler koyup bir ömür kendinizden nefret ettirmeyin evladınızı.</p>
<div id="attachment_3732" class="wp-caption alignnone" style="width: 491px"><img class=" wp-image-3732 " title="ev-abileri-cemaat" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/ev-abileri-cemaat.jpg" alt="" width="481" height="279" /><p class="wp-caption-text">Pilavlı sohbet var.</p></div>
<p>Veyahut herhangi bir siyasi veya dini anlam taşıyan veya bu gruplarca benimsenmiş isimlerden de ışık hızıyla kaçmak gerekir. Sevgili ebeveyn, çocuğun kaderini neden bağlıyorsun? Çocuğuna Alperen, Bozkurt gibi isim koyan arkadaş hiç düşünmüyor ki, bu çocuk yarın bi gün &#8211; ya ülkücü olmazsa? Umarım ki de olmaz zaten. Bozkurt diye ismi olan Sosyalist olur mu lan? Çok gülerim.</p>
<p><span id="more-3731"></span></p>
<p>Dini anlam taşıyan tüm isimlerden de aynı hızla kaçmak gerekir düşüncesindeyim. Misal &#8220;Hayrunisa&#8221;. İsmi duyduğum anda, yüzünü görmesem &#8211; sesini duymasam da karşımdakini beş vakit namaz, ev ablası, saadet partisi üyesi olarak gözümün önüne getiriveriyorum. Ön-yargının her türlüsü ve buna sebep olan etkenler kötüdür canlar.</p>
<p>Hem çocuğun yarın bi gün Ateist, Deist falan olmayacağı ne malum? Müslüman olmak zorunda değil ya, neden bağlıyorsun kaderini, neden ön yargılara malzeme ediyorsun yavrucağı. Düşünsene; Muhammed, Hayrunisa, Esmagül, Cebrail, Mikail, Ebubekir, Ümmügülsüm, Abdulrahman, Abdullah vs &#8211; bu çocuklar Müslüman olmazsa bir ömür boyu utançla taşıyacaklar bu isimleri.</p>
<div id="attachment_3735" class="wp-caption alignnone" style="width: 360px"><img class=" wp-image-3735 " title="komik-isimler-jesus" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/komik-isimler-jesus.jpg" alt="" width="350" height="351" /><p class="wp-caption-text">Ömür boyu sıkıntı. Jesus ismi hem dini bir isim ordan faul, hemde soyad facia.</p></div>
<p>&#8220;Hayır ulan! Benim çocuğum imanlı, inançlı, mübarek bir evlat olacak&#8221; diyenleri duyuyor gibiyim. Ya olmazsa?</p>
<p>Bu gibi isimler ayrıca Türkiye&#8217;ye has isimler değil. Tüm Arap dünyasında, Afrika&#8217;da &#8220;Muhammed&#8221; ismini bulmak mümkün. Yarın bi gün yavrunuz yurt-dışına giderse o isimle, herkesin ona El-Kaide üyesi, terörist gibi bakacağını garanti edebilirim. İkinci sıkıntı ise Pakistanlı mısın? Irak&#8217;lı mısın gibi abuk sorulara da maruz kalacaktır.</p>
<p>Benim neredeyse hiç kullanmadığım ilk ismim &#8220;Mustafa&#8221;da aynı bu şekilde. Dini olması sebebiyle sevmiyorum. Hemde bu isim hem elin Arab&#8217;ında, Fas&#8217;lısı, Tunus&#8217;lusunda da çok sık kullanılıyor. Ülke değiştirince bu isimler Mohammad, Moustapha, Ahmad, Fatima gibi ufak değişiklikler gösteriyor. İtinayla kaçınız derim.</p>
<div id="attachment_3737" class="wp-caption alignnone" style="width: 1010px"><img class=" wp-image-3737" title="burak-kutsal-deve" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/burak-kutsal-deve.png" alt="" width="1000" height="247" /><p class="wp-caption-text">Burak, kutsal deve? Peygamberin Allah katına çıkarken deveyle uçtuğuna inanırsın da, atıyorum bi Unicorn&#39;a inanmazsın - saçma dersin.</p></div>
<p>Dünya hızla globalleşirken, yavrunuzun yarın bir gün yurt-dışına çıkma ihtimali çok yüksek. Muhammed gibi bir isim koyarak onu ön-yargılara kurban etmeyin. Hem de bu isimle vize bile verirken binbir sıkıntı çıkartırlar &#8211; baştan söyleyeyim.</p>
<p>Yurt dışında yine evrensel olarak kullanılan İngilizce&#8217;ye uyumlu bir isim seçmenizi tavsiye ederim. ü,ğ, ı, ç, ö gibi Türkçe karakterlerden mümkün mertebe kaçının. İsveç&#8217;te bir banka hesabı sorunum olduğunda &#8211; her seferinde banka memuru sistemden bilgilerimi görmek için 30 dakka bilgisayarda &#8220;ü&#8221; yazmakla uğraşıyor. Ümmügülsüm gibi Türkçe&#8217;de bile söylerken ağzımızı göt deliği gibi büzmek zorunda kaldığımız isimleri elin yabancısı nasıl söylesin allasen ya?</p>
<p>Bu yurt-dışı mevzusunu küçümsemeyin. Hatırlarsanız &#8220;Çarşı&#8221; mağazaları Rusya&#8217;ya açılmak istediğinde Rus alfabesinde &#8220;ç&#8221;, &#8220;ş&#8221; ve &#8220;ı&#8221; harflerinin olmaması sebebiyle sorun yaşamış, akabinde koca firmayı Rus pazarına &#8220;Boyner&#8221; ismiyle sokmuşlardı.</p>
<p>Bir de koyacağınız isim 3000 yıllık olmasın lütfen. Şehmuz, Hüsniye, Selami, Murtaza, Münevver, Necati gibi adı olan bebeği sevemem ben aga. Şehmuz diyince benim aklıma pala bıyıklı, gömleğin üst düğmesinden göğüs kılları fışkırmış, dudağını kenarında sabit sigarası olan, göbekli, kırklı yaşlarda biri geliyor. El kadar bebeğe Şehmuz, Abdulmuttalip denir mi lan hiç?</p>
<div id="attachment_3741" class="wp-caption alignnone" style="width: 296px"><img class="size-full wp-image-3741" title="pos-biyiklilar" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/pos-biyiklilar.jpg" alt="" width="286" height="230" /><p class="wp-caption-text">İsimleri Şehmuz, Abdullah olsa yakışır. Lakin bu amcaların bi Berke, Batu veya Can olmadığı garanti.</p></div>
<p>Sevgili anne babalar, çocuğunuza isim koyarken biraz yaratıcı olmaya çalışsanız şahane olur. Memlekette isim kalmamış gibi devamlı olarak Mehmet, Ahmet, Ali, Hasan, Fatma gibi isimleri koymaktan vazgeçin. Okul çağında nefret edilen durumdur, her sınıfta en az 5 tane Mehmet olması sebebiyle &#8211; bu çocuklara lakap takılır, sever veya sevmez lakin o lakapla yaşamak zorundadır.</p>
<p>Velhasıl, biraz düşünüp tanışıp, bencil davranmayacak çocuklarımıza isim koyalım &#8211; koymayanları uyaralım.</p>
<p>Önerileri yorum olarak atarsanız çok neşelenirim.</p>
<p>Öptüm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/cocugunuza-koymamaniz-gereken-isimler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversiteler Kimindir?</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/universiteler-kimindir</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/universiteler-kimindir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 01:46:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[akademik özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[isveç üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveç ve türkiye karşılaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[özel güvenlikçi olmak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitede özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteler bizimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3668</guid>
		<description><![CDATA[Dün Ondokuz Mayıs Üniversitesi&#8216;nin TeknoPark temel atma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç katıldı. Bakan&#8217;ın okula gelmesine 15 dakika kala onlarca öğrenci &#8220;özel güvenlikler&#8220; tarafından dövüldü ve göz altına alındı. Daha sonra bakan Suat Kılıç öğrencilere yapılan sert müdahaleyi eleştirdi. &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/universiteler-kimindir">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün <a href="http://www.omu.edu.tr" target="_blank">Ondokuz Mayıs Üniversitesi</a>&#8216;nin TeknoPark temel atma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç katıldı. Bakan&#8217;ın okula gelmesine 15 dakika kala onlarca öğrenci &#8220;<em><strong>özel güvenlikler</strong></em>&#8220; <a href="http://www.milliyet.com.tr/Gundem/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&amp;KategoriID=15&amp;ArticleID=1536278" target="_blank">tarafından dövüldü</a> ve göz altına alındı. Daha sonra bakan Suat Kılıç öğrencilere yapılan sert müdahaleyi <a href="http://siyaset.milliyet.com.tr/ogrencilere-dayak-suat-kilic-i-da-kizdirdi/siyaset/siyasetdetay/05.05.2012/1536684/default.htm" target="_blank">eleştirdi</a>.</p>
<div id="attachment_3676" class="wp-caption alignnone" style="width: 410px"><img class=" wp-image-3676 " title="ozel-guvenlikci" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/ozel-guvenlikci.jpg" alt="" width="400" height="300" /><p class="wp-caption-text">Özellikle serçe parmakta ki yüzük... Canımsın.</p></div>
<p>Öncelikle bu abiler kimmiş onu bi netleştirmek için &#8220;<em><strong>özel güvenlikçi</strong></em>&#8221; vasıflarına kısaca bir bakalım:</p>
<ul>
<li>Polis veya asker olabilmek için &#8220;<em><strong>en az</strong> <strong>4 yıllık lisans mezunu</strong></em>&#8221; olmak gerekirken, silahsız özel güvenlikçi olabilmek için eğitim seviyenizin yalnızca &#8221;<em><strong>ilkokul mezunu</strong></em>&#8221; olması yeterli.</li>
<li>Polis veya asker &#8220;<em><strong>9 yıl boyunca</strong></em>&#8221; (lise+üniversite), çeşitli koşullarda, yatılı olarak, &#8220;<em><strong>7 gün 24 saat</strong></em>&#8221; eğitim alırken, silahsız özel güvenlik sertifikası almak için sadece &#8220;<em><strong>100 saat</strong></em>&#8221; eğitim almanız yeterli.</li>
</ul>
<p>10 günde karın kası gibi bir mucize! 100 saatte güvenlikçi!</p>
<h1>İsveç ve Türkiye Karşılaştır(a)ma(ma)sı</h1>
<p>Hani neresinden tutarsan tut aslında böyle bir karşılaştırma yapılamaz ama ben yine de yapayım, heves ettim bi kere.</p>
<p><span id="more-3668"></span></p>
<div id="attachment_3680" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><img class="size-full wp-image-3680" title="linkoping-university-enterance" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/linkoping-university-enterance.jpg" alt="" width="600" height="450" /><p class="wp-caption-text">Okulumun girişi. Märkesbacken&#39;i (Brand Hill) adımlayarak okula giriyorsunuz.</p></div>
<p>İsveç&#8217;te üniversiterin bir &#8220;<em><strong>kapısı</strong></em>&#8220;, çevresinde &#8220;<em><strong>dikenli telleri</strong></em>&#8221; yok. Türkiye&#8217;de olduğu gibi kimlik gösterip içeri girebileceğin kocaman okulun adının yazdığı bir kapıda yok. Üniversiteler ve tüm binalar, hatta dersliklerin büyük kısmı (pahalı ekipmanla donatılmış olanlar hariç) halka açık. Yani sokakta dolaşırken, hadi bi üniversitenin içinden geçeyim diyebilirsiniz. Binalara girip, çay kahve içebilirsiniz. Aynı durum tüm eğitim kademelerinde geçerli, ilkokullarında bile yapı çevresinde herhangi bir koruma yok.</p>
<div id="attachment_3685" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-3685" title="okul-tel-orgu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/okul-tel-orgu.jpg" alt="" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Kaçalım mı tatlım?</p></div>
<p>Hiç bir eğitim kurumu özel güvenlik ile korunmuyor. Üniversitelerde özel güvenlik olmayışını bir hocama sorduğum zaman bana &#8220;<em><strong>kimi kimden koruyacaklar</strong></em>&#8221; demişti.</p>
<p>Üniversitelerin belirli bir açılış-kapanış saati yok, zira devlet dairesi değiller. Öğrenci isterse sabahın 3&#8242;ünde okula gidip bira içebilir, ders çalışabilir, uzun eşşek oynayabilir, parti düzenleyebilir. Herhangi bir denetim yok. Örneğin dün gece sabah saatin 03:15&#8242;inde üniversiteye gidip 05:30&#8242;a kadar partiye katıldık. Fotoğrafta gördüğünüz Märkesbacken&#8217;den biralar, vodkalar su gibi akıyordu.</p>
<div id="attachment_3687" class="wp-caption alignnone" style="width: 730px"><img class=" wp-image-3687" title="utekravallen-2012" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/utekravallen-2012.jpg" alt="" width="720" height="538" /><p class="wp-caption-text">Utekravallen 2012 (Outside Festival 2012) - Akademik binaların, dersliklerin yanı başı, kampüsün tam ortası. Sabah saat 03:20!</p></div>
<p>Yaklaşık 3-4bin öğrencinin bir araya geldiği, hemen herkesin bayılana kadar içki içtiği bu ortamda bile özel güvenlik, polis vs. olmayışına ne demek lazım? Bunun yanında, herhangi bir kavga, dövüş, tartışma yaşanmaması? Takdir etmek gerek.</p>
<p>OMÜ&#8217;de geçen yıl ki bahar şenliklerinde, adım başı polis ve özel güvenlik olmasına rağmen onlarca bıçaklı yaralama olayı olduğunu hatırladım. Hemde alkolün olmadığı bir ortamda? Hemde o kadar güvenlik ve polis varken? Ayıplamak gerek.</p>
<p>İsveç&#8217;te üniversitelerin bazı binaları var ki, kontrolü, bakımı, temizliği, denetimi, yönetimi yani aslında her şeyi tamamen öğrencilere ve öğrenci klüplerine ait. Türkiye&#8217;de klüplerin yalnızca SKS&#8217;den alınmış bir odası var ve yaptıkları tüm etkinlikler önce üniversitelerin SKS (sağlık kültür ve spor) dairesinin denetiminden, daha sonra YÖK denetiminden geçiyor. İsveç&#8217;te etkinliklerin düzenlenmesi, finansmanı ve gelir eldesine kadar her şeyden sadece öğrenci sorumlu. Klüp etkinlik düzenler, standını kurar, bilet satıp gelir elde eder, içki veya yemek satıp para kazanır &#8211; kendi kendini çevirir yani finansman eder.</p>
<div id="attachment_3704" class="wp-caption alignnone" style="width: 610px"><img class=" wp-image-3704" title="karallen-liu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/karallen-liu.jpg" alt="" width="600" height="450" /><p class="wp-caption-text">Kårallen sadece öğrencilerin ve klüplerin olan bir bina. Alt kat ve fotoğrafta olmayan yan taraf bar ve dans pistine dönüşüyor kravall günlerinde.</p></div>
<p>Daha sayabileceğim belki bir milyon tane radikal farklılık mutlaka vardır ama yazıyı bu kadar uzatmak istemiyorum. Tekrar dönelim <a href="http://www.omu.edu.tr" target="_blank">OMÜ</a>&#8216;de ki şu protestoya.</p>
<p>Protesto eden öğrencilerin açtığı pankartta &#8220;<em><strong>AKP defol üniversiteler bizimdir. Üniversite öğrencileri</strong></em>&#8221; yazılıydı.</p>
<p>Bu slogan oldukça sık duyduğumuz bir slogandı yıllarca, hatta 70-80&#8242;lerden belki de daha eskilerden gelen bir slogan. Tabi ki &#8220;akp&#8221; yerine o dönem hangi parti veya ne protesto ediliyorsa o yazılarak kullanılıyordu.</p>
<div id="attachment_3708" class="wp-caption alignnone" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-3708" title="universiteler-bizimdir" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/universiteler-bizimdir.jpeg" alt="" width="450" height="298" /><p class="wp-caption-text">Mersin&#39;de bu sloganı kullanan öğrencilere 18 yıl istemiyle dava açılmıştı.</p></div>
<p>Üniversiteler gerçekten kimindir? YÖK&#8217;ün mü, akademisyenlerin mi, öğrencilerin mi, siyasi partilerin mi yoksa halkın mı? Pankartta yazdığı gibi, üniversiteler gerçekten öğrencilerin mi? Bilişim çağında, elbette bu sorunun yanıtını üniversitelerin web sayfalarında arayacağım.</p>
<h1>omu.edu.tr VS liu.se</h1>
<p><a href="http://www.omu.edu.tr" target="_blank">Omu.edu.tr</a> anasayfasına girdiğimde karşıma öncelikle slider haber şeridi çıkıyor. Hemen inceleyelim.</p>
<p>1, 2, 4, 5, 6 ve 7 numaralı haberlerde ki fotoğraflar, haber içeriği ve konuşmalar tamamen akademisyenlere ve rektöre ait.</p>
<div id="attachment_3710" class="wp-caption alignnone" style="width: 863px"><img class=" wp-image-3710" title="omu-edu-tr" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/omu-edu-tr.png" alt="" width="853" height="464" /><p class="wp-caption-text">Fazla resmi bir üniversite sayfası değil mi sizce de?</p></div>
<p>3 nolu haber bir öğrencinin kazandığı karikatür yarışmasıyla ilgili. Öğrencinin sadece ismi var, ne bir fotoğrafı ne de konuşmasına yer verilmiş. Öğrenciyle ilgili bilgi yer almazken, seçici kurum ve tüm akademisyenlerin ünvan ve isimleri sıralanmış, kısa bir konuşmalarına yer verilmiş. Yine öğrenci üstünlüğü bulamadım.</p>
<p>Son yani 8 numaralı haber ise bir etkinlikle alakalı. Haberin tamamında öğrencilerin konuşmaları ve fotoğrafları var. Tebrikler! Ek not: Çünkü etkinliğe sadece öğrenciler katılmış, herhangi bir akademisyen veya rektör yok. Eğer akademisyenler katılsaydı tabi ki sadece onların açıklamalarına yer verilecekti.</p>
<p>Akademisyen ve öğrencilerin web sayfasında yer alma oranları, fotoğraflarının ne kadar bulunduğu ve konuşmalarına ne kadar yer verildiğini baz alınarak incelediğimizde skor;</p>
<p><em><strong>Akademisyenler:7, Öğrenciler:1</strong></em></p>
<p>Gelelim <a href="http://www.liu.se" target="_blank">liu.se</a> web sayfasına. Anasayfa ki iki tane kız öğrencinin fotoğrafı hemen dikkat çekiyor. Öğrenci fotoğrafına yer verilmiş.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3711" title="liu.se" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/liu.se_.png" alt="" width="600" height="370" /></p>
<p>Sayfayı scrool edip aşağı doğru incelediğimde herhangi bir akademisyen konuşması, rektör açıklaması, plaket töreni vs. bulunmuyor. Yalnızca öğrencileri ilgilendiren etkinlikler, akademisyenlerin yaptığı çalışmalar ve bunların özetleri var. Kısacası skor;</p>
<p><em><strong>Akademisyenler: %40*, Öğrenciler %60</strong></em></p>
<p>*Akademisyen skoru, tamamen yaptığı araştırmaları anlatan öğretim üyelerinin konuşmalarından gelen yüzde. Örneğin adam arıları incelemiş, bu çalışmada ne yaptığını özetliyor herkes için.</p>
<p>Bu farkı temel olarak eğitim mentalitasi ile açıklayabiliriz. Türkiye&#8217;de ki akademisyenlerin hepsi tıraşlı, takım elbiseli, tertemiz kunduraları olan eğitmenler. Resmi ve ciddi insanlar yani. İsveç&#8217;te ise uzun saçlı, küpeli, metallica t-shirt&#8217;ü giyen, derse sandaletle gelebilecek kadar rahat olan hocalar. Eğitim sisteminde ki anlayış farkı web sayfalarına da yansıyor. LiU açık mavi, turuncu gibi renkler kullanırken, OMÜ kahverengi, bordo gibi daha ciddi renkler seçmiş.</p>
<p>Hemen üstte ki &#8220;<a href="http://www.student.liu.se/?l=en" target="_blank">LiU students</a>&#8220;e girdiğimde ise karşıma tamamen öğrencilere ayrılmış ve onlar için düzenlenmiş, canım ciğerim web sayfamız geliyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3712" title="liu-students-se" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/liu-students-se.png" alt="" /></p>
<p>Bu sayfayı açıklamaya gerek yok, tamamı öğrencilere ait olan bir içeriği var. Hiç bir şekilde formal yapısı yok. Hatta ve hatta öğrencilerin blog sayfaları var. Bunu çok fazla teşvik ediyorlar, LiU.se üzerinden blog yayınlayabiliyorsunuz (wordpress altyapısı ile).</p>
<p>Soruya, yani &#8220;<em><strong>Üniversiteler kimindir?</strong></em>&#8220;e dönecek olursak, bence Türkiye&#8217;de üniversiteler akademisyenlerin ve idari personelindir. Tüm formal anlayışın sürdüğü okullarda olduğu gibi, hocanın konumu ve statüsü saygıyı daha çok hak eden, sözüne daha çok değer verilen noktada. Bunu eleştirmiyorum, tamamen toplumsal anlayış ve eğitim sisteminden doğan bir farklılık. &#8220;<em><strong>Eti senin kemiği benim</strong></em>&#8221; felsefesi yani.</p>
<p>Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/universiteler-kimindir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çay olsa da içsek</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/cay-olsa-da-icsek</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/cay-olsa-da-icsek#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 02:16:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çay kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[kahvehane çay]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye ve çay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3660</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin pek bi şeyini özlemedim de, bi şu mis gibi demleme çay burnumda tütüyor. Hele ki litrelerce alkol tüketmişken, salaş bi kahvede seslenmek istiyorum &#8220;usta bi çay&#8221;.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin pek bi şeyini özlemedim de, bi şu mis gibi demleme çay burnumda tütüyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3661" title="ismail-abi-cay" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/05/ismail-abi-cay.jpg" alt="" width="500" height="329" /></p>
<p>Hele ki litrelerce alkol tüketmişken, salaş bi kahvede seslenmek istiyorum &#8220;usta bi çay&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/cay-olsa-da-icsek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben sivildeyken</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/ben-sivildeyken</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/ben-sivildeyken#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 14:41:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[asker yalanları]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik yalanları]]></category>
		<category><![CDATA[yalan askerlik anıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3592</guid>
		<description><![CDATA[Geçen gün saçları kestirmeye gittim. Asker çocuğu olmanın sonucu olarak, saçlarımı uzun yıllar askerler kesti. Bu yüzden asker-berber muhabbetini &#8220;ne yazık ki&#8221; yakından biliyorum. Her ne kadar, artık eşşek kadar olduğum için &#8211; o ortamdan uzak olsam da, geçen berber koltuğunda &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/ben-sivildeyken">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen gün saçları kestirmeye gittim. Asker çocuğu olmanın sonucu olarak, saçlarımı uzun yıllar askerler kesti. Bu yüzden asker-berber muhabbetini &#8220;<em><strong>ne yazık ki</strong></em>&#8221; yakından biliyorum. Her ne kadar, artık eşşek kadar olduğum için &#8211; o ortamdan uzak olsam da, geçen berber koltuğunda anılarım depreşti.</p>
<p>Askerlik kabul ediyorum sıkıcı bir ortam, ama mevcut şartlarda hepimizin bir kerelik uğramak zorunda olduğu bir durak. Yalan askerlik anılarına çok değinilmiş, çok şakası yapılmıştır bugüne kadar. Anılar değil de, askerlik esnasında söylenen yalanların daha büyük hayranıyım ben.</p>
<div id="attachment_3631" class="wp-caption alignnone" style="width: 219px"><img class=" wp-image-3631 " title="elvis-asker-tirasi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/elvis-asker-tirasi.jpg" alt="" width="209" height="321" /><p class="wp-caption-text">Elvis reis asker tıraşı olurken.</p></div>
<p>Asker berberle on dakikalık bi muhabbetten sonra size anlatabileceği her şey ve kuracağı her cümle &#8220;<em><strong>ben sivildeyken&#8230;</strong></em>&#8220;le başlayacak ve çeşitli abartı-yalan kombinasyonlarıyla kafa sikmenin sınırlarını test edecek ki, ilk olarak buna psikolojik olarak hazır olmak gerekiyor. Aynı kişi terhis olduktan sonra ufak bir rötuş ile bunu &#8220;<em><strong>ben askerdeyken</strong></em>&#8221; olarak değiştirip farklı kombinasyonlarla kafa sikmeye devam ediyor zaten.</p>
<p>Askerliğini berber olarak yapanların en sık görülen yalanı, &#8220;<em><strong>benim sivildeyken saçlarım buraya kadardı</strong></em>&#8221; (omur hizası). Şimdi yeni ekilmiş çim adam saç boyunun verdiği derin kompleks hepsini aynı yalana itiyor ya &#8211; sanırsın sivilde hepsi Barış Manço gibi geziyordu amnk. Bi de bunların göt cebinden ışık hızıyla çıkan, sivilde çekilmiş bi vesikalık fotoğrafları olur, onu delil olarak saniyesinde size gösterirler. Saçlar jöleli, üstte gömlek, sakallar damat tıraşı ve en altta kocaman fotoğrafçının logosu.</p>
<p><span id="more-3592"></span></p>
<div id="attachment_3653" class="wp-caption alignnone" style="width: 183px"><img class=" wp-image-3653" title="got-cebi-vesikalik-komik" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/got-cebi-vesikalik-komik.jpg" alt="" width="173" height="218" /><p class="wp-caption-text">Sivildeyken saçlarım burama kadardı.</p></div>
<p>Muhabbete girmek için kullandıkları ve ağır takıntılı oldukları bir diğer mevzu ise &#8220;<em><strong>memleket</strong></em>&#8220;. %95&#8242;i zaten İstanbullu&#8217;dur. Hayatında bir kez bir gitmiş olsa İstanbul&#8217;u memleket olarak benimsemeye bayılırlar. Sizin memleketinizi sorarak çok derin bir sohbetin kapılarını niyetinde olurlar.</p>
<ul>
<li><strong>Asker:</strong> Nerelisin Serhat?</li>
<li><strong>Ben:</strong> Samsun abi.</li>
<li><strong>Asker:</strong> Çok geldim ben Samsun&#8217;a. Samsunlu bi manitam vardı önceden, Jale. Ama bi gör hatunu öyle böyle güzel, saçları burasına kadar, bembeyaz bi teni, masmavi gözleri vardı. Şimdi hala arar sorar zaten ama ben pas vermiyorum eskisi gibi. Bakalım askerlik bitsin bi belki ziyaret ederim yine. Ama Samsun&#8217;u iyi bilirim, o meydan var ya büyük &#8211; merkezde ki çok gezdim oraları. Bizim bi de Sadık var burda, 89&#8242;ya 1, o da Samsunlu. Çok kral çocuktur. Dur bakim soyadı neydi.. Belki tanırsın&#8230;.</li>
<li><strong>Ben:</strong> Yanlar böyle iyi, daha kesmesek?</li>
</ul>
<div id="attachment_3630" class="wp-caption alignnone" style="width: 410px"><img class=" wp-image-3630 " title="asker-saka-anlayisi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/asker-saka-anlayisi.jpg" alt="" width="400" height="286" /><p class="wp-caption-text">Askerde ki şaka anlayışı bundan ibaret.</p></div>
<p>Sohbet biraz ilerledikten sonra, sizde biraz şakalar yaparsanız güler yüz gösterirseniz direk olay &#8220;manita&#8221;ya gidiyor.</p>
<ul>
<li><strong>Asker:</strong> Manitan varmı?</li>
<li><strong>Ben:</strong> Var abi.</li>
<li><strong>Asker: </strong>Kaç tane? (Sanki kendisinin bir düzineymişcesine)</li>
<li><strong>Ben: </strong>1 tane.</li>
<li><strong>Asker: </strong>Ohooo, benim sivilde 4 manitam vardı. Hepsini bi arada idare ediyordum, hiç birinin ruhu bile duymuyordu. Yakışıklı çocuksun, ah şimdi senin yerinde olsam, böyle uzun saçlarım olsa 20 tane manitam olurdu.</li>
<li><strong>Ben: </strong>Önler iyi böyle abi.</li>
</ul>
<p>Bu güzel insanlar terhis olduktan sonra kendilerine ilginç bir hayal dünyası kurup, &#8220;<em><strong>sivile</strong></em>&#8221; bunu satarlar ki, bu da askerlik anısı yalanı oluyor. Doğrusuna pek rastlanmaz zaten.</p>
<ul>
<li>Paşanın şoförüydüm.</li>
<li>İstediğim zaman çarşıya çıkıyordum. İzin sorunum yoktu.</li>
<li>İçtimalara katılmazdım.</li>
<li>Bana bulaşmak istemiyorlardı.</li>
<li>Atış birincisiydim, diğer askerleri ben eğittim.</li>
<li>Albayın kızıyla sevişiyordum.</li>
<li>Koğuşta hep içiyorduk.</li>
<li>Astsubaya kafa attım.</li>
<li>Bi gün çok sarhoşum, tekmeyi vurdum girdim paşanın odasına.</li>
<li>Helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirdim.</li>
<li>Biz çok çatışmaya girdik, çok arkadaşım şehit düştü.</li>
<li>Beni askerde çok severlerdi, komutan gibi saygı gösterirlerdi.</li>
<li>Ahmet astsubay vardı, beni öz oğlu gibi severdi.</li>
<li>Paşa bana teşekkür mektubu yazdı.</li>
<li>Cephanelikte sigara içiyodum.</li>
<li>Biz kral tertiptik, en şanslı devre bizdik.</li>
<li>Benim tüfeğim Kanas&#8217;tı.</li>
</ul>
<div id="attachment_3648" class="wp-caption alignnone" style="width: 254px"><img class=" wp-image-3648 " title="obama-nolmus-panpa" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/obama-nolmus-panpa.jpg" alt="" width="244" height="345" /><p class="wp-caption-text">Eee kanka sonra nolmuş? Anlat anlat dinliyom ben.</p></div>
<p>Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/ben-sivildeyken/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçları Kestirdim</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/saclari-kestirdim</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/saclari-kestirdim#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 01:39:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bakımlı erkek]]></category>
		<category><![CDATA[isveçte berber]]></category>
		<category><![CDATA[saç kestirmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3606</guid>
		<description><![CDATA[Çoktandır ceza evinden yeni çıkmış Ali Kaptan gibi saç sakal karışmış ortalıkta geziyordum. Gerek üç ayı devirmek üzere olduğum ilişkinin verdiği rehavet, gerekse İsveç&#8217;te en ucuz berberin 50 liradan başlaması yüzünden saldım saçları. Uzun saçın çilesini çeken bilir. Yıkamıyorsun ertesi &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/saclari-kestirdim">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoktandır ceza evinden yeni çıkmış Ali Kaptan gibi saç sakal karışmış ortalıkta geziyordum.</p>
<p>Gerek üç ayı devirmek üzere olduğum ilişkinin verdiği rehavet, gerekse İsveç&#8217;te en ucuz berberin 50 liradan başlaması yüzünden saldım saçları. Uzun saçın çilesini çeken bilir. Yıkamıyorsun ertesi gün leş yağ oluyor, yıkıyorsun kabarıyor, hele bir de rüzgar varsa Ömer Çelakıl olup çıkıyorsun, sprey falan kullansan da olmuyor. Ne yapsan sıkıntı yani.</p>
<div id="attachment_3608" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><img class="size-full wp-image-3608" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="alikaptan_sakal" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/alikaptan_sakal.jpg" alt="" width="300" height="210" /><p class="wp-caption-text">Sakallarım bundan biraz daha kısa, saçlarım biraz daha uzundu.</p></div>
<p>İsveç&#8217;te işin güzel yanı &#8211; berberler çoğunlukla kadın, hemde öyle kadın-erkek ayrı kuaförler yok herkes aynı mekanda tıraş oluyor. Berberin ününe ve hatunun güzelliğine göre de fiyatlar 50&#8242;den başlayıp 100&#8242;e kadar çıkıyor. Burda tabi ki biz en ucuzuna gidiyoruz 50 lira, hatun vasatın altında ve sıkıntı Kürtçe-İsveççe dışında dil bilmiyor.</p>
<p>Süleyman&#8217;la gittik kendimize çeki düzen vermeye, her zaman ki dil sıkıntısı yine baş gösterdi. Neyse ki akıl edip telefona bi tane saçlarım kısayken ki fotoğrafımı atıvermiştim. Berber hatuna gösterdim fotoğrafı aynı bundan istiyorum diye. Genelde berberlerinin soruları klişe olduğu için, hatun soruları İsveççe sorsa da &#8220;<em><strong>evet-hayırla&#8221;</strong></em> anlaştık. Yanları keserken misal takip ediyorum, &#8220;<strong><em>kulakları açayım mı</em></strong>&#8221; diyor, basıyorum &#8220;<strong><em>ja</em></strong>&#8220;yı.</p>
<div id="attachment_3615" class="wp-caption alignnone" style="width: 388px"><img class=" wp-image-3615 " title="frisor" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/frisor.png" alt="" width="378" height="295" /><p class="wp-caption-text">İsveç&#39;te berber ol köşeyi dön aga.</p></div>
<p>Benim tıraş bitti, Süleyman bana tercüme ettirecek, &#8220;Geçen sefer ki gibi olsun ama biraz daha kısa&#8221;.</p>
<p>Küfürler, tanışma, yol sorma, fiyat sorma gibi sınırların dışına çıkamamış intensive beginner İsveççem için çok ağır olan cümleyi şöyle kurdum:</p>
<ul>
<li>&#8220;<em><strong>Samman på sista, men lite</strong></em>&#8220;. (<em>Same as last, but little</em>)</li>
</ul>
<p>Süleyman &#8220;<em><strong>sista</strong></em>&#8221; yerine &#8220;<em><strong>gamla</strong></em>&#8221; (old) koydu ki o da ibretlikti.</p>
<p>Velhasıl gıcır gıcır kısa saçlarım oldu canlar. Öz güvenim yükseldi, daha metroseksüel hissetmeye başladım.</p>
<p>Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/saclari-kestirdim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aktivisit değil anarşist ol evladım</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/aktivisit-degil-anarsist-ol-evladim</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/aktivisit-degil-anarsist-ol-evladim#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 23:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aktivist örgütler]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm saçmalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[çevreci hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[çevreci örgütler]]></category>
		<category><![CDATA[kaos teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[nesli tükenen hayvanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3561</guid>
		<description><![CDATA[Aktivist olacakmış bizim oğlan. Televizyonda görmüş heves etmiş. Kendini boğaz köprüsüne zincirlemeyi, hayvan barınaklarında sürtmeyi, iti köpeği doyurmayı, kürklü konkencileri protesto etmeyi falan hayat amacı edinmiş. Bana da öneriyor hatta. İşte efendim atmosferde bıraktığım karbon ayak izimi azaltmak için işe &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/aktivisit-degil-anarsist-ol-evladim">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aktivist olacakmış bizim oğlan. Televizyonda görmüş heves etmiş. Kendini boğaz köprüsüne zincirlemeyi, hayvan barınaklarında sürtmeyi, iti köpeği doyurmayı, kürklü konkencileri protesto etmeyi falan hayat amacı edinmiş. Bana da öneriyor hatta.</p>
<p>İşte efendim atmosferde bıraktığım karbon ayak izimi azaltmak için işe toplu taşımayla gitmeliymişim, sonra çöplerimi cam, kağıt, plastik diye ayırmalı &#8211; geri dönüştürmeliymişim, suyu elektriği bilinçli tüketmeli israftan kaçınmalıymışım falan. Pehh.</p>
<div id="attachment_3572" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><img class="size-full wp-image-3572" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="bulent-ersoy-abdest" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/bulent-ersoy-abdest.jpg" alt="" width="300" height="200" /><p class="wp-caption-text">Suları tasarruflu kullanalım.</p></div>
<p>Toplu olarak girişilen işlerde her zaman arka plana bakmak lazım. Eğer bir yerde, bir topluluk hep beraber bir işe kalkıştıysa bu ya delice bir fikirdir ya da katılımcıların veya birilerinin çıkarına hizmet ediyordur. Toplu hareketler, çok büyük oranda insanların sorumluluk duygusundan doğar.</p>
<p>Tatlı su aktivizm hareketlerine dönersek, sanılmasın ki insani sorumluluklarımdan kaçıyorum. Hayır efendim, ben sorumlusu ve sebebi olduğum şeylerden hiç bir zaman kaçmadım. Ertelediğim veyahut tembellik ettiğim görülmüştür, bunu inkar edemem. Lakin başkalarının sorumlu olduğu şeylerin maşası da olmadım, hıyarım var diyene bir avuç tuz kapıp koşmadım.</p>
<div id="attachment_3566" class="wp-caption alignnone" style="width: 330px"><img class="size-full wp-image-3566" title="hiyar" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/hiyar.png" alt="" width="320" height="262" /><p class="wp-caption-text">Kendimizi boğaz köprüsüne kilitleyelim mi tatlım?</p></div>
<p>Küresel ısınmanın sorumlusu ben değilim. Kutup ayılarının neslini ben tüketmedim. Timsah derisinden bir ayakkabım olmadı hiç. Ömrümde balina görmedim ve göreceğimi de sanmıyorum. Pandaların az sevişmesini kafaya takmıyorum. Afrika&#8217;da ki açlık üzücü fakat sorumlusu ben değilim. Silahlanma ve petrol yarışını, (yarışta milletçe geride kalmamız dışında) umursamıyorum. Arabamın egzozundan çıkan gaz delmiş olamaz ozon tabakasını. Dereleri nehirleri ben kirletmedim, kırk yılda bir pikniğine gitmek dışında ömrümde dere bile görmedim. Yağmur ormanlarını da ben tüketmiyorum, ömrümde hiç ağaç kesmedim. Herhangi bir hayvanı öldürmüşlüğüm de yok.</p>
<p><span id="more-3561"></span></p>
<div id="attachment_3575" class="wp-caption alignnone" style="width: 255px"><img class=" wp-image-3575  " title="sevisen-pandalar" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/sevisen-pandalar.jpg" alt="" width="245" height="319" /><p class="wp-caption-text">Tüm dünya izlerken bende sevişemezdim, neslim tükenirdi.</p></div>
<p>Dedim ya timsah derisinden bir ayakkabım yok. Dünyada hiç timsah kalmasa, umursamam. Nesilleri üç kat artsa onu da umursamam. Benim timsah derisi bir ayakkabım yoktu, bugün de yok, yarın da olacağını sanmıyorum. Timsal nesli tükenirse bunu o ayakkabıları giyenler düşünsün. Neslini onlar tüketti, sonuçlarına onlar katlanacak.</p>
<p>Aynı şekilde pandalar. Sevimli oldukları ve başarısız seks hayatları haricinde kendileri hakkında bilgim yok. Ormanlarını ben kesmedim, bambuların ağzına da IKEA sıçtı, benimle bir alakası yok. Bugün nesilleri tükense, hayvanat bahçesi sahipleri üzülsün, IKEA üzülsün.</p>
<p>Bugün dünyada hiç petrol kalmasa hayatımda çok büyük bir değişiklik olmaz. En fazla arabaya &#8211; otobüse binemem. Bugün dünyada petrol tükense önce ofisleri arasında helikopterle dolaşanlar, makam araçlarının klimasını tam güç üfürttürenler, mümkün olsa sıçmaya bile özel uçaklarıyla gidecekler düşünsün. Ben zaten bu keyfe-lükse sahip değilim, ne değişir?</p>
<div id="attachment_3580" class="wp-caption alignnone" style="width: 391px"><img class=" wp-image-3580 " title="kopekbaligi-yuzgeci" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/kopekbaligi-yuzgeci.jpg" alt="" width="381" height="286" /><p class="wp-caption-text">Köpek balığı yüzgeci çorbası. Bi kasesi 100 dolar.</p></div>
<p>Benimkinin kaç santim olduğunu ne yapacaksın? Benim yediğim anca hamsi, çipura. Onlarda her yıl beklenenden çok çıkıyor. Kışın indirime giriyor güzel oluyor, bir de ekmek arası güzel oluyor. 3TL Samsun&#8217;da. Dünyada bir tane köpek balığı, balina kalmasa benim hayatımda ne değişir, hiç. Boğaz&#8217;da köpek balığı yüzgeci yiyenler düşünsün.</p>
<p><em>Allah bizi Fight Club ergenliğinden korusun fakat buraya bir repliği tam yakışır;</em></p>
<blockquote><p>Elime tüfek alıp türünü korumak için çiftleşmeyen her pandayı vurmak istiyorum. Petrol tankerlerini açıp hiç görmeyeceğim Fransız sahillerini kirletmek istiyorum. Duman solumak istiyorum.</p></blockquote>
<p>Bugün pek çok çevreci örgüt ve aktivist hareket, dünyanın ağzına sıçanların ekmeğine yağ sürmekten ve keyiflerine keyif katmadan başka bir işe yaramıyor aslında. Aktivistlerin sıklıkla kullandığu sosyal medya, imza kampanyaları, kendini oraya buraya zincirlemek, panda baskılı tişört satmak falan bunlar çok tırt eylemler.</p>
<div id="attachment_3590" class="wp-caption alignnone" style="width: 494px"><img class=" wp-image-3590" title="greenpeace-bogaz-koprusu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/greenpeace-bogaz-koprusu.png" alt="" width="484" height="285" /><p class="wp-caption-text">Niyetler temiz, yöntem çok kötü.</p></div>
<p>İsrafta dünya birincisiymişiz. Hassiktir diyorum. ABD değil biz mi çok israf ediyoruz yani? Biz mi sıçıyoruz dünyanın ağzına? Bakanım diyor ki, israf biterse ekonomi 1 yılda düzelirmiş. Düşünüyorum da, ben kıçımı yırtsam israf edebileceğim nedir? Benim aldığım maaş ve cürmüm nedir? Yıllık kullandığım ürün, gıda ve benzini bir araya koysak komik bir şey çıkar ortaya.</p>
<p>Hani en kofti belediye başkanı bile 600-700 milyarlık arabayla gezerken israf olmuyor da, benim yılda bir telefon değiştirmeme takmış kafayı bakanımız. Bir ofisinizden diğerine geçerken 100 aracın kontağını açıp konvoy yapışınız, şırıl şırıl benzin harcamanız israf olmuyor da, benim işe arabayla gitmem mi israf oluyor?</p>
<div id="attachment_3595" class="wp-caption alignnone" style="width: 357px"><img class=" wp-image-3595 " title="burj-al-arab-interior-1" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/burj-al-arab-interior-1.jpg" alt="" width="347" height="462" /><p class="wp-caption-text">Sene de bir telefon değiştirmeseniz, israf etmeseniz - adamlar şimdi 10 tane daha dikelebilecekti bundan. Sizin yüzünüzden sadece bir tane Burj-el-Arab var! Pis israfçılar.</p></div>
<p>Dünyanın tüm nimetleri, tüm kaynakları ve güzellikleri tükense de benim kaybedecek çok bir şeyim yok, sizin de yok eminim ki. Bu kaynakların tükenmesinde en büyük payı olanların ise, kaybedecek çok şeyi var. Onların özel uçakları, jetleri, deniz yatları, trilyonluk daireleri, kocaman havuzları, makam arabaları, yedikleri, içtikleri, gezdikleri var. Bunlara sahip olabilmek için tüketiyorlar zaten.</p>
<p>Onlar kürk giyebilsin diye tükeniyor hayvanlar, onlar uçaklarına yakıt koyabilsin diye petrol savaşları var, onlar malikanelerini aydınlatabilsin diye barajlar kuruluyor &#8211; dereler kuruyor. Onların ayakkabı topuğu oluyor fillerin dişleri, makyaj malzemesi oluyor yağları. Sen kutup ayılarının neslini kurtardığını sanarak aslında onlara daha uzun yıllar kürk giyme imkanı sunuyorsun.</p>
<div id="attachment_3600" class="wp-caption alignnone" style="width: 370px"><img class=" wp-image-3600" title="&lt;Digimax S500 / Kenox S500 / Digimax Cyber 530&gt;" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/kurk-zengin-kaltak.jpg" alt="" width="360" height="270" /><p class="wp-caption-text">Böyle iyi, çekiyorum gülümse.</p></div>
<p>Özetle sevgili aktivist,</p>
<p>Yazımın başlığında da belirttiğim üzere eğer duyarlılıksa gerçekten seni sokaklara döken, kendini sağa sola zincirleten; bu iş öyle olmaz. Anarşist olman lazım, yakıp yıkman lazım. Kendi tüketip bitirmediğini başkaları bitiriyorsa onun boğazına sarılman lazım. Götü buruşmuş yaşlı kokoşlar kürkleriyle dolaşırken benzin döküp yakmalısın onları.</p>
<p>Ne zaman ki normal yaşayan büyük çoğunluk, aşırı uçlarda yaşan azınlığın (üst zengin sınıf) yakasına yapışır &#8211; işte o zaman her şey yoluna girer. Yoksa siz bi ömür imza toplayın, kendinizi zincirleyin bi bok olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/aktivisit-degil-anarsist-ol-evladim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Bayramı</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/cocuk-bayrami</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/cocuk-bayrami#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 17:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan çocuk bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik ve çocuk bayramı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3553</guid>
		<description><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8217;nız kutlu olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3555" title="okula-giden-cocuk" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/okula-giden-cocuk.jpg" alt="" width="415" height="615" /></p>
<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8217;nız kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/cocuk-bayrami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Friendconnect&#8217;e Elveda</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/google-friendconnecte-elveda</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/google-friendconnecte-elveda#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 20:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[friendconnect]]></category>
		<category><![CDATA[friendconnect abonelikleri]]></category>
		<category><![CDATA[google plus sayfaları]]></category>
		<category><![CDATA[google plus ve friendconnect]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=3374</guid>
		<description><![CDATA[Etkili blog yazarı olmanın altın kurallarından biri de kendi community&#8217;ni yani topluluğunu oluşturmaktan geçiyor. Bunu bilen blog sahipleri, sayfalarının en dikkat çekici yerlerine sosyal medya bağlantıları ve abonelik sistemleri ekliyor. Blog trafiğinin en can alıcı ve zahmetli noktalarından biri ise &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/google-friendconnecte-elveda">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Etkili blog yazarı olmanın altın kurallarından biri de kendi community&#8217;ni yani topluluğunu oluşturmaktan geçiyor. Bunu bilen blog sahipleri, sayfalarının en dikkat çekici yerlerine sosyal medya bağlantıları ve abonelik sistemleri ekliyor. Blog trafiğinin en can alıcı ve zahmetli noktalarından biri ise ziyaretçi sadakatini yakalayabilmek.</p>
<p>Blog sahiplerinin pek çoğu ziyaretçi sadakatini ve kendi community&#8217;lerini yaratmak için uzun zamandır Google Friendconnect kullanıyordu.</p>
<div id="attachment_3375" class="wp-caption alignnone" style="width: 227px"><img class="size-full wp-image-3375" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="friendconnect" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/friendconnect.png" alt="" width="217" height="241" /><p class="wp-caption-text">Google friendconnect hala bir çok blog da aktif olarak kullanılıyor!</p></div>
<p>Google, <a href="https://plus.google.com/" target="_blank">Google plus</a> hizmetini yayına aldığında pek çok hizmeti buna bağlayacağını ve artık ilgilenmeyi kestiği pek çok servisi de yayından kaldıracağını tahmin ediyorduk. Google plus&#8217;tan önce prematüre <a href="http://buzz.google.com" target="_blank">Buzz</a> servisi yayından kalktı, akabinde pek çok servis daha Plus&#8217;a bağlandı veya radikal değişikliğe uğradı.</p>
<p><span id="more-3374"></span></p>
<p>Geçtiğimiz haftalarda (1 Mart 2012) Google aldığı bir kararla <a href="www.google.com/friendconnect/" target="_blank">Friendconnect</a> hizmetini de durdurdu. Şimdilik bu sadece <a href="http://www.blogger.com" target="_blank">Blogger</a> üzerinden yayın <strong>yapmayan</strong> siteleri etkiliyor. Blogger üzerinden blog tutanlar <a href="www.google.com/friendconnect/" target="_blank">friendconnect</a> kullanmaya devam edebilecek kısmen. Kısmen?</p>
<p><a href="www.google.com/friendconnect/" target="_blank">Friendconnect</a> artık <a href="http://www.blogger.com" target="_blank">Blogger</a> kullansanız bile yeni hesap açmanıza izin vermiyor. Bunun böyle devam etmeyeceğini ve yakında Blogger içinde bu uygulamayı tamamen kaldıracaklarını garanti edebilirim.</p>
<p>Google&#8217;ın bu kararının arkasında büyük yatırım yaptığı, ancak Facebook karşısında umduğu rekabeti yakalayamadığı <a href="https://plus.google.com/" target="_blank">Google+</a> uygulamasını güçlendirmek yatıyor. Bir çok kanaldan ve çeşitli uygulamalardan yararlanan kullanıcıları <a href="https://plus.google.com/" target="_blank">Google+</a> çatısı altına toplayarak Facebook karşısına daha sağlam çıkmayı düşündüklerini sanıyorum.</p>
<div id="attachment_3377" class="wp-caption alignnone" style="width: 978px"><img class=" wp-image-3377 " style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="google-plus" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/04/google-plus2.png" alt="" width="968" height="449" /><p class="wp-caption-text">Özsüt, marka itibar takibini ve sosyal mecra çalışmasını başarılı yapan firmalardan.</p></div>
<p>Blog sahiplerinin yapması gereken, henüz zaman varken takipçilerini başka kanallara sevk etmeye çalışmak ve <a href="https://plus.google.com/" target="_blank">Google+</a> üzerinde bir sayfa oluşturmak. Friendconnect&#8217;in bize sunduğu takip sistemi artık Google+ üzerinden, çevrelere ekleme işlemiyle yürüyecek.</p>
<p>Google&#8217;ın çok yakında AdSense hizmeti ile Plus hizmetini birleştireceğini ve firma sayfaları üzerinden AdSense kullanımını aktif edeceğini düşünüyorum. Şimdiden buna da hazırlıklı olsanız iyi olur.</p>
<p>Ziyaretçiniz bol, takipçiniz çok olsun! Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/google-friendconnecte-elveda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

