<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M.Serhat Dündar</title>
	<atom:link href="http://www.serhatdundar.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serhatdundar.com</link>
	<description>sapientia est potentia</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 09:47:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ayrı Devlete Çıkmak İstiyorum</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/ayri-devlete-cikmak-istiyorum</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/ayri-devlete-cikmak-istiyorum#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 09:10:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı torunu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adaletsizlikler]]></category>
		<category><![CDATA[vatan haini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2847</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce &#8220;Anlı şanlı osmanlı&#8221; diye bi yazı yazmıştım yaklaşık 5 sayfa kadar. Görüşlerimle örtüşen muhalif bir yazıydı. Yazıyı taslak olarak kaydettim, paylaşmadan önce bir kez daha okurum diye yarın &#8220;ayık kafa&#8221;ya sakladım. David Ogilvy söylemeden önce de böyle yapıyordum fakat &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/ayri-devlete-cikmak-istiyorum">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce &#8220;Anlı şanlı osmanlı&#8221; diye bi yazı yazmıştım yaklaşık 5 sayfa kadar. Görüşlerimle örtüşen muhalif bir yazıydı. Yazıyı taslak olarak kaydettim, paylaşmadan önce bir kez daha okurum diye yarın &#8220;ayık kafa&#8221;ya sakladım. <a href="http://www.brainpickings.org/index.php/2012/02/07/david-ogilvy-on-writing/" target="_blank">David Ogilvy</a> söylemeden önce de böyle yapıyordum fakat birde konu hassas olunca Ogilvy üstadı dinlememek eşşeklik olurdu. Daha iyi yazmak için verdiği 10 kısa nasihatin 7 numaralı maddesinde şöyle der kendisi:</p>
<blockquote><p>Never send a letter or a memo on the day you write it. Read it aloud the next morning — and then edit it.</p>
<p>Özetle : Yazdıklarınızı aynı gün göndermeyin, ertesi sabah sesli bir şekilde okuyarak tekrar düzenleyin.</p>
</blockquote>
<div id="attachment_2848" class="wp-caption alignnone" style="width: 650px"><img class=" wp-image-2848 " style="border-style: initial; border-color: initial; border-width: 0px;" title="anli-sanli-osmanli-torunu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/anli-sanli-osmanli-torunu.jpg" alt="" width="640" height="480" /><p class="wp-caption-text">Google+ hesabımda tesadüfen gördüğüm bir fotoğrafla, fotoğrafçılığın gücünü tekrar gördüm ve yazdığım o 5 saatlik yazının birileri tarafından fotoğraflanmış olduğunu hissederek mutlu oldum.</p></div>
<p>Bilmeyenler için hoş bir genel kültür bilgisi olarak, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/David_Ogilvy_(businessman)" target="_blank">David Ogilvy</a> &#8220;reklamcılığın babası&#8221;dır. Hayata gözlerini kapadığı 1999 yılında milyonlarca dolarlık serveti fani dünyada bırakmıştır. Popüler kültür zengini genç arkadaşlar bu üstadı <a href="http://www.imdb.com/title/tt0804503/" target="_blank">Mad Men</a> dizisinde ki <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Don_Draper" target="_blank">Don Draper</a> karakteri ile hatırlayabilirler. Namı-diğer <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Marlboro_Man" target="_blank">Marlboro Man</a> olarakta bilinir kendisi. Bu yazıda kendisinin 5.maddesine uymayarak, uzun bir yazı yazacağım.</p>
<address>Tekrar gelelim saatlerce yazmama rağmen paylaşmadığım yazıya. Yazıyı hatırlayabildiğim kadarıyla &#8220;<em><strong>biz anlı şanlı Osmanlı torunuyuz !!!</strong></em>&#8221; şeklinde bitirmiştim. Giriş ve gelişme ise pek çok insanın kanına dokunacak, pek çoğunu sinir küpüne döndürecek &#8211; hatta belki de başımı yasal dertlere sokabilecek şekilde eleştirel yazılmış bir yazıydı. Daha sonra, blog üslubumu bu kadar radikal bir değişikliğe sokmaya cesaret edemediğim için -sildim yazımı-.</address>
<p>Kendime itiraf edemediğim sebeplerden en esası ve en baskını ise bence &#8220;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cultural_hegemony" target="_blank">ideolojik hegemonya</a>&#8220;ydı. Daha Türkçesiyle &#8221;mahalle baskısı&#8221;. En yaygın olanı ise &#8220;komşu ne der sonra?&#8221;.</p>
<p><span id="more-2847"></span></p>
<p>Mahalle baskısı üzerinde çok düşünülecek, çok konuşulacak ve çok yazılabilecek bir konu &#8211; bunu da en kısa zamanda yazıya dökmeyi düşünüyorum. Şimdilik siz bu terimi Türkçe&#8217;mize kazandıran <a href="http://www.youtube.com/watch?v=bemTW-_CrOI" target="_blank">Şerif Mardin</a>&#8216;den dinleyebilirsiniz.</p>
<p>Biraz geçmişe dönüş yapalım. Geçen yıl Ağustos&#8217;un ilk günü, İstanbul-Stockholm uçağındayım. Koltuğum koridor kenarı, yanımda 40-45 yaşlarında bir kadın, onun yanında yani cam kenarında ise 20&#8242;li yaşlarda hoş bi kız. Daha sonradan anlıyorum ki Türkiye ziyareti ertesi, anne-kız tekrar İsveç&#8217;e dönüyorlar. Kadın, bana poşetlerinden cipsler kolalar çıkartarak ikrama başlıyor, nezaketen reddetsem de kadın benden daha inatçı &#8211; alıyorum ikramları.</p>
<p>&#8220;<em><strong>Gülsüm</strong>&#8220;</em> abla İsveç&#8217;e çocuk yaşta gelmiş -şivesinden de anlaşılıyor- aslen Sinop Boyabatlı&#8217;lar. Benim ilk kez İsveç&#8217;e gittiğimi duyunca o da bir &#8220;<strong><em>flash-back</em></strong>&#8221; yaşıyor olsa gerek içini bir heyecan kaplıyor &#8211; çıkartıyor kağıt kalem temel İsveççe dersi veriyor, &#8220;<strong><em>aman oğlum</em></strong>&#8220;la başlayan nasihat cümleleri kuruyor ve numarasını elime tutuşturuyor. &#8220;<strong><em>Bir şeye ihtiyacın olursa çekinme ara</em></strong>&#8220;. Pilotun <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Stockholm-Arlanda_Airport" target="_blank">Arlanda</a>&#8216;ya teker koymasına dakikalar kala ve öncesinde uzun bir sessizlikten sonra ancak bugün yani 8 ay sonra anlayabildiğim o cümleyi kuruyor.</p>
<p><em><strong>&#8220;Avrupa, çok kalınca insanı hain yapar oğlum, dikkat et.&#8221;</strong></em></p>
<div id="attachment_2871" class="wp-caption alignnone" style="width: 480px"><img class="size-full wp-image-2871 " title="nazim-hikmet" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/nazim-hikmet.jpg" alt="" width="470" height="300" /><p class="wp-caption-text">Güzel insan Nazım Hikmet</p></div>
<p>Ben ki yedi göbekte bir tane hain bulamayacağın ailenin oğlu, yıllarca güney-doğu tozu yutmuş asker babanın oğlu, ben ki okumayı sökmeden mehter marşı kasetleriyle şevke gelen, orta okul ve lise de ülkücünün bayrak taşıyanı.. Ben ki, kısaca &#8220;<strong><em>anlı şanlı Osmanlı torunu</em></strong>&#8220;, nasıl hain olabilirdim?</p>
<p>Saçmalama <strong><em>&#8220;Gülsüm&#8221;</em></strong> abla &#8230;</p>
<p>Farkındalık nedir, bir çok tanımı yapılabilir. Bana göre farkındalık, sorgulamaktır. İnsanın sorguladıkça yeni cevaplar ve akabinde yeni sorular keşfetmesidir. Farkındalığın peşinden gitmenin yani sorgulamanın en zor olduğu ortam ise dominant (baskın) olduğunuz çevredir. Herkes sizin gibiyse ve siz çoğunluksanız çevreniz ve çevrenizde olanlar sizi büyük olasılıkla rahatsız etmez. Türkiye&#8217;de bir Türkün milliyetçiliği benimsemesi en tembel fikrin ürünü olabilir ancak. Milliyetçiliğin ne kadar aptalca bir şey olduğunu ancak azınlık olduğun zaman hissedebilirsin. <a href="http://www.imdb.com/character/ch0002727/" target="_blank">Derek Vinyard</a> (Edward Norton) bile hapishanede <a href="http://www.imdb.com/title/tt0120586/" target="_blank">tecavüze uğrayana kadar</a> idrak edememişti bunu.</p>
<p>Henüz daha uçaktan indiğin &#8211; &#8220;<strong><em>başkalarının</em></strong>&#8221; vatanına ayak bastığın anda pasaport kontrolünde hissedersin bir şeyi. Ayrılırsın ikiye &#8220;<em><strong>citizen</strong></em>&#8221; (vatandaş) ve &#8220;<em><strong>non-citizen</strong></em>&#8221; (vatandaş olmayanlar) diye. Daha önce fark etmediğin bir şeyi fark edersin, Türkiye&#8217;de &#8220;<em><strong>Turkish citizen</strong></em>&#8221; (Türk vatandaşı), &#8220;<em><strong>Other nationalities</strong></em>&#8221; (diğer milletler) diye pasaport kontrolünde insanları ayırdıklarını. Seni daha önce bu rahatsız etmemiştir çünkü hiç bir zaman &#8220;<em><strong>other</strong></em>&#8221; (diğer) gişesinden geçmemişsindir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2863" title="passport-control-airport" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/passport-control-airport.jpg" alt="" width="450" height="240" /></p>
<p>Kim olursan ol, misafir olduğun ülkenin polisi gözlerinin içine bakar, yabancısındır orada, senin ülken değildir, &#8220;<em><strong>ya sev ya terk et</strong></em>&#8221; nutukların tükenmiştir, şimdi onların sana söyleyebileceği bir cümledir bu artık. &#8220;<em><strong>Türkiye Türklerindir</strong></em>&#8221; dersen orada bilirsin ki onlarda sana &#8220;<em><strong>İsveç&#8217;te İsveçli&#8217;lerindir, siktir git o zaman burada ne işin var</strong></em>&#8220;.. diyebilirler.</p>
<p>Çok gurur duyduğun &#8220;<strong><em>Viyana kapılarına dayandık biz!</em></strong>&#8221; artık pek bir anlam ifade etmemektedir. &#8220;<strong><em>600 sene Avrupa&#8217;ya kök söktürmüş</em></strong>&#8221; olman bir gurur kaynağı değil, insanların sana ön-yargılı bakmasına bir sebeptir artık.</p>
<p>Özetle, tüm milliyetçi duyguların ilk dakikadan başlayarak törpülenmeye başlamıştır &#8211; her geçen günde daha çok törpülenecektir.</p>
<p>İkinci aşama olarak ise &#8220;<em><strong>karşılaştırma</strong></em>&#8221; evresini görüyorum. Bilinçli veya bilinçsiz olarak gördüğün her şeyi kendi ülkenle karşılaştırmaya başlar ve her seferinde acı sonuçla yüzleşirsin. Biz aslında o kadar da&#8230; &#8220;<em><strong>mükemmel değilmişiz</strong></em>&#8221; ile sonuçlanır. Boş nutukların, kuru vatanseverliğin ve baskın grup olmanın seni geçmişte nasıl hatalara ittiğini &#8211; gözlerini nasıl kör ettiğini anlarsın.</p>
<p>Karşılaştırmaya başlayınca&#8230;</p>
<p>Özgürlüğü ve eşitliği tadarsın en önemlisi. Düşüncelerin özgürdür, rektörünü eleştirdin diye hapislere atılmazsın. Parasız eğitim istedin diye polis copu yemezsin, eğitim bedavadır, hatta devlet eğitim hayatın boyunca ailene muhtaç kalma diye karşılıksız aylık verir. Devlet seni ailenden çok sahiplenir &#8230;</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2891" title="ogrenciye-polis-copu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/ogrenciye-polis-copu.jpg" alt="" width="400" height="273" /></p>
<p>Önemsenirsin. Ülkende görmediğin saygıyı, insan haklarını ve adaleti başka diyarlarda görürsün &#8211; isyan edersin.</p>
<p>Çeşmeden tertemiz su içebilirsin mesela korkmadan, egzoz gazına boğulmazsın sokağa çıktığında, kimse sana omuz atmaz yolda yürürken, kimse sana bulaşmak derdinde değildir sana, vatandaşın sağlık, eğitim ve güvenlik hizmetlerini nasıl aldığını görürsün. Özel hastane, özel okullar ve paralı eğitimin olmadığını, eşitliği görürsün, sosyal eşitliği görürsün, sınıf farkından tiksinirsin.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2892" title="emekli-maas-kuyrugu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/emekli-maas-kuyrugu.jpg" alt="" width="400" height="300" /></p>
<p>İlkokula staja gidersin, adamların ilkokulu senin Türkiye&#8217;de ki üniversitenden güzeldir &#8211; kızarsın. Her öğrencinin devlet tarafından ücretsiz verilmiş MacBook&#8217;u olduğunu görürsün, kendi gençlerini test kitaplarına boğulmuş hayal edersin &#8211; üzülürsün. Şoförler sana yol verir yaya geçitlerinde, şaşırırsın. Kornaya, selektöre rastlamazsın yollarda, bağırış çağırış olmaz, huzur duyarsın.</p>
<p>Kavga göremezsin mesela, çantanı masada bırakıp tuvalete gidebilirsin, çalmazlar. Verdiğin vergilerin nereye gittiğini görürsün, engelliler için düşünülmüş girişleri, tuvaletleri, binaları ve otobüsleri görürsün hayran kalırsın, kimse ne giymişsin veya saçın nasıl diye sana ince ince bakmaz &#8211; özgür hissedersin, nereye gitmişsin, kimle gitmişsin, eve kaçta girmişsin yalnızca senin bileceğin iştir. Türkiye&#8217;de olsa manken olacak güzellikte ki kadınları tır sürerken, çöp toplarken, kaldırım taşı döşerken görürsün şaşırırsın. İşçinin emekçinin hakkının nasıl korunduğunu görürsün, emek sömürüsünün ne kadar aza inebildiğini görürsün.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2893" title="fakirlik-ve-haksizlik" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/fakirlik-ve-haksizlik.jpg" alt="" width="590" height="393" /></p>
<p>Hocana e-mail atarsın en geç bir güne cevap yazar, kendi öğrenci işlerin sana 39 gün geçer hala yazmaz, koskoca profesörlerin önünde el pençe divan durmak zorunda değilsindir &#8211; ismiyle hitap edip her daim konuşabilirsin onlarla &#8211; hani kendi ülkende boktan bir öğretim görevlisinin sana yaptığı egoyu havaları &#8211; yurt dışında sana dünyaca ünlü profesör yapmaz. Hocalar sabah seninle pedal çevirir, okula bisikletle gelir. Kimsenin makam arabası yoktur mesela, kimse imtiyazlı değildir çünkü, çünkü senin paranla kimse saltanat süremez buralarda. Ülkenin başbakanı bile karısıyla &#8211;normal vatandaş gibi&#8211; sıraya girip, bilet alıp, sinemaya gider burada. Türkiye&#8217;de belediye başkanı bile 400 milyarlık aracına binmekten çekinmez.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2894" title="makam-arabasi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/makam-arabasi.jpg" alt="" width="600" height="396" /></p>
<p>Müstakil evler yıkılıp yerine gökdelenler dikmezler mesela, lüks pek uzaktır sosyal yaşama, lüks sitelerden bir sokak arkaya geçtiğinde getto göremezsin, polisi kırk yılda bir görürsün sokaklarda, en fazla sarhoş öğrencileri toplayıp evlerine bırakmak için çıkmıştır, polisten korkmazsın &#8211; seni eve bırakacağız diyorlarsa bırakırlar, yolda dövüp ağzını burnunu kırmazlar içki içtin diye.</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/17744342" frameborder="0" width="500" height="281"></iframe></p>
<p>Güvende hissedersin, azınlık bile olsan, göçmen bile olsan devlete &#8211; okuluna güvenirsin. Sokaklar temizdir, insanlar önüne balgam fırlatmaz, bankalarda marketlerde kimse sıraya kaynak yapmaz, bir çoban olmadan bir güden olmadan insanlar sıraya girip birbirlerinin hakkına saygı duymayı bilirler, okulda özel güvenlik yoktur mesela, neden olmalı ki dersin, öğrenciyi öğrenciden mi koruyacak? Türkiye&#8217;de gözlerinin içine dik dik bakan piç niyetli güvenlikler gelir aklına, sinirlenirsin. İlkokullar bile yollara sokaklara açıktır, çevresinde dikenli tek yoktur, hem dışarıdan tehlike gelmez bilirler &#8211; hemde öğrenci okuldan kaçmaz bilirler. Öğrenci okuldan kaçmak istiyorsa, neden okulu sevmediğini öğrenmek yerine &#8211; onu dikenli tellerle durdurmaya çalışmak aptalcadır bilirler.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2895" title="okul-tel-orgu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/okul-tel-orgu.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Ne yazmakla biter, ne söylemekle. Gelirsin sabrın tükendiği yere. Yazının başında paylaşmış olduğum &#8220;<em><strong>Fetih 1453</strong></em>&#8221; filminin afişinin bulunduğu fotoğraf umarım şuan size daha anlamlı geliyordur. İstersen dünyaları yönet, Viyana değil Paris kapılarına dayan, Asya&#8217;dan Avrupa&#8217;ya kadar kılıcınla titret, benim için hala bu ülkede çöpten topladıklarıyla karınını doyuran vatandaşım varsa ben &#8220;<em><strong>anlı şanlı Osmanlı torunu</strong></em>&#8221; olmakla övünemem arkadaş.</p>
<p>Kısacası arkadaş, bir süre sonra sen &#8220;<em><strong>ayrı devlete çıkmak istersin</strong></em>&#8221; ve artık &#8220;<em><strong>sorgulamayanlar</strong></em>&#8221; seni &#8220;<em><strong>hain</strong></em>&#8221; olarak hatırlayacaktır.</p>
<p>Sevgiler, hain.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/ayri-devlete-cikmak-istiyorum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbol ve Çocuk</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/futbol-ve-cocuk</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/futbol-ve-cocuk#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 02:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar ve futbol]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluğum]]></category>
		<category><![CDATA[futbol holiganlığı]]></category>
		<category><![CDATA[serhat dündar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2805</guid>
		<description><![CDATA[Küçüklükten beri futboldan anlamadım, mahalle takımlarının hiç bir zaman favori oyuncusu da olamadım, genelde kaleye geçmem için teşvik edildim &#8211; hatta bir dönem bunu benimseyip, belki onda dikiş tuttururum diye bizimkilere kaleci eldiveni bile aldırtmışlığım var. Leş gibi kokuturdu ellerimi, &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/futbol-ve-cocuk">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçüklükten beri futboldan anlamadım, mahalle takımlarının hiç bir zaman favori oyuncusu da olamadım, genelde kaleye geçmem için teşvik edildim &#8211; hatta bir dönem bunu benimseyip, belki onda dikiş tuttururum diye bizimkilere kaleci eldiveni bile aldırtmışlığım var. Leş gibi kokuturdu ellerimi, ucuz &#8211; adi naylon eldiven. &#8220;Hadi oynayıversin&#8221; denilen oyuncuydum hep. Takımlardan biri eksik kalınca hatırlanan oyuncuydum. Dokuz aylık oynayacaksak sektirmeyi denemeden kaleye geçmişliğim çoktur &#8211; kendini kabullenme gibi. 6-7 yaşında bi dönem Trabzonspor&#8217;lu oldum, sebebini bilmiyorum. Ailede ne babam, ne dayılarım ne de başkası hiç kimse futboldan anlamaz genel olarak ama yine de o dönem Trabzonluydum. Gazetenin verdiği takım posteri de duvarımda asılı. Bi gün Trabzon önemli bi maçta kaybedince, postere &#8211; futbolcuların yüzlerine tükürüp indirmiştim aşağı.</p>
<p><img class="size-full wp-image-2806 alignnone" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="futbol-oynayan-cocuklar" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/futbol-oynayan-cocuklar.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Benim ilgi alanlarım daha farklıydı. Temizlik malzemelerinin arkalarını okur, &#8220;karıştırılmamaları&#8221;na dair uyarıları inceler ve onları karıştırırdım. Balkonda onlarca kez bomba yapmaya çalışmışlığım var. Çamaşır suyu ve tuz ruhunu plastik kola şişesinde karıştırıp &#8211; üzerine biraz cam sil sıkarak 5-10 dakika çalkalarsanız süper bi etkileşim olur mesela. O şişeyi sıcağa bırakın ve ne olduğunu kendiniz görün. <span id="more-2805"></span></p>
<div>
<p>Kimya&#8217;ya ilgim vardı, bunu net hatırlıyorum. Dedim ya çok uzun zaman bomba yapmak için çalıştım, sonra bir dönem uyuşturuculara sardım. Pek çok uyuşturucunun kimyasal olarak ne kadar da kolay elde edilebileceğini biliyorum mesela. Uyuşturucu yapmak istedim uzunca bir dönem çocukken. Aslında ben bi &#8220;neden?&#8221; çocuğuydum, futbol sevenlerden farklı olarak. Neden karıştırmamalıyız tuz ruhunu başka kimyasal maddelerle? Neden pilleri çöpe atmamalıyız? Neden oyuncakların üzerinde yaş sınırı vardır? Neden ve neden? Futbola ilgi duyan çocuğun &#8220;neden futbol oynamalıyız?&#8221; diye düşünerek bu eylemleri gerçekleştirdiğini sanmıyorum.</p>
<p>Bunun haricinde uzun dönem fizik ve elektroniğe ilgi duydum. Kendi kendime bilimsel bir şeyler keşfetme umudum çok oldu. Bana alınan oyuncakları 2.gününde paramparça edip içlerinde ne olduğunu görmek istedim hep. Sonu hüsran tabi ki. Motor, piller ve elektronik devreler. Ne yapılır ki bunlarla?</p>
<p>Bozuk elektronik aletleri biriktirip, söküp, takıp onlardan çalışan bir şey icat etmekle de çok zaman harcadım mesela. CD sürücümü parçalayıp onun motoruyla kendime fan yaptığımı hatırlıyorum. Bozuk kulaklıkların girişlerini, başka bir bozuk kulaklığın girişiyle değiştirerek onları bilgisayar uyumlu yaptığımı da. Çalışmıştı.</p>
<p>Değerli taşlar koleksiyonum vardı mesela, bilim çocuk okurdum ben. Duvarımda gezegenlerin haritası vardı, insan vücudunun kemikleri &#8211; kaslar, beynimiz nasıl çalışır gibi şeyleri okurdum.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da, tüm sevdiğim bu şeylerden nasıl kopmuş olabilirim, neden bunları unutmuş olabilirim diye? Türk eğitim sisteminde ki mesleki becerilere yönelik eksiklik olabilir bence sebep. Ben kimyayı çok severken beni &#8220;organik kimya&#8221; denilen ve ne olduklarını hala öğrenemediğim kovalent bağlarla, ekzotermik dönüşümlerle tanıştırdılar.</p>
<p>Sonra biyolojiyi severdim ben, değerli taşları biriktirir, hayvanların hayatlarını izlerdim. Okul bu ilgimi, bana oksijen ve karbondioksit döngüsünü ezberleterek karşıladı. Sevemedim. Zaten hocalarımı da hiç bir zaman sevemedim. Sonra fizik.. O konuya hiç girmek istemiyorum.</p>
<p>Şimdi yine düşünüyorum da, ben bu ilgi alanlarımla İsveç&#8217;te doğmuş bir çocuk olsaydım belki de şimdi çok daha mutlu olacaktım yaptığım işlerden veya çok daha başarılı biri bile olabilirdim. Elektrik teknisyeni, pek vasıfsız değil mi Türkiye&#8217;de? Kim ister ki çocuğu elektrik teknisyeni olsun? Doktor olsun ister, mühendis olsun ister. Yada kimyager. Kimya bölümlerine barajı geçen herkes neredeyse girebiliyor bugünlerde. İstemez kimse kimyager oğlum olsun. Ben elektrik tamircisi, teknisyeni falan olmak isterdim.</p>
<p>Gel de sosyalist kafayı sevme sonra. İsveç&#8217;te doğmuş olsaydım ilkokulda ağaç işleri, dikiş-nakış dersleri almak zorundaydım mesela. Hocanın dediğine göre, &#8220;<em><strong>sadece hayal güçleri gelişsin diye</strong></em>&#8221; zorunlu veriliyor bu dersler. Haa bir de çamurdan ve kilden ürün üretmek var. Bu hoşuma giderdi kesin. Veyahut fen bilimleri laboratuvarına her zaman girebilme imkanım olurdu, öğretmenlerim &#8220;aman kırılır, aman bozulur&#8221; diye korkmazdı oradan. O insan vücudu iskeleti hiç bir zaman bir cam dolabın içinde kilitli olmazdı, balkonda karıştırmak yerine belki orada &#8211; deney tüpünde karıştırabilirdim kimyasalları. Çok daha erken yaşta alan seçip tüm bunlarla gerçek anlamda daha erken tanışabilirdim. Mikroskopta bir kere gördüğüm soğan zarının şeklini hala hatırlıyorum mesela, yolda görsem tanırım.</p>
<p>Ama olmadı. LGS&#8217;ye çalıştım, ezberledim, liseye girdim, ÖSS&#8217;ye çalıştım, ezberledim, kazanamadım, dershaneye gittim, ezberledim, kazandım, üniversite gittim, ezberledim, ders geçtim. Olmamış yani.</p>
<p>Resme hiç ilgim olmadı. Müziğe de olmadı aslında fakat çocukluğumda çok müzik dinlediğimi bilirim. Kafamda kocaman kulaklıklar teybin yanında az takılmadım. En sevdiğim ise Yonja Evcimik ve Mehter Marşları. Belki o müzik ilgim teypten kaynaklanıyor olabilir, yine elektroniğe bağlıyorum.</p>
<p><img class=" wp-image-2821 alignnone" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="digital-kid" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/digital-kid.jpg" alt="" width="277" height="305" /></p>
<p>Futbola dönelim. Galatasaray UEFA kupasını kazandığı dönemler ben Galatasaray&#8217;lı oldum o dönem ki pek çok çocuk gibi. Milli duyguların önemli olduğu bir ailede, eğer illa ki bir takım tutacaksan millete en iyi hizmet edeni tutmak gerekirdi. O dönem öyleydi, bende öyleydim. Forma bile almışlığım var o yaşlarda. Galatasaray dergisine uzunca bir dönem para yatırdım. En çokta içinden çıkan posterler için, onları odama asıyordum &#8211; bilim çocuk posterlerinin yanına. Futbolcu kartları falan biriktirdim, o kartlarla aldığım bi boncuklu tüfek bile var, sonra o bozuk çıktı-bozuldu bende kart biriktirmekten yıldım. Bilgisayarım olunca bir süre çok sıkı CM 2004 oynadım &#8211; bütün futbolcuların kaç boyunu kilosunu bile ezbere biliyordum. Ama hiç bir zaman futbol oynamayı sevmedim, beceremedim de.</p>
<p>Bilgisayarım olduğu dönemlerde biz Samsun&#8217;da, babam Mardin&#8217;deydi. Gelirken bana &#8220;eğitim&#8221; setleri getirirdi. Lokomotif vardır, bilmiyorum duyanınız bileniniz var mı ama onun bi &#8220;genç gezginin dünya turu&#8221; seti vardı, sonra ülkelerin tarihini anlatan bi set vardı, hayvanları anlatan yine interaktif cd&#8217;lerim oldu. Onlarla çok zaman geçirdim. Teşekkürler baba diyorum, çok doğru yapmışsın.</p>
<p><img class="alignleft  wp-image-2817" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="genc-gezginin-dunya-turu" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/genc-gezginin-dunya-turu.jpg" alt="" width="643" height="479" /></p>
<p>Ben o internetin çevirmeli ağdan arı sesiyle vızz vızz bağlandığı günleri, kara kutu atariyi, atari kasetlerini hepsini sevmiştim. Atari oynama sırası ve kavgası diye bir şey vardı evde. Kardeşim yok, annem babam ve benim aramda bu kavga. &#8220;Save&#8221; özelliği olmadığı için nice geceler televizyonu açık bırakıp yatmışızdır. Sonra sabaha kadar o atari ve televizyon kapanmasın, elektrik gitmesin diye ummaktan başka yapabilecek hiç bir şey yok.</p>
<p>Ondan öncesi, ben okuma bilmezken de okurdum. Şirinler dergisini anneme bin kere baştan baştan okuturdum. Sonra da ezbere hepsini bilir, başka şeylerde okuturdum. Zaten okumayı da hemen söktüm, cin aliler &#8211; sobalı evler, güzel günlerdi bunlar. İlk olarak okuduğum &#8220;gerçek&#8221; yazı ise Show TV&#8217;nin RTÜK tarafından kapatıldığı zaman ekranından geçen o yazılar olduğunu yine çok net hatırlıyorum. Show TV&#8217;nin kırmızı noktalı yayın yaptığı günler.</p>
<p>İnternetin o vızz vızz bağlantıdığı 56K günlerinde mynet chat odaları ve ICQ vardı. Hatta ve hatta #zurna vardı. İnternet üzerinden konuştuğum ve hoşlandığım ilk kızla ise Harry Potter sitesinin sohbet şeysinde tanışmıştık. Sene 2000-2001. Bunu neden mi anlattım, internetle nasıl tanıştım ona gelmek için.</p>
<p>Bu chat odalarında bazı insanların nickleri renkliydi ve ben bunu bi türlü yapamıyordum. Yöneticilere özelden pek çok defa sormama rağmen, o dönem için büyük bir fark ve havalı olma göstergesi olan renkli nick sahibi olamamıştım. AltaVista&#8217;yı hatırlayanınız var mı bilmem ama, özetle o dönemin Google&#8217;ıydı. AltaVista üzerinden nickleri renkli yapma hakkında bir sürü araştırma yaptım, bir sürü şey okudum. Gel gelelim ki olmadı.</p>
<p>Bana ilk bilgisayar alındığı günler, bilgisayarlar dolar ile satılır, 2000 dolardan aşağı bilgisayar alınmazdı, Windows 95 süper bişeydi ve 3dFX kartlar zenginler içindi. CD lükstü, veriler genelde disketlerde tanışır &#8211; o disketler evlat gibi korunurdu.</p>
<p>Çok iyi hatırlıyorum, ilk erotik ve pornoyla tanışmam da böyledir. Oğuz diye bi çocuktan disket içinde 10 tane erotik resim almıştım gizlice. Zaten video&#8217;yu nasıl bulacaksın, mümkün mü hiç? Sadece resim. Bi çıplak hatun koltuğa uzanmış, ayaklarında dizine kadar çekilmiş çoraplar çıplak duruyordu, herhalde ilk gördüğüm çıplak kadın resmi. Daha sonra 1 kutu kola parası karşılığında kuzenim 5 dakika porno CD izletmişti bana. Tek hatırladığım olayın oldukça karanlık bi mekanda geçtiği.</p>
<p>Bilgisayar geldiği zamandan yine kuzenden aldığım Tekken oyununu yükleyemediğim için sinir krizlerine girmiştim. Sonra ne olduysa CIH geldi, o dönemler dünyayı sarsan çernobil virüsü, bilgisayar bozuldu, binlerce dolar boşa gitti, bi bilgisayar parası kadar masraf çıktı. Sonra baya bi süre bilgisayarı açmaya korktum, kimseye de açtırmadım. CIH virüsü benim bilişim güvenliği, daha normal ağızla &#8220;hacking&#8221; üzerine yoğunlaşmam da büyük önem taşır. Bi dönem uzunca zamanımı buna ayırmıştım. &#8220;Geek&#8221;ler için, dileyene zone-h&#8217;ta paylaştığım exploit sayısının 100&#8242;den fazla olduğunu söyleyebilirim, diğer insanlar bu kısmı es geçebilir.</p>
<p>Şu futbol konusuyla neden başladım ve çocukluğuma nereden girdik onu da netleştirip bu yazıyı bitirelim. İyi seyirler. Futbol ve çocuk.</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/PFeLj4VypU8?rel=0" frameborder="0" width="560" height="315"></iframe></p>
<p>Video&#8217;nun dili Sabah Gazetesi&#8217;nde yazdığı üzere İspanyolca değildir, bizzat İspanyol arkadaşlarıma onaylattım hatta, &#8220;L&#8217;equip Petit&#8221; diye İspanyolca mı olur lan? Yapı olarak Fransızca&#8217;ya benzerliği ve şive olarak kısmen İspanyolca&#8217;ya benzerliği ile bu dilin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Katalanca" target="_blank">Katalanca</a> olduğunu söylemek isterim. Türkçe alt yazılı izlemek isteyenler şuradan izleyebilir:</p>
<p>&#8220;<a href="http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/kucuk-futbolculardan-buyuk-mesaj">http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/kucuk-futbolculardan-buyuk-mesaj</a>&#8221;</p>
<p>Sevgiler.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/futbol-ve-cocuk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkes için kısaca Türk tarihi</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/herkes-icin-kisaca-turk-tarihi</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/herkes-icin-kisaca-turk-tarihi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 19:30:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hunlar ve attila]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklular ve türkler]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin anadoluya gelişi]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin ataları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2782</guid>
		<description><![CDATA[Mümkün mertebe özet geçerek, kısaca anlatmaya çalıştığım Türk tarihibi bulacaksınız bu yazıda. Bu yazı okumayı sevmeyen tembel gençlik için özetin özeti niteliğinde ve hikayeleştirerek &#8211; sohbetleştirerek yazılmıştır. Yıllardan 1, yani bugün kullandığımız Gregoryen takviminin ilk yılı. Dünya tarihinin en önemli &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/herkes-icin-kisaca-turk-tarihi">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mümkün mertebe özet geçerek, kısaca anlatmaya çalıştığım Türk tarihibi bulacaksınız bu yazıda. Bu yazı okumayı sevmeyen tembel gençlik için özetin özeti niteliğinde ve hikayeleştirerek &#8211; sohbetleştirerek yazılmıştır.</p>
<p>Yıllardan 1, yani bugün kullandığımız <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gregoryen_takvim" target="_blank">Gregoryen</a> takviminin ilk yılı. Dünya tarihinin en önemli insanlarından biri olan Jül Sezar&#8217;ın <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/J%C3%BClyen_takvimi" target="_blank">Jülyen takvimi</a>ne 10 gün daha eklenmesiyle oluşturulmuş ve bugüne kadar hata oranı en düşük olan takvimin ilk yılı.</p>
<p>Türkler o tarihe kadar Orta Asya&#8217;da çok ünlü bir dönem yaşamış, Çinlilere kan kusturmuş, hala uzaydan görünen en büyük insan yapıtının sebebi olmuş, Keltler, Cermenler ve Büyük Roma İmparatorluğu Batı&#8217;da en parlak günlerini yaşamakta &#8211; ve Türkler ile hala net bir etkileşim yaşamamışlar. Türkler devamlı bölünüyor, birleşiyor, savaşıyor, taht kavgalarıyla ve fetihlerle günlerini geçiriyor iken Avrupa toprakları çok daha stabil sınırlarla yoluna devam ediyor.</p>
<p><img class=" wp-image-2785 alignnone" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="cengiz-han2" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/cengiz-han2.png" alt="" width="672" height="288" /></p>
<p>Velhasıl kelam, bu durumlar 200&#8242;lü yıllara kadar böyle böyle devam ediyor. Tabi bizim dedeler yukarıda Cengiz Han&#8217;ın yaptığı gibi Avrupa&#8217;ya ince ince bakışlar atıyorlar. Bugün Türkiye topraklarında yaşayan ve &#8220;Türk&#8221; dediğimiz halk hala tam anlamıyla piyasada yok gibi. O tarihlerde hangisi milletler tam anlamıyla bizim dedelerimiz? Bilemiyoruz. 200&#8242;lü yıllarda İrani halklardan biri olan Sarmatlar &#8211; Hunların kendilerini devamlı olarak Batıya doğru ittirmesinden dolayı Avrupalılarla ilk teması (kısmen) yapıyor ve Gotlar</p>
<p><span id="more-2782"></span>ve Ön-Islavlar dediğimiz halklarla komşu oluveriyor. Çok uzun değil &#8211; bir yüzyıl içerisinde bu halk Avrupa içinde eriyip gidiyor. Bi yandan Hunların baskısı &#8211; diğer yandan topraklarını korumak isteyen Cermen kardeşlerimiz bu halkı yutuyor.</p>
<p>400 yılı Avrupa&#8217;nın Türkler ile en ciddi şekilde tanıştığı yıl oluyor. Hunlar bakıyor ki bu Orta-Asya bize dar. Habire dövüşüp savaşıp aynı toprakları el değiştirip duruyoruz diyor ve gözünü Avrupa&#8217;ya dikiyor. Uldin, Roa ve diğer atalarımız Avrupa&#8217;ya deneme sürüşleri düzenliyor. Roma o dönemlerde pek uslu bi devlet, zaten yıllardır stabil olan toprakları da var, pek bir direniş göstermiyorlar. Balkanlar ve Anadolu Doğu&#8217;dan gelen bu halk yüzünden sıkışıyor, itiliyorlar ve meşhur <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kavimler_G%C3%B6%C3%A7%C3%BC" target="_blank">Kavimler Göçü</a>&#8216;nün zemini hazırlanıyor.</p>
<p><img class="alignleft  wp-image-2790" style="border-style: initial; border-color: initial; border-image: initial; border-width: 0px;" title="Hunnen" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/02/Hunnen.jpg" alt="" width="680" height="442" /></p>
<p>Attila tahta geçtikten sonra Roma&#8217;ya doğru yürüyor da yürüyor. Her seferinde yenilen Roma, etme Attila gel anlaşalım diyerek vergilerle ve kaptırdıkları bir kısım toprak ve kalelerle durumu yürütmeye çalışıyor. Lakin Avrupalı vergisini ödemiyor ve Attila bir daha bir daha Roma&#8217;ya doğru yürüyor. Her seferinde aynı hikaye. Anlaşmalar ve vergi cezaları böyle uzayıp gidiyor. Bugün Karadeniz&#8217;in Kuzeyinde yaşayan pek çok halkın soyu, Macarlar ve bir kısım Doğu Avrupa ırkları bu seferler sonucunda Hun soyundan gelmekte. Attila her seferinde biraz daha parça koparıyor Avrupa&#8217;dan.</p>
<p>451 yılında Avrupa&#8217;nın<strong> tamamı</strong> Hunların kontrolü altına girmesine rağmen, 500 yılında bundan eser kalmıyor. Sonuç, bugün ki Avrupa topraklarının ve halklarının kaderi değişiyor, Roma bölünüyor, ırklar karışıyor ve tarih baştan yazılıyor.</p>
<p>Attila öldükten sonra zora düşen Hun İmparatorluğu, son veliaht İrnek&#8217;in Doğu&#8217;ya çekilip bugün ki Bulgarların atası olmak üzere o bölgede karışmasıyla bir dönem daha kapanıyor.</p>
<p>500&#8242;den 700&#8242;e kadar Karadeniz&#8217;in kuzeyi ve Doğu Avrupa&#8217;da onlarca devlet-koloni kuruluyor-yıkılıyor yeni düzenler ortaya çıkıyor. 700 ve 800&#8242;lü yıllarda Avrupa bu sefer Hun şokunu atlatamamışken birde Güney&#8217;de Emevi ve Abbasi&#8217;lerin gelmesiyle ikinci şoku yaşıyor. Emeviler bugün ki İspanya topraklarını zapt edip bir anda Frenklerle (Fransızlar) komşu olunca Avrupayı yine bir panik havası kaplıyor.</p>
<p>900-1000 yıllardında, o sıralar Avrupa bir yandan Hazar Hanlığı, bir yandan Emeviler, bir yandan ise Peçenekler ile uğraşmaktayken Doğu&#8217;dan dört nala gelen Gazneliler, Oğuzlar ve Selçuklular çoktan Doğu Roma&#8217;ya yani Anadolu topraklarına gözlerini dikmişti.</p>
<p>1055 yılı Doğu Roma İmparatorluğu&#8217;nun tezeği avuçladığı anlardan biri. İstanbul aslında 1453&#8242;te değil o günlerden feth edileceği belli bir yer oluyor. Doğu Roma başını kaldırıyor &#8211; kuzeye bakıyor, Peçenekler ve Hazarlar, aşağı bakıyor Arap Boyları ve Fatimiler, Doğu&#8217;ya bakıyor Selçuklu İmparatorluğu. 4 yanı Orta Asya&#8217;dan gelen &#8220;Türk&#8221;lerle dolu olan Roma Batıdan medet umuyor ama ne fayda.. Batı Avrupa zaten karışıklık içinde, savaşlardan yorgun düşmüş &#8211; hala Kavimler göçünün şokundalar ve toprak sınırlarını çizmekle uğraşıyorlar.</p>
<p>1000-1200 yılları arasında Türkler (Selçuklular) bu karışık ortamda ufak ufak Anadoluyu kendilerine yurt ediniyorlar. Bu işler öyle kolay değil tabi, ortalık çok karışık :) Moğollar&#8217;ın 1200-1300 yılları arasında Türklerin canını baya sıktığını söylemesek olmaz. 1400&#8242;lü yıllarda ise Timur belasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Timur biz Türklere çok çektiriyor, Ankara savaşında Yıldırım Beyazid&#8217;i esir düşürüyor. Beyazid ve Timur ilişkisi uzun-uzun okunmalıdır, o dönemle ilgili pek çok rivayet ve hikaye bulunmaktadır. Timur&#8217;un barbarlığı, acımasızlığı ve psikopatlığı tüm tarih kaynaklarınca neredeyse kabul görür. Beyazid&#8217;in nikahlı karısını ulu-orta uygunsuz şekilde dans etmek zorunda bıraktığı söylenir ve daha sonra Kanuni&#8217;ye kadar Osmanlı&#8217;da hiç resmi nikah olmayışına da bu sebep gösterilir.</p>
<p>Günler böyle geçerken, Anadolu&#8217;da Türklerin yurt edinme çabaları, beyliklerin kurulması ve kendi aralarında savaşları derken Osmanlı Devletini kuruyoruz.</p>
<p>Gerisini pek çoğunuz bilmekte olup, müsait bir zamanda &#8220;Herkes için kısaca Osmanlı tarihi&#8221; isimli bir yazıda görüşmek üzere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/herkes-icin-kisaca-turk-tarihi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsveç &#8211; Stockholm</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/isvec-stockholm</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/isvec-stockholm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 01:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezilecek görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm nerede]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm otel ve hosteller]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[stockholme nasıl gidilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2668</guid>
		<description><![CDATA[Sanırım bu yazı yazmaktan en çok keyif alacağım yazılardan biri olacak. Herhalde 1 bu yazı olur, 2 ise Kopenhag hakkında yazacağım yazı olur. Stockholm İsveç&#8217;in en büyük şehri ve başkentidir. Bunun yanında İsveç&#8217;in kalbidir, ruhudur. Türkiye için İstanbul neyse, İsveç için de &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/isvec-stockholm">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım bu yazı yazmaktan en çok keyif alacağım yazılardan biri olacak. Herhalde 1 bu yazı olur, 2 ise Kopenhag hakkında yazacağım yazı olur.</p>
<p>Stockholm İsveç&#8217;in en büyük şehri ve başkentidir. Bunun yanında İsveç&#8217;in kalbidir, ruhudur. Türkiye için İstanbul neyse, İsveç için de Stockholm o&#8217;dur. İsveç&#8217;in %21&#8242;i burada yaşar, bir çok endüstriyel kurum, fabrika, şirket burada bulunur. Dünya çapında ünlü Ericsson, SEB, Swedbank, Nordea, IBM, Securitas, Sodexho gibi markaların burada merkezleri bulunur.</p>
<p>Şehrin her bir yanı adalar ve ufak kara parçaları ile kaplıdır. Yaklaşık 14 tane büyük (kısmen) ada olduğu söyleniyor, daha bende gezmediğim için adalar hakkında bir şey diyemeyeceğim. Henüz Stockholm&#8217;ü 1 kez gezme fırsatım oldu, yakın bir zamanda tekrar gideceğim &#8211; o zaman adaları da tamamlamış olurum sanıyorum.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2669" title="isvec-stockholm" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/isvec-stockholm.jpg" alt="" width="550" height="367" /></p>
<p>Nüfus yapısı itibariyle Stockholm oldukça karışık. 70 milletten insan bulmak mümkün, bir Türk olarak burada çok kolay Türk&#8217;lerle karşılaşabilirsiniz. Gerçi burada ki Türklerin çoğunluğu gurur duymanıza değil, utanç duymanıza sebep olacak türden.</p>
<p><span id="more-2668"></span></p>
<h2>Stockholm&#8217;e Nasıl Gidilir?</h2>
<p><strong>Arabayla:</strong> Meşhur E4 yolunu takip etmeniz yeterlidir. Stockholm içerisinde bir çok yol ayrıca ücrete tabidir &#8211; belirtmekte fayda var. Bu ücretlendirme yalnızca trafiğin yoğun olduğu saatlerde, trafik ölçer cihazlarla otomatik olarak yapılıyor.</p>
<p><strong>Trenle:</strong> İsveç-Danimarka ve Norveç&#8217;ten SJ tren yollarını kullanarak Stockholm C&#8217;ye gitmeniz gerekiyor.</p>
<p><strong>Uçakla:</strong> Türkiye&#8217;den Pegasus ve THY uçuşları var. Her ikisi de hava alanında 5 no&#8217;lu kapıdan bineceğiniz-ineceğiniz uçuşlar. Bahsettiğim hava-alanı Arlanda, aynı zamanda Stockholm&#8217;e en yakın hava alanı. Skavsta baya bi uzak &#8211; tercih etmenizi önermem. Arlanda-Stockholm arası yaklaşık 30-40km. Stockholm uçak biletleri genel olarak 250TL&#8217;den başlar, daha önceden alırsınız-kampanya vardır vs. onu bilemem.</p>
<p><strong>Gemiyle:</strong> Riga, Tallin ve Helsinki&#8217;den feribotlarla Stockholm&#8217;e ulaşabilirsiniz. Baltık denizi üzerinde ki bu yolculuk yaklaşık 16-18 saat sürer.</p>
<h2>Stockholm&#8217;de Nerede Kalınır?</h2>
<p>Bu sorunun cevabı sizin turizm anlayışınıza bağlı aslında. Genelde turlarla gezmeyi tercih eden, işinden gücünden emekli olmuş, biraz cebinde para olan turist misiniz, yoksa bi sırt çantasıyla yola koyulan, rehber-tur, ünlü yemek ve içecekler gibi şeylere para vermek istemeyen, otel beklentisi bi yatak olsun yeter anlayışında olan turist mi?</p>
<p>Ben ikinci gruptayım. Buna İngilizce&#8217;de &#8220;backpacker&#8221; deniyor. İlk grupta olan ziyaretçilere bi önerim yok, çünkü o otellerde hiç kalmadım. Backpacker&#8217;ların değişmez adresi hostelworld&#8217;den otelleri inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Hostel&#8217;lerde, dormitory (6-8 kişi bir odada &#8211; yurt aynı)  odalar ortalama gecelik 40TL&#8217;den başlıyor. Ben gittiğimde InterHostel Otel&#8217;de kalmıştım. Ortam gayet güzeldi, genellikle Rus&#8217;ların tercih ettiği bi otel &#8211; çünkü sahipleri Rus. Üst katta hatunlar biralarını açmış bornozlarıyla oturuyor falan, biri duşa giriyor, biri odada tepişiyor &#8211; o şekil rahat ortamlar. Youth hostel&#8217;ler zaten genel olarak böyle.</p>
<h2>Stockholm&#8217;de Yaşam</h2>
<p>Stockholm&#8217;de yaşam ve turizm, İskandinavya dışından gelenlere biraz pahalı gelebilir. Dünyanın en pahalı şehirlerinde İstanbul daha önler de gelmekte fakat o anketlere aldanmayın, onlar o şehirde yaşayanların gelir düzeylerine göre değerlendiriliyor. Türkiye&#8217;de kazandığınız para, İsveç&#8217;e geldiğinizde 3 kuruştan farksız oluyor.</p>
<p>Örnek vermek gerekirse 1 paket marlboro 13TL, ortalama bir akşam yemeği 25TL, McDonalds&#8217;ta BigMac 17TL, yarım litrelik bir şişe su 6TL. Bu fiyatlar size çok pahalı gelmiş olabilir fakat İsveç şartlarında gayet &#8220;normal&#8221; fiyatları yazdım. Turistik yerlerde yiyip içerseniz bu fiyatları 2&#8242;yle çarpınız :) Bilmeyenler için, İsveç ve dolayısıyla Stockholm&#8217;ün para birimi SEK yani İsveç Kronu&#8217;dur.</p>
<p>Stockholm şu ana kadar gördüğüm şehirler arasında bence en yaşanabilir olanı. Havası temiz, suyu temiz, insanları saygılı, suç oranları düşük, trafik stresi yok, genel olarak stres zaten yok, mimarisi güzel, ulaşım düzenli, gece hayatı hızlı (diğer İsveç şehirlerine göre) vs.</p>
<h2>Stockholm Hava Durumu</h2>
<p>İsveç denildiğinde insanlar genelde kutupları falan hayal ediyor. Yok arkadaş öyle bir şey. İsveç&#8217;in de baharda ve yaz aylarında çok sıcak &#8211; güneşli güzel günleri var. Kışında öyle abartıldığı kadar müthiş bir soğuk ben görmedim. Yani şöyle diyeyim, Türkiye&#8217;de bu sene Erzurum -25&#8242;leri gördüyse, bundan kötüsünü hayal etmeyin. Hani ne kadar soğuktur? Anca olsa olsa bi Erzurum veya Kars kadar soğuk olur. Hatta o kadar bile olmuyor, işte Ocak ayının 12&#8242;si:</p>
<p><img class="size-full wp-image-2721 alignnone" title="erzurum-isvec" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/erzurum-isvec.jpg" alt="" width="162" height="162" /></p>
<p>Yaz aylarında gelecekseniz kalın kalın şeyler alıp hamallık etmeyin. Haziran&#8217;ın ortasından sonra Ağustos, Eylül&#8217;e kadar tişörtlerle gezebilirsiniz.</p>
<p>Dev hizmetlerime devam edip buraya canlı hava-durumu şeysi ekliyorum, buyrun:</p>
<p><!-- Yahoo! Weather Badge --><iframe src="http://weather.yahoo.com/badge/?id=906057&amp;u=c&amp;t=trans&amp;l=horizontal" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="278px" height="155px"></iframe></p>
<p><noscript>&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;a href=&#8221;http://weather.yahoo.com/sweden/stockholm/stockholm-906057/&#8221;&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;Stockholm Weather&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;/a&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt; from &amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;a href=&#8221;http://weather.yahoo.com&#8221;&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;Yahoo! Weather&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;/a&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;</noscript></p>
<h2>Stockholm Gezilecek &#8211; Görülecek Yerler</h2>
<p>Stockholm için bence en azından 3-4 gün ayırın. Hem gezerken canınız çıkmaz, hemde daha doya doya gezmiş olursunuz. 1 ve 2 gün kesinlikle yetmiyor.</p>
<p>Stockholm gezisini şöyle parçalara ayırabiliriz;</p>
<ul>
<li>Müzeler, kültürel aktiviteler ve saraylar =&gt; Gamla Stan, Skepssholmen, Djurgarden</li>
<li>Şehir Gezisi =&gt; Östermalm, Norrmalm, Vasastan</li>
<li>Alış-veriş, Kafe-bar, Şehir gezisi =&gt; Södermalm</li>
</ul>
<p>Aşağıda ki Stockholm şehir haritası üzerinde göstermeye çalıştım:</p>
<p><img class=" wp-image-2724 alignnone" title="stockholm-haritasi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/stockholm-haritasi.jpg" alt="" width="660" height="414" /></p>
<p>Tavsiyem ilk gününüzü Gamla Stan, Skepssholmen ve Djurgarden&#8217;e ayırmanız. Bu 3 yeri de yürüyerek gezebilirsiniz. Ama size tavsiyem Stockholm Kart almanız, bu kart sayesinde müzelere, toplu taşıma araçlarına vs. teker teker para vermekten kurtulursunuz. Eğer müze gezecekseniz sizi baya masraftan kurtaracaktır.</p>
<ul>
<li>İsveç Parlamentosu ve tam karşısında İsveç Kraliyet Sarayı. Bunlar oldukça çok vaktinizi alacak çünkü sarayın bir sürü bölümü var ve içlerinde görülmeye değer yüzlerce şey var. Sarayda yaklaşık 4-5 saat harcadığımızı hatırlıyorum.</li>
<li>Aynı şekilde Belediye Mec<a href="http://www.visitstockholm.com/en/To-Do/Attractions/the-city-hall/145" target="_blank">l</a>isi&#8217;de görülmesi gereken yerlerden.</li>
<li>Nobel müzesi. Bu müzeden çok bir şey beklemeyin, saraydan sonra hayal kırıklığı olabilir ama yine de girip gezmenizi öneririm.</li>
<li>Nobel müzesinin çok yakınında Stockholm Katedrali ve Alman Kilisesi var, onlara da uğrayınız. Eğer giriş ücreti istenirse dua etmek için giriyoruz diyerek para vermeyin :)</li>
<li>Gamla Stan içerisinde ara sokaklarda gezinin, bir çok hediyelik eşya dükkanı bulabilirsiniz. İrili ufaklı pek çok müze de yine bu ara sokaklara yayılmış durumda.</li>
</ul>
<h3>Sanat meraklıları:</h3>
<ul>
<li>Royal Swedish Opera kesinlikle ziyaret etmeniz gereken yerlerden.</li>
<li>National Museum yine ilginizi çekecektir. Bir çok resim-heykel bulunuyor.</li>
<li>Skeppsholmen&#8217;de yan yana &#8220;mimari müzesi&#8221; ve &#8220;modern müze&#8221; bulunuyor.</li>
<li>Nordiska Museet içinde İskandinav modasına ait pek çok şeyi bulabilirsiniz.</li>
<li>Stockholm&#8217;ün her bir köşesinde tiyatro bulmak mümkün, eğer izlemeyi seviyorsanız.</li>
<li>Fotoğrafçılık meraklıları Fotografiska&#8217;yı ziyaret etmeli.</li>
<li>Stockholm metro durakları, bir çok sanatçı tarafından düzenlendi-boyandı.</li>
</ul>
<p>Djurgarden çok büyük bir park, içerisinde Skansen isminde bir bölge de bulunuyor. Skansen bir açık hava müzesi ve Djurgarden için de ayrı bir alan &#8211; giriş ücretli. Skansen içerisinde bir çok müze bulabilirsiniz, ayrıca bir hayvanat bahçesi de bulunuyor. Viking gemisi olan Vasa&#8217;nın sergilendiği Vasa Museet yine burada bulunuyor, en çok turist çeken müzelerden biri de bu. Diğer muadilleri ise Kopenhag ve Oslo&#8217;da.</p>
<h3>Alış-veriş meraklıları:</h3>
<p>Norrmalm ve Östermalm&#8217;e 1 tam gün ayırmanızı öneririm. Pek çok alış-veriş merkezi ve dükkan var. Bunlardan en ünlüleri Åhlens.</p>
<p>Ayrıca sadece alış-veriş için değil, yeni şehirin pek çok yerini görmek için de yine Norrmalm&#8217;de gezmenizi öneririm. Östermalm bu kadar popüler ve canlı değil.</p>
<p>Södermalm yine Stockholm&#8217;ün en canlı yerlerinden. Buraya da 1 gün ayırarak uzun uzun gezebilirsiniz. Yine Södermalm&#8217;de pek çok alış-veriş merkezi, kafeler, barlar ve oteller bulunuyor.</p>
<p>Son olarak söylemessek olmaz. Stockholm bot turuna katılın ki şehri bir de denizden görme fırsatınız olsun.</p>
<p><object width="600" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696522190166418433%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="600" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696522190166418433%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></p>
<p>Ben ek olarak, şehir dışında bulunan Hammarbyhammen ve Huddinge&#8217;yi de gezmiştim bir ziyaret vesilesiyle :) Oralarda bir şey yok, siz saydığım gibi gezerseniz 3 günde Stockholm&#8217;ün altını üstüne getirmiş olursunuz zaten.</p>
<p><strong>Yola çıkmadan önce detaylıca inceleyin:</strong></p>
<p><a href="http://www.visitstockholm.com/en/">http://www.visitstockholm.com/en/</a></p>
<p><a href="http://www.stockholm.com/">http://www.stockholm.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/isvec-stockholm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi Milletler Aslında Türk?</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/hangi-milletler-aslinda-turk</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/hangi-milletler-aslinda-turk#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 14:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hangi milletler türktür]]></category>
		<category><![CDATA[isveçlilerin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin ataları]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[türklerin orta asyadan gelişi]]></category>
		<category><![CDATA[vikingler kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2670</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır bu konu hakkında yazayım diyorum fakat bir türlü fırsat olmadı. Hazır yavaş yavaş gezilerden aklımda kalanları siteye aktarmaya başlamışken, sıra Stockholm&#8217;e geldi. Şehrin nüfusunu, demografik yapısını anlatan bir kaç not yazmazsam da olmazdı. E bunu yazmak için de &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/hangi-milletler-aslinda-turk">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır bu konu hakkında yazayım diyorum fakat bir türlü fırsat olmadı. Hazır yavaş yavaş gezilerden aklımda kalanları siteye aktarmaya başlamışken, sıra Stockholm&#8217;e geldi. Şehrin nüfusunu, demografik yapısını anlatan bir kaç not yazmazsam da olmazdı. E bunu yazmak için de şehirde ki Türklerden bahsetmek lazımdı. Ama Türkler ve İsveç ilişkilerine çat diye öyle 1900&#8242;lerden başlayamazdım da.. Biraz da konudan haberdar biri olduğum için buradan iyi malzeme çıkacağından emindim :)</p>
<p>ve tüm bunlar sonucunda bu yazıya sonunda başlayabildim.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2673" title="turklerin-dunyaya-yayilmasi" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/turklerin-dunyaya-yayilmasi.jpg" alt="" width="604" height="352" /></p>
<p>Türklerin soyu Orta Asya&#8217;dan mı gelmiştir? Bugün hangi milletler aslında Türk&#8217;tür? Anadolu&#8217;ya nasıl yayıldık? Türklerin tarihi kaç yıllık? İlk insan Türk müydü? Hz.Muhammed Türk müydü?</p>
<p>Neden diyorsunuz değil mi? Bende diyorum aynısını. Merak etmeyin hepsine kısaca değineceğim.</p>
<p>Ama öncelikle İnternet&#8217;te bi ön araştırma yaptım, insanlar neler aratmış, popüler aramalar neler &#8211; arama önerilerine giren kelimeler neymiş bi bakayım dedim.</p>
<p><span id="more-2670"></span></p>
<p><object width="400" height="267" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696396444600998977%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="400" height="267" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;captions=1&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696396444600998977%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></p>
<p>İnsanlar bunları aramış, üzerine sayfalar dolusu konuşmuş-tartışmış ama biri de çıkıp &#8220;aga bu nedir?&#8221; dememiş. Hani Moğol&#8217;u, Truvalılar&#8217;ı, Sümerleri Türk yapma gayretini bi nebze anlarım ama &#8220;<strong>Ufolar Türk mü?</strong>&#8221; nedir aga?</p>
<h2>Neden?</h2>
<p>Merak ettiğim tek şey bu. Neden?</p>
<p>Ezik misiniz siz? Kompleksleriniz mi var? Dünyada ki her milletin aslında Türk olduğunu duyup rahatlamak mı istiyorsunuz? Yada ne diyeceksiniz yani böyle olsa? Tüm dünyanın &#8220;anasını zitmişiz bee&#8221; mi olacak?</p>
<p>Gerçi ben bu kafayı anlıyorum. Bu kafa, &#8220;biz Viyana&#8217;nın kapılarına dayandık beee&#8221; kafasıyla aynı kafa. Dayandın da ne oldu? &#8220;Anlı şanlı Osmanlı torunuyuz biz bee&#8221; sesleri duyuyorum şuan. Sen devam et güzel gözlüm, ben anlı-şanlı Osmanlı torunu değilim.</p>
<p>Ayrıca aptal mısın sen? Kızılderililer&#8217;in Türk olma olasılığı var mı sence? Bilimsel olarak mümkün mü? Veya İsveçlilerin? Yani sen böyle bir şeye ihtimal veriyorsan Nord&#8217;lar hakkında hiç birşey bilmiyorsun demektir. Nordic kültür hakkında bir şeyler okuyup yazmanı, adamların dragonlara dayanan efsanelerini incelemeni, İzlanda Saga&#8217;larını bir araştırmanı öneririm. Ulan hepsini geçtim, bi aynanın karşına geç bir bak, İsveç&#8217;liye benzer 1 tane özelliğin var mı?</p>
<ul>
<li>&#8220;Ama ben küçükken sarışın mışım&#8221;.</li>
<li>Bende götümden ateş çıkartıyormuşum, ejdarhaymışım zaten amnk.</li>
</ul>
<p>Hepsini geçtim &#8220;filoloji&#8221; bilgin de yok senin. Hangi diller hangi ailelerden gelir, dil kökenleri nelerdir vs. bunlar hakkında yine boş bir kutusun demek ki.</p>
<p>Dünyada ki pek çok milletten insanla tanışıp &#8211; oturup konuşma fırsatım oldu. Dünyada hiç bir millet görmedim ki bizim gibi herkesi kendinden yapmaya çalışsın. Tam aksine, &#8220;unique&#8221; yani eşşiz &#8211; tek olmak daha havalı &#8211; daha asil bir durum. Diğer milletlerle az karışmış olmak, daha ari bir ırk olmak &#8211; doğal olarak daha karakteristik bir ırk olmayı getiriyor sonuç olarak. Bizim gibi dünyada ki 70 milletle karışmış olmak iyi bir şey değil ki, follofoş bir ırk olduğumuzun başka bir kanıtı. Ne biçim bir milletmişsin ki, ne bok olduğun belli değil derler adama.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2697" style="border-style: initial; border-color: initial; font-style: italic;" title="inek-trafik-tabela" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/inek-trafik-tabela.jpg" alt="" width="438" height="411" /></p>
<p>Konu bir tek bu da değil. Yoğurdun aslında Türk mü Yunan mı olduğu, Sivas kangal köpeğinin Türk köpeği mi yoksa Gürcü köpeği mi oluşu gibi her sene kendini başa saran tartışmalara da yılmadan usanmadan katılıyorsunuz. Buna bir de dernekleriniz-örgütleriniz katılıyor ya, ona bayılıyorum. Berberler odası, kasaplar odası, damızlık sığır yetiştiricileri odası gibi  dernek-odaların coşkulu açıklamaları.. Hastayım size.</p>
<p>Yalova Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Halit Güleç, çok uzun zaman dilimlerini sığırlarla geçirmiş olacak ki, durduk yere <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1073272&amp;CategoryID=77" target="_blank">şöyle bir tartışma</a> atıyor ortaya:</p>
<blockquote><p>Karayolu ya da köy yollarına koyulan &#8216;Ehli hayvan çıkabilir&#8217; tabelalarına tescilli Türk ineğinin resmi koyulmalı. Türk ineği tescilinde o tip inek yok. Türkiye&#8217;de öyle geyiğe benzeyen inek hatırlamıyorum. Türk ineğinin tescili yapıldı. Karayolu ya da köy yollarına koyulan &#8216;Ehli hayvan çıkabilir&#8217; tabelalarına tescilli Türk ineğinin resmi koyulmalı. Eski resimler kötü. Güncellenmesi lazım.</p></blockquote>
<p>Ben buna çok şeyler yazardım ama <a href="http://www.zaytung.com/halkinsesi.asp?vcid=39" target="_blank">Zaytung gereken taşşağı</a> geçmiş zaten. Ama yine de sormak istediklerim var fakat Halit abiye.</p>
<p>Sevgili Halit abi. Memleketin dört bir yani ithal et olmuş &#8211; halk haritada yerini bilmediği ülkelerden inek alır &#8211; yer olmuş, 2011 istatistikleri açıklandı &#8211; hayvancılıkta devamlı geri gidiyoruz, dünyanın en pahalı ülkelerinden daha pahalıya et yiyoruz, bi dana olmuş en az 7 milyar. Sen hala tabelada ki ineklerin ırkını mı merak ediyorsun? Bunu mu kafaya taktın? Kurduğunuz damızlık sığır birliği, memleketin gerçek hayvancılık sorunlarını çözmek yerine bunlarla mı uğraşıyor? Çok boşsunuz Halit abi. Utanıyorum sizden Halit abi.</p>
<h2>İsveçlilerin Türk Ataları</h2>
<p>Gelelim asıl konuya. Konu buraya nerden geldi değil mi? <a href="http://www.idefix.com/kitap/isveclilerin-turk-kokenleri-uzerine-abdullah-gurgun/tanim.asp?sid=SCGH2TW9D71CDPU4XDRL" target="_blank">İşte buradan geldi</a>, Abdullah Gürgün isimli abimiz tüm iyi niyetini toplamış ve bu araştırmaya girişmiş. Aslında tam araştırma da sayılmaz, Prof. Sven Lagerbring&#8217;in bir araştırmasını incelemiş &#8211; akabinde kendisi de üzerine birşeyler ekleyerek bu kitabı yazmış. &#8220;İsveçlilerin Türk kökenleri üzerine&#8221;. Bir kere kitap isminden kaybediyor. Bu nasıl iddialı bir isimdir? Daha skeptik bir isim seçmeyi gururuna mı yediremedin Abdullah abi? Biraz şüpheci olsan, biraz &#8220;ya?..&#8221;cı olsan? Ben İsveç&#8217;li olsam ve bu kitabı görsem &#8211; bunu hakaret sayardım kendime. Türk&#8217;lerin İsveç&#8217;li ataları üzerine diye bi kitap yazılsa yer yerinden oynardı amnk.. Göt herifler.</p>
<p>Özetle, <strong>olmuş mu bizim Vikingler sana Türk!</strong></p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/CHnLfckKTkU" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p>Konuyu kısaca burada bitiriyorum. Merak edenler &#8220;Turkish diaspora&#8221;, &#8220;Turks in East Europe&#8221; gibi yazıları okuyabilir, Youtube üzerinde ki onlarca Türk düşmanı videoyu izleyebilir. Ama biraz gülümsemek için şu üstte ki 4 saniye senkron sonunu çözemediğim videoyu izleyiniz.</p>
<p>Stockholm gezi notlarımı paylaşacağım bir daha ki yazı da görüşmek üzere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/hangi-milletler-aslinda-turk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Estonya &#8211; Tallin</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/estonya-tallin</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/estonya-tallin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 14:16:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[tallin estonya gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[tallin estonya görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[tallin gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[tallin hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[tallin nerede]]></category>
		<category><![CDATA[tallinde ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[talline nasıl gidilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2635</guid>
		<description><![CDATA[Tallin, Estonya&#8217;nın başkenti ve en büyük şehridir. Helsinki&#8217;nin 70-80 kilometre güneyinde bulunur. Öncelikle belirtmek lazım ki bu şehri gözünüzde büyütmeyin. Bi İstanbul, Ankara görmüş birine göre bura şehir bile sayılmaz. Tallin&#8217;i gezmek için 5-6 saatim oldu ve bu süre yetti, &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/estonya-tallin">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tallin, Estonya&#8217;nın başkenti ve en büyük şehridir. Helsinki&#8217;nin 70-80 kilometre güneyinde bulunur. Öncelikle belirtmek lazım ki bu şehri gözünüzde büyütmeyin. Bi İstanbul, Ankara görmüş birine göre bura şehir bile sayılmaz. Tallin&#8217;i gezmek için 5-6 saatim oldu ve bu süre yetti, hatta sonlara doğru sıkıldık bile. Bu bahsettiğim yer &#8220;Kesklinn&#8221; isimli merkez semt &#8211; yani en ünlü yerleri.</p>
<p>Tallin 2011&#8242;de yani geçen yıl Avrupa Kültür Başkenti seçildi. E hal böyle olunca da beklentiler büyük oluyor ama o beklentileri bi kenara bırakın. Bu kadar da kötülemek doğru mu bilmiyorum fakat şöyle izah edeyim. Şehir doğal yapısı bakımından çok hoş, medieval tarzı ve konseptini her yerde görebiliyorsunuz &#8211; merkezde ki tüm barlar, restoranlar bile buna sadık kalınarak düzenlenmiş. Ama gel gelelim ki bu adamlar turizm yapmayı pek öğrenememişler (bizim gibi), müzecilik çok başarısız, müzelerde İskandinav&#8217;ya da alıştığımız &#8220;exibition&#8221; olayı yok, şehir de yol yordam sormak çok zor-çoğu İngilizce bilmiyor vs. vs.</p>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/estonya-tallin.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2636" title="estonya-tallin" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/estonya-tallin.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<h2>Nasıl gidilir?</h2>
<p>Lennart Meri hava alanı şehir merkezine çok yakın. EasyJet, RyanAir vb. firmaları kullanabilirsiniz. Stockholm Skavsta&#8217;dan ve Oslo Rygge&#8217;den Tallin&#8217;e RyanAir&#8217;in uçuşları var.</p>
<p>En güzel seyahat yolu ise Baltık denizi üzerinde ki <a href="http://www.tallinksilja.com" target="_blank">gemileri kullanmak</a>. Stockholm&#8217;den sabah 18:00&#8242;da biniyorsunuz, ertesi gün 10.00&#8242;da Tallin&#8217;de oluyorsunuz. Gemide geçireceğiniz 16-17 saat süresince sıkılacağınızı sanmıyorum. Geminin içinde asansörle geziyorsunuz, 10 kat var, boyutlarını anlamanız açısından. Tamam, çok büyük &#8211; okyanus gemileri gibi değil ama yine de öyle ufak bi feribot&#8217;ta değil. İçeride restoranlar, disko, sauna, marketler, tax-free market, ufak bi kumarhane var.</p>
<p><span id="more-2635"></span></p>
<p>Görselleri <a href="http://technocan.net/" target="_blank">Can&#8217;dan çaldım</a>. Amatör makinayla çektiğim fotoğrafları koymak yakışmazdı buraya.</p>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/tallin-gemisi2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2639" title="tallin-gemisi2" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/tallin-gemisi2.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<h2>Hava durumu nasıldır?</h2>
<p>Coğrafi konumu itibariyle Tallin&#8217;in sıcak olması beklenemez zaten değil mi? Hatta benim İsveç&#8217;te bulunduğum şehirden daha soğuk olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hava durumunu takip etmek için bir çok kaynak var ama bunlardan en güvenilir olanı bence Yahoo&#8217;nun hava durumu servisi. Aşağı da ki eklenti sayesinde canlı olarak Tallin&#8217;de ki hava durumunu görebilirsiniz.</p>
<p><!-- Yahoo! Weather Badge --><iframe src="http://weather.yahoo.com/badge/?id=845743&amp;u=c&amp;t=trans&amp;l=horizontal" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="278px" height="155px"></iframe></p>
<p><noscript>&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;a href=&#8221;http://weather.yahoo.com/estonia/harju-county/tallinn-845743/&#8221;&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;Tallinn Weather&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;/a&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt; from &amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;a href=&#8221;http://weather.yahoo.com&#8221;&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;Yahoo! Weather&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;/a&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;</noscript></p>
<h2>Nüfus ve Kültür</h2>
<p>Açıkçası kültür hakkında yorum yapacak kadar kalmadım Tallin&#8217;de. Estonya&#8217;lılar şöyledir böyledir diyemem. Ama bariz ve bilinen bi gerçek var ki Estonya Avrupa&#8217;dan daha çok Rusya etkisi altında kalmış gibi &#8211; Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen.</p>
<p>Zaten şehir uzunca bir süre Finlandiya ve Rusya&#8217;nın toprağı olduğu için bu çok normal bi durum. Hala şehir nüfusunun %38&#8242;ini Rus&#8217;lar oluşturuyor, diğer büyük azınlıklar ise Ukrayna&#8217;lılar ve Belarus&#8217;lular.</p>
<h2>Gezilecek &#8211; Görülecek Yerler</h2>
<p>İsveç&#8217;ten sonra Tallin oldukça ucuz geldi bana. Türkiye&#8217;yle tam karşılaştırma yapamadım ama yine de tüm Doğu bloğu ülkeleri gibi ucuz olması gerekiyor yine de.</p>
<ul>
<li>St. Olaf Kilisesi &#8211; uzunca bir zaman dünyanın en yüksek yapısı unvanını korumuş olan yapı. İskandinav kiliselerine alışkınsanız burası da size yavan gelecek yerlerden. İçinde daha çok şey olsun isterdim.</li>
<li>Kiek in de Kök &#8211; Tallin savunmasının toplarla yapıldığı kule.</li>
<li>Kadriorg Parkı ve Kadriorg Sarayı &#8211; Tallin&#8217;in en büyük sarayı, bahçeleri güzel.</li>
<li>Viru Kapısı &#8211; Şehre girdiğinizde bu kapıyı görmeden geçmeniz zaten pek mümkün değil. İlk resimde gördüğünüz kapı bu aynı zamanda.</li>
<li>Şehir surları &#8211; Viru kapısının sağından ve solundan uzayan surlara 2-3€ gibi bir ücret ödeyerek çıkabilir, şehri daha yüksekten görme şansı yakalayabilirsiniz. 3€&#8217;luk bir şey var mı derseniz, bence yok.</li>
<li>Alexander Nevsky Katedrali &#8211; Limanın biraz Güney&#8217;inde kalan bu katedral klasik bir Rus mimarisi örneği. İçini gezemedim çünkü kapalıydı.</li>
<li>St. Catherine Pasajı &#8211; Şehir sokaklarında gezerken rastlamanız kuvvetle muhtemel. Tallin aynı bu pasaj gibi pek çok dar-eski sokağa sahip. Orta-çağ meraklısıysanız hoşunuza gidecektir.</li>
<li>Toompea Kalesi &#8211; Alexander Nevsky Katedralinin tam orada ki kale. Gezmenizi öneririm.</li>
<li>KGB müzesini ziyaret edebilirsiniz. Rus&#8217;lar uzunca bir zaman Tallin&#8217;de her şeyi dinlemiş, her şeyin istihbaratını yapmış. Rus etkisinde kalan halkların o günleri unutması baya zaman alıyor gibi, bunu hissedebilirsiniz insanlarda.</li>
</ul>
<h2>Ne yapılır?</h2>
<p>Old Town&#8217;da Orta-çağ konseptine göre düzenlenmiş pek çok kafe ve bar var. <a href="http://www.oldehansa.ee/" target="_blank">Olde Hansa</a>&#8216;yı hala unutamıyorum. İsveç gibi güzellik diyarından gitmeme rağmen garson Estonya kızları beni kendilerine aşık etmekten hiç geri durmadılar :/ Sırf orda ki garsonlar hatrına gidin burda sıcak şarap için.</p>
<p>İsveç&#8217;in boya küpü, egosu yüksek &#8211; yapay kızlarından sonra Estonya kızlarının masum çekiciliği, daha doğal duruşları, hafif ortaçağ köylüsü tarzları bana acayip çekici geldi.</p>
<p><strong>Not:</strong> Aşağıda ki resim Google&#8217;dan bulduğum herhangi bir resim, bahsettiğim dillere destan garsonlardan <strong>biri değil.</strong></p>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/olde-hansa1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2640" title="olde-hansa1" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/olde-hansa1.jpg" alt="" width="550" height="413" /></a></p>
<p>Town Hall Meydanı&#8217;nda görülecek &#8211; oturup bir şeyler yenip içilecek çok yer var. Fakat buralar biraz turistik olduğu için diğer arka ve ara sokaklara oranla daha pahalı. Gerçi en pahalı yeri bile anca İsveç&#8217;in orta-halli yeri fiyatına geliyor &#8211; o yüzden sorun yok.</p>
<p>Sokaklarda yerli ablalar el işi örgü bere-kazak-atkı gibi şeyler satıyorlar rengarenk, onlardan alabilirsiniz.</p>
<p>Seyyar arabalarda, orta-çağ kıyafetleri içinde sıcak şarap satanlar şekerleme satanlar göreceksiniz, onlardan alış-veriş yapabilirsiniz.</p>
<p>Yeni şehre mutlaka uğrayın. Tallin yalnızca Orta-Çağ&#8217;dan ibaret değil. Yeni şehirde pek çok alışveriş merkezi ve gezilecek mağazalar var. Eğer Finlandiya veya İsveç&#8217;ten geliyorsanız buradan kıyafet alabilirsiniz çünkü Estonya bu diğer ülkelere göre çok daha ucuz.</p>
<p><object width="600" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696491919481255153%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="600" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696491919481255153%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></p>
<p>Yukarı da ki resimlerin bir kısmı yine <a href="http://technocan.net/" target="_blank">Can&#8217;ın kamerasından</a>, kendisine teşekkürlerinizi bağlantıya tıklayarak iletiniz :)</p>
<p>Eğer yolunuz kuzeye düştüyse Tallin&#8217;e de uğrayın, en azından bu tarihi savaş dolu, utangaç ve biraz da ezik halka biraz para kazandırın. Zira turistlerin gözünün içine bakıyorlar. Hatta bir müzeye girmek için niyetlendik ama yanımızda € yoktu, geri dönüp bi para çekelim dedik, müze görevlisi abla öyle bir &#8220;pleaseeee come back&#8221; dedi ki içim cız etti yeminle :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/estonya-tallin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurt-dışı Seyahat ve Uçuş Tavsiyeleri</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/yurt-disi-seyahat-ve-ucus-tavsiyeleri</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/yurt-disi-seyahat-ve-ucus-tavsiyeleri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 02:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[bavul hazırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[bavul hazırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[check in nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hava alanında yapılacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[pasaport kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[uçak seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[valiz hazırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[valiz hazırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yurt dışı seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2556</guid>
		<description><![CDATA[Çok ufak yaşlarda ilk uçak yolculuğumu yaptım. Tam emin olmamakla birlikte ilk tecrübemin Ankara aktarmalı Mardin=&#62;Samsun uçuşu olduğunu sanıyorum. O zamanlar Türkiye&#8217;de hava ulaşımı hem çok lüks hem de THY tekelinde sürmekteydi. 21 saat olan Mardin-Samsun seyahati çekilmez olduğu için &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/yurt-disi-seyahat-ve-ucus-tavsiyeleri">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok ufak yaşlarda ilk uçak yolculuğumu yaptım. Tam emin olmamakla birlikte ilk tecrübemin Ankara aktarmalı Mardin=&gt;Samsun uçuşu olduğunu sanıyorum. O zamanlar Türkiye&#8217;de hava ulaşımı hem çok lüks hem de THY tekelinde sürmekteydi. 21 saat olan Mardin-Samsun seyahati çekilmez olduğu için çoğunlukla uçak tercih ediyorduk. 1997-98 yılı olması lazım.</p>
<p>Daha sonra pek çok kez uçak kullandım. Özellikle son dönemde piyasaya giren Pegasus, Onur Air, Anadolu Jet, Atlas Jet vb. firmaların rekabeti arttırması ve dolayısıyla bilet fiyatlarının müthiş düşmesiyle beraber tercihlerim fırsat oldukça hep uçaktan yana oldu.</p>
<p>İlk yurt-dışı uçak seyahatimi ise 7 ay önce İstanbul-Stockholm olarak gerçekleştirdim. Genellikle bu konuda internet üzerinde bir çok eski veya şaibeli bilgi var. Hava yollarının kuralları çok sık değiştiği için bu yazılarda yer alan bilgiler de güncelliği kaybetmiş durumda. Gidiş-gelişte aklımda kalan bazı önemli detayları yazacağım.</p>
<p><img class="alignnone" title="yurt-disi-ucak-seyahati" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads/2012/01/yurt-disi-ucak-seyahati.jpg" alt="" width="450" height="338" /></p>
<h2>Bavul-Valiz Hazırlığı</h2>
<p>Kullandığınız hava yolu firmasını size bavul getirme hakkı tanıyor mu öncelikle bunu öğrenin. RyanAir, Norwegian gibi &#8220;dolmuş&#8221;çuluk yapan hava-yolu firmaları yanınızda sadece 8kg&#8217;lık el bagajı getirmenize izin verir.</p>
<p>Bu rakam Pegasus&#8217;ta 20kg teslim edilen valiz, 8kg ise el bagajı şeklinde. Bazı çok istisna seferlerde ise bu limit 30kg&#8217;a çıkıyor.</p>
<p>Önemli bir ayrıntı daha, yalnızca 1 parça el bagajını kabine alabilirsiniz! 2-3 parça el bagajı ile kabine girmeniz mümkün değil. Ancak bayanların çantaları, laptop çantaları gibi &#8220;çok şahsi&#8221; parçalar el bagajından sayılmıyor.</p>
<p>Önemli bir ayrıntı daha, uluslar-arası hava taşımacılığı kuralları gereği tek parça bagajınız en fazla 32 kilogram olabiliyor artık. Gerekçe olarak ise 32 kilogram&#8217;dan daha ağır bagajların &#8211; bagaj taşıyan kişilerin sağlığını tehlikeye atması gösteriliyor.</p>
<p><span id="more-2556"></span></p>
<p>Eğer valiziniz 20 kilogram&#8217;dan daha fazla olacaksa, internet üzerinde ekstra bagaj hakkı almanızı öneririm. Bunu almazsanız ve check-in esnasında valiziniz daha ağır çıkarsa çok yüksek ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu ücret hava-yollarına göre değişmekte olup genelde kilo başına 5-15€ arasında oluyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2560" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="Bavul-valiz-hazirlama" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/bavul-valiz-hazirlama.jpeg" alt="" width="299" height="480" /></p>
<p>Tecrübeyle sabittir ki, gideceğiniz yerlerde mutlaka birşeyler alacaksınız. Bu yüzden valizinizi tam kilo sınırına dayayacak şekilde doldurup gitmeyin-biraz boş yer kalsın.</p>
<p>Bavulunuza almanız yasak olan hiç bir şeyi inatla oraya koymaya çalışmayın! Hava alanlarında öyle otobüs terminallerinde olduğu gibi külhan beyliği yapamazsınız. Görevlilerle tartışmaya-inatlaşmaya kalkmayın. Hava-alanlarında ki polislerin ve görevlilerin her dediğini yapın, çünkü bu personellerin inanılmaz geniş yetkileri var. Onlarla inatlaşmanız size hiç bir şey kazandırmaz, başınıza çok çok büyük dertler açarsınız. Hatta ve hatta ömür boyu uçuş yasağı bile verebilme yetkileri var size, ona göre.</p>
<p>Bavulunuzu kilitlemeyin. Uçuş güvenliği gereği görevlilerin valizinizi açıp bakma hakkı var. Kilitli olması durumunda ise kilidi kırma yetkileri de var.</p>
<p>Bir diğer önemli husus ise, bavulunuza &#8211; onu kolayca tanımanızı sağlayacak bir işaret takmanız. Bu renkli bir ip olur, eşarp olur, dikkat çeken başka bir şey olur &#8211; o size kalmış. Yeter ki valizi görünce tanıyabilesiniz. Bavulunuzun üstüne adınızın-soyadınızın-adresinizin-telefon numaranızın ve e-posta adresinizin yazılı olduğu sağlam birşey yapıştırın-bağlayın. Genelde bunları yazabilmeniz için hazır gelen bi alan bulunur.</p>
<p><strong>Aşağıda listelediğim şeyleri bavulunuza koymanız yasaktır:</strong></p>
<ul>
<li>Yanıcı-yakıcı-patlayıcı her türlü madde ve sıvı. Boyalar, kimyasallar, çakmak gazı, kolonya vb.</li>
<li>Yanıcı-yakıcı olmayan her türlü gaz ve sıvı. Su, gazlı içecekler, şurup, içki vb.</li>
<li>Sprey gaz içeren ürünler. Deodorant, parfüm, traş köpüğü vb.</li>
<li>Macun kıvamında ki maddeler. Diş macunu, reçel, bal, losyonlar, kremler, şampuan, saç jölesi vb.</li>
<li>Kimyasal ürünler. Tıbbi veya endüstriyel alanlarda kullanılan her türlü kimyasal.</li>
<li>Bitki, bitki tohumları, canlı-cansız hayvan vb.</li>
<li>Katı olmayan yiyecek ve içecekler. Kokulu yiyecek ve içecekler hava-alanı köpeklerini valizinizin başına toplayacaktır.</li>
<li>Kesici-delici-patlatıcı aletler. Çakı, bıçak, muşta, tabanca, mermi vb.</li>
</ul>
<div><span style="font-size: small;">Yanınıza su, kola, fanta vb. hiç bir sıvı alamazsınız! Bunu tekrarlıyorum çünkü her seferinde çöplere su boşaltan insanlar görüyorum. Önceden bu kural sadece yurt-dışı uçuşlar içindi, artık yeni gelen yasayla aynı durum yurt-içi uçuşlarda da var. Kısaca yanınıza su almayın!</span></div>
<p>Hava-alanında daha önce yakalanmış en çılgın 10 şeyi <a href="http://gizmodo.com/5873312/the-top-10-craziest-things-caught-at-airport-security-last-year" target="_blank">inceleyebilirsiniz</a>.</p>
<p><strong>Serbest olan ancak koymanızı önermediğim şeyler;</strong></p>
<ul>
<li>Kırılacak şeyler, cam ürünler. Görevliler valizlerinize özen göstermez, bam güm fırlatırlar. Eğer bunları iyi sarmadıysanız hepsi kırılır.</li>
<li>Değerli şeyler. Para, ziynet eşyası, altın vb.</li>
<li>Kimlik, önemli evraklar, pasaport. Eğer valiziniz gecikirse veya kaybolursa ve pasaportunuzda onunla birlikte giderse hava-alanından çıkamazsınız.</li>
<li>Anahtarlar, cüzdan ve benzeri önemli şeyler.</li>
<li>İndiğiniz hava alanında araç kiralamış iseniz onun evrakları.</li>
</ul>
<h2>Bavul-Valiz&#8217;e &#8211; El Bagajına Koymayı Unutmayın</h2>
<ul>
<li>İç çamaşırı, çorap, terlik, havlu, tarak, saç kurutma makinesi.</li>
<li>Elektronik aletlerin şarj cihazları. Diz üstü bilgisayar şarj aleti, dijital fotoğraf makinesi şarj aleti, cep telefonu vs.</li>
<li>Gideceğiniz ülke hangi priz sistemini kullanıyor? Örneğin Amerika&#8217;ya gidiyorsanız priz dönüştürücü almanız gerekecektir. Avrupa&#8217;da genel olarak Türkiye ile aynı elektrik sistemi kullanılıyor ancak Amerika için 110v-120v dönüştürücüye ihtiyacınız olacak.</li>
<li>Diş fırçası, 100ml&#8217;den daha az bir diş macunu (sorun olmayacaktır)</li>
<li>Ağrı kesici, aspirin, uyku ilacı vb. Mümkünse bunların reçetelerini de yanınızda bulundurun. Diğer tüm ilaçların da aynı şekilde. Görevliler reçetenize bakmak isteyebilir, böyle bir hakları var.</li>
<li>Roll-on, ter kokusunu giderici her türlü sıvı ve yanıcı olmayan madde.</li>
<li>Tırnak makası, tarak, ayak kokusunu önleyici anti-bakteriyel ürünler.</li>
<li>Ağır kokusunu önleyen sakız.</li>
<li>Traş makinesi veya bıçağı. Hem genital bölgeler için hemde yüz için traş bıçağı (ikisi farklı şeylerdir)</li>
<li>Ufak bir katı sabun (sıvı kesinlikle yasak).</li>
<li>Ped, prezevatif, makyaj malzemeleri ve pamuk.</li>
</ul>
<h2>Ne olur ne olmaz</h2>
<p>Acil durumlar için yanınıza yazılı bir şekilde almanız gereken bazı şeyler var. Aklıma gelenler:</p>
<ul>
<li>Ailenizin -yakınlarınızın bir kaçının telefon numarası. Gittiğiniz ülkenin uluslar-arası telefon kodunu öğrenmeyi unutmayın!</li>
<li>Gidilen ülkede polis-konsolosluk gibi yerlerin telefon numaraları ve adresleri.</li>
<li>Otelinizin veya gideceğiniz yerin telefon numarası ve adresi.</li>
<li>Gidilen ülkenin çeşitli tren ve otobüs firmalarının telefon numaraları.</li>
<li>Cep telefonunuzu yurt-dışına açtırmayı unutmayın!</li>
<li>Gider-gitmez, eğer 2 haftadan uzun kalacaksanız ya kullan-at kartlardan edinin, yada kontörlü bir hat açtırın.</li>
<li>Gideceğiniz yere eğer toplu taşıma kullanacaksanız bunları daha önceden araştırın.</li>
<li>Gideceğiniz ülkenin parasından biraz cebinizde olsun. Euro, dolar, İsveç kronu, Norveç kronu, İngiliz sterlini vb.</li>
</ul>
<h2>Hava-alanın&#8217;da Yapılacaklar</h2>
<p>Temel olarak hava alanında yapacağınız 2 iş var, bunlardan ilk biletlenmek ve check-in, diğeri ise bagajınızı teslim etmek. Mümkünse 24 saat önceden online check-in işlemi yapın. Bu sizi uzuun sıralardan kurtaracaktır.</p>
<p>Büyük bir hava alanına gidiyorsanız eğer veya oradan başka bir yere gidiyorsanız, kullandığınız hava yolu firmasının hangi terminal&#8217;den kalkacağını öğrenin. Neredeyse bütün hava alanlarının web sayfalarında bu bilgiler bulunur. Örneğin Pegasus, <a href="http://www.arlanda.se/en/Information--services-to/Traveller-information/Before-a-journey/Airlines-and-terminals/By-terminal/" target="_blank">Arlanda hava alanında</a> 5 numaralı terminalde bulunuyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2563" title="hava-alani-ic" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/hava-alani-ic.jpg" alt="" width="450" height="338" /></p>
<p>Gözünüz devamlı uçuş bilgilerinin aktığı ekranlarda olsun. O ekranlara göre kapıya yönelecek veya işlemlerinizi tamamlayacaksınız. Giriş kapınız her an değişebilir ve böyle durumlar yüzünden uçağı kaçırırsanız hava yolu mes&#8217;uliyet kabul etmez! Ekranları takip etmek sizin sorumluluğunuz.</p>
<p>Yolculuğa çıkarken metal içeren şeyler giymeyin/takmayın. Buna örnek olarak metal içeren ayakkabı, erkekler için kemer, metal kordonlu saat, zippo vb. çakmak, bozuk para örnek verebilirim. Aksi halde kontrollerden geçerken bunları her seferinde giyip-çıkarmanız gerekecek ve tadınız kaçacak.</p>
<p>Artık kendimi uzman ilan edebilirim bu konuda, son 5-6 uçuşumda o cihazı 1 kez bile öttürmeden geçtim :)</p>
<p>Uçuş saatinizden en azından 1.30 saat önce hava-alanında olun. Gider-gitmez valizini tarttırıp, teslim edeceğiniz sıraya girin. Check-in işlemlerinizi yaptırın, biniş kartınızı alın.</p>
<p>Yurt-dışı çıkışlar için &#8220;<a href="http://www.uzmantv.com/yurtdisi-cikis-harci-nedir" target="_blank">yurt-dışı çıkış harcı pulu</a>&#8221; almanız gerekiyor Türkiye&#8217;de. Dönüşte böyle bir şey yok.</p>
<p>Ne amaçla giderseniz gidin bu 15TL&#8217;lik çıkış harcı pulunu almanız lazım. İstisnai 3 durum var; 7 yaşından küçük çocuklar, çifte vatandaşlar ve oturum izni olanlar. Oturum izni tabir ettiğimiz &#8220;residence of permit&#8221;tir bir diğer adıyla.</p>
<p>Hava alanlarında hırsızlık ve eşya kayıpları sık yaşanan şeylerdir. Kendinizi kaybedin ama pasaportunuzu ve biniş kartınızı kaybetmeyin! Asla ama asla diyorum! :)</p>
<p>Hava-alanlarında tax-free (vergiden muaf) satış yapan mağazalar bulunur. Gideceğiniz ülke de hayat pahalı ise (örneğin İsveç) hava-alanından mümkün olduğu kadar alkol ve sigara almaya bakın. En güncel limitler şu şekilde:</p>
<ul>
<li>2 tane 1&#8242;er litrelik içki.</li>
<li>2 karton (10 paket=1 karton) sigara.</li>
</ul>
<div><span style="font-size: small;">Kurallar:</span></div>
<div></div>
<ul>
<li>Bu ürünlerin faturasını atmayın!</li>
<li>Bu ürünleri ağzı kapalı tax-free poşetine koyun.</li>
<li>Bu ürünleri asla ama asla hava-alanında açmayın!</li>
</ul>
<p>İkinci husus ise, yurt-dışında yaptığınız 100€ ve üzeri alış-verişlerde, ürünü aldığınız mağazadan tax-free formu doldurtursanız, Türkiye&#8217;ye dönerken paranızın bir kısmını geri alabilirsiniz. Bu geri iade işlemi check-in yapmadan direk dönüşte kullanacağınız hava-alanında gerçekleşecek. Check-in yapmadan kısmı önemli!</p>
<p>Peki bu nasıl oluyor? Örneğin İsveç KDV olarak %25 alıyor giyim ürünlerinden, ancak Türkiye %8 kdv uyguluyor tekstilde. Arada ki %17&#8242;lik KDV farkını bu şekilde geri alabiliyorsunuz.</p>
<h2>Uçak İçi ve Uçuş Esnası</h2>
<p>Görevlilerle tartışmayın, yolcularla tartışmayın. Daha önce dediğimi tekrarlıyorum, uçak yolculuğu otobüs yolculuğuna benzemez! Kimse sizin nazınızı çekmek zorunda değil. Eğer kabin ekibini ve yolcuları rahatsız ederseniz bu durumu anında en yakın kuleye bildirip, en yakın ülkeye iniş izni ister &#8211; sizi de bir güzel o ülkenin polisine teslim ederler. Uğraşır durursunuz, bir daha da uçağı rüyanızda göremezsiniz.</p>
<p>Yanınızda mümkünse bozuk para taşıyın. Pegasus her uçuşta bana borç takıyor bu yüzden.</p>
<p>Bir keresinde hostes uçağın içinde sesleniyor &#8220;100 lira bozabilecek olan var mııı&#8221; :) Dolmuş gibi.</p>
<p>Uçağa bindiniz diye hemen kalkacak diye bi kaide yok, bu belediye otobüsü değil öyle. Bazen binersiniz, 40 dakka öylece oturursunuz içerde. Huzursuzluk çıkarmayın.</p>
<p>Kemerlerinizi takın diyorlarsa takın, artislik yapmayın &#8211; çok aptal görünüyorsunuz. Bana bir şey olmaz triplerine girmeyin. Çok acemi ve cahil görünüyorsunuz dışarıdan, böyle yapınca.</p>
<p>Telefonlarınızı kapalı tutun veya varsa uçuş moduna alın. Dediğim gibi, kurallara uyun. &#8220;Uçuş güvenliğini tehlikeye atmak&#8221; diye bir suç var ve bunun cezaları oldukça ağır.</p>
<p>Uçağa binmeden önce karnınız aç olmasın ama tıka basa&#8217;da yemeyin. Mideniz bulanırsa çok tok olduğunuzda rezalet olabilir.</p>
<p>Uçak piste iner inmez acemiler gibi kemerlerinizi açıp hemen ayağa kalkmayın. Çok komik görünüyorsunuz böyle yapınca. 2 saat boyunca ayakta bekliyorsunuz boşuna. Uçağın tekerleri yere değdikten sonra en az bi 20 dakka sürer sizin oradan çıkmanız. Türk&#8217;ler de çok ilginç bir şey var, sanki uçağı ilk terk edene ödül veriyorlar :o Acelen niye? Zaten valiz bekleyeceksin 1 saat.</p>
<p>Uçakta bağırarak konuşmayın, cak cuuk sakız çiğnemeyin, yemek yerken biraz nazik olun ağzını şapırdatmayın. Geğirmeyin, ayaklarınızı önde ki koltuğa dayamayın. Ayakkabılarınızı çıkarmayın!</p>
<h2>Uçaktan İniş ve Hava Alanından Çıkış</h2>
<p>Pasaport kontrolüne girin. Burada ki polis size formaliteden bir kaç soru sorabilir, korkmayın bazen yalandan böyle yaparlar.</p>
<p>Pasaport kontrolünde &#8220;citizens&#8221; ve &#8220;non-citizens&#8221; olmak üzere 2 bölüm bulunur. Size uygun olanı seçin. Vatandaşlığınız yoksa non-citizens sırasına girmelisiniz.</p>
<p>Elinde köpeklerle gezen polislerden biri yanınızdan geçebilir, o esnada köpekler sizi koklamaya falan çalışırsa panik yapmayın &#8211; bırakın koklasınlar :)</p>
<p>Valiziniz geç çıkabilir (30 dakika beklediğim zamanlar oldu), panik yapmayın. Eğer valiziniz çıkmazsa zabıt tutturun. Özellikle Amsterdam uçuşlarında valiz kaybolma olayı çok yaşanıyor gördüğüm kadarıyla. Valiziniz büyük olasılıkla başka bir uçağa gitmiştir yanlışlıkla, daha sonra size yollarlar.</p>
<p>Tax free&#8217;den aldıklarınızı elinizde taşımak istemiyorsanız valize koyabilirsiniz, sorun olmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/yurt-disi-seyahat-ve-ucus-tavsiyeleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsveç &#8211; Linköping</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/isvec-linkoping</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/isvec-linkoping#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 02:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[isveç gezilecek görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[isveç şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveçte yapılacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[linköping görülecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2568</guid>
		<description><![CDATA[Linköping benim turist olarak gezdiğim bi yer değil, 6 aydır burda yaşıyorum ve bir 5 ay daha yaşayacağım. Ama gezdiğim şehirlerin-yerlerin hakkında bir şeyler yazmak gerek diye düşünüyorum çünkü Linköping&#8217;e gelmeden önce bura hakkında hiç kayda değer bir şey bulamamıştım. Pek &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/isvec-linkoping">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Linköping benim turist olarak gezdiğim bi yer değil, 6 aydır burda yaşıyorum ve bir 5 ay daha yaşayacağım. Ama gezdiğim şehirlerin-yerlerin hakkında bir şeyler yazmak gerek diye düşünüyorum çünkü Linköping&#8217;e gelmeden önce bura hakkında hiç kayda değer bir şey bulamamıştım. Pek turistik bir yer olmayışı bunun ilk sebeplerinden.</p>
<p>İsveç hakkında biraz araştırma yaptıysanız &#8220;köping&#8221; ile biten pek çok şehir görmüşsünüzdür. Unutmadan belirteyim, başlı başına Köping diye bir şehir de var. Bunun yanında Linköping, Norrköping, Jönköping, Nyköping, Söderköping gibi pek çok şehir var. köping olarak yazılsa da &#8220;şoöping&#8221; diye telaffuz edilir.</p>
<p>Şehrin yaklaşık 150.000 nüfusu bulunuyor, bunun yanında nerden baksan 25-30bin öğrenci de şehrin en önemli parçalarından biri olan Linköping Üniversitesi&#8217;n de okuyor. Zaten öğrenciler olmasa pek bi kıymeti olmayan bir şehir. Şehrin tarihi ise oldukça eski, şehirle ilgili ilk bilgiler 1200&#8242;lü yıllardan.</p>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/linkoping-cathedral-domkryka.jpg"><img class="wp-image-2569 alignleft" title="linkoping-cathedral-domkryka" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/linkoping-cathedral-domkryka.jpg" alt="" width="270" height="408" /></a></p>
<p>Köping kelime anlamı olarak &#8220;ticaret merkezi&#8221;, eski İsveççe&#8217;de &#8220;büyük market&#8221; gibi anlamlara geliyor. &#8220;Lin&#8221; ise &#8220;Lionga&#8221; kelimesinden gelme, anlayacağınız üzere aslan demek. Zaten şehir logosu da aslanlı.</p>
<h2>Nasıl gidilir?</h2>
<ul>
<li>Stockholm Arlanda hava alanından tren ile 2-3 saat arası bir sürede ulaşabilirsiniz. Arlanda C durağından Linköping C durağına <a href="http://www.sj.se" target="_blank">bilet almalısınız</a>.</li>
<li>Skavsta hava alanından bus4you, swebus gibi otobüs firmalarını kullanarak gelebilirsiniz.</li>
<li>Arabayla geliyorsanız İsveç&#8217;in en önemli yollarından olan E4&#8242;ü takip etmelisiniz.</li>
</ul>
<h2>Şehir içi ulaşım</h2>
<ul>
<li>Şehir içi ulaşım gayet düzenli ve sorunsuz. Ana durak olan Resecentrum&#8217;dan (tren istasyonu) 100sek ödeyerek <a href="http://ostgotatrafiken.se/" target="_blank">otobüs kartı almanız</a> en mantıklısı (resekortet). Daha sonra her tek yön biniş 20sek, eğer 25 yaş altı iseniz 10sek.</li>
<li>Taksi kullanmanızı tavsiye etmem. Tüm İsveç&#8217;te olduğu gibi, burada da taksiler aşırı pahalı.</li>
<li>Bisiklet kiralayan yer bilmiyorum fakat, siz bulursanız bisiklet kiralayarak gezin &#8211; en verimli gezi öyle olacaktır.</li>
</ul>
<h2>Görülecek yerler</h2>
<p>Şehirde görülebilecek en önemli yapılardan biri &#8220;domkyrka&#8221; yani katedral. 700 küsür yıllık bu klise yapısı ve içinde ki heykeller açısından görülmeye değer yerlerden. Linköping Hristiyanlık tarihi açısından önemli bir yere sahip. Vakt-i zamanında Lund Danimarka&#8217;nın toprağı, Uppsala ise Pagan iken, Linköping bölge açısından çok önemli bir dini merkezmiş.</p>
<p><span id="more-2568"></span></p>
<p>İkinci olarak şehrin kalbi olan Storgatan, Stora torget, Ågatan şehrin en ünlü caddeleri. Bunları gezmeniz zaten 30 dakkanızı almaz sanıyorum. Ünlü City Hall yani belediye meclisi de Storgatan&#8217;da bulunuyor.</p>
<p>Gamla Linköping, yani eski Linköping&#8217;de gezebileceğiniz yerlerden. Gamla Linköping&#8217;de 20&#8242;den fazla müze bulunuyor.</p>
<p>Swedish air-force muzeum kesinlikle görülebilecek yerlerden. Şehire biraz uzak, yürüyerek veya bisikletle gitmek zor olabilir &#8211; bi otobüse atlayıp kolayca gidersiniz.</p>
<p><embed type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="600" height="400" flashvars="host=picasaweb.google.com&#038;hl=en_US&#038;feat=flashalbum&#038;RGB=0x000000&#038;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696509506239919073%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></embed></p>
<p>Bilgisayar delisi &#8211; geek &#8211; nerd bi hayatınız varsa <a href="http://www.itceum.se" target="_blank">ItCeum (Datamuseet)</a> tam size göre. Eski bilgisayarlar, bilgisayar parçaları, serverlar burada sergileniyor. En önemlisi ise, şu meşhur thepiratebay&#8217;in &#8211; mahkemelik olan &#8220;ilk&#8221; server&#8217;ı burada bulunuyor.</p>
<p>Aynı şekilde meşhur browser <a href="http://www.opera.com/company/jobs/offices/sweden/" target="_blank">Opera&#8217;nın burada bir ofisi</a> de bulunuyor eğer ilginiz çekerse.</p>
<p>Son olarak <a href="http://www.lysator.liu.se/" target="_blank">İsveç&#8217;in ilk web sitesinin</a> 1993 yılında, Linköping üniversitesi öğrencileri tarafından açıldığını söyleyeyim. Bu öğrenci klübü halen devam etmekte, ziyaret edebilirsiniz &#8211; zehir gibi çocuklar var.</p>
<h2>Yapılacak şeyler</h2>
<ul>
<li>Katedral&#8217;de bir konsere katılın.</li>
<li>Şehrin ara sokaklarında gezinin, parklarında oturun.</li>
<li>Buz hokeyi maçlarını izleyin.</li>
<li>Ågatan&#8217;da oturup bira için.</li>
<li>Trädgårdsförening&#8217;i (park) ziyaret edin.</li>
<li>Yaz aylarında geliyorsanız halka açık, açık-hava sinemasında film izleyin.</li>
<li>Drottninggatan&#8217;da dükkanlara göz atın.</li>
<li>Kinda kanal&#8217;da gezinin, şanslıysanız bir geminin geçişini de görebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/kinda-kanal-linkoping.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2575" title="kinda-kanal-linkoping" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/kinda-kanal-linkoping.jpg" alt="" width="450" height="338" /></a></p>
<p>Son olarak, eğitim dönemi içerisinde geliyorsanız Linköping üniversitesi öğrencileriyle kaynaşın-tanışın. Mümkünse koridor partilere katılın, eğlenin. Linköping için 1 gün yeterlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/isvec-linkoping/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsveç &#8211; Norrköping</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/isvec-norrkoping</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/isvec-norrkoping#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 02:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[isveç gezilecek görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[isveç şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveçte yapılacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[norrkoping görülecek yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2583</guid>
		<description><![CDATA[Norrköping genel itibariyle bir sanayi şehri. Bu yüzden şehirde yaşayan göçmen nüfusu da çok fazla. Linköping ile kıyaslarsak, bu yüzden suç oranları daha yüksek. Öğrenci hayatı açısından da sıkıcı bir şehir. Linköping&#8217;de ki gibi (RYD, Flamman vb.) öğrenci bölgeleri bulunmadığı &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/isvec-norrkoping">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Norrköping genel itibariyle bir sanayi şehri. Bu yüzden şehirde yaşayan göçmen nüfusu da çok fazla. Linköping ile kıyaslarsak, bu yüzden suç oranları daha yüksek. Öğrenci hayatı açısından da sıkıcı bir şehir. Linköping&#8217;de ki gibi (RYD, Flamman vb.) öğrenci bölgeleri bulunmadığı için pek fazla bir aktivite yok.</p>
<p>Norrköping tarihi ise oldukça acıklı. Şehir yangın üstüne yangın, savaş üstüne savaş gördüğü için taş taş üstünde kalmamış &#8211; şehri her seferinde baştan kurmuşlar.</p>
<p>Fakat tüm bunlara rağmen şehirde ki eski yapı sayısı Linköping&#8217;de ki yapılara oranla çok daha fazla. 1700&#8242;lerden kalma pek çok binada hala insanlar yaşıyor ve bu yapılar aktif olarak kullanılıyor. Şehrin en büyülü yanı tam içinden geçen Motala nehri.</p>
<p><a href="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/norrkoping-motala.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2586" title="norrkoping-motala" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/norrkoping-motala.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<p>IFK Norrköping futbol takımı ise İsveç&#8217;in önemli futbol takımlarından. Şehirden çıkan ünlü müzik gruplarından biri <a href="tr.wikipedia.org/wiki/Marduk_(müzik_grubu)" target="_blank">Marduk</a>.</p>
<p><span id="more-2583"></span></p>
<h2>Ne yapılır?</h2>
<ul>
<li><a href="http://www.visualiseringscenter.se/index/sv/" target="_blank">Visualization Center</a>&#8216;a kesinlikle uğramalısınız.</li>
<li>Tramvayla şehri turlayabilirsiniz.</li>
<li>Drottninggatan&#8217;da mağazaları ve alış-veriş merkezlerini gezebilirsiniz.</li>
<li><a href="http://www.arbetetsmuseum.se/" target="_blank">Arbetets museum</a>&#8216;a uğrayabilirsiniz.</li>
<li><a href="http://www.norrkoping.se/kultur-fritid/museer/konstmuseum/" target="_blank">Norrkoping sanat müzesini</a> dolaşabilirsiniz.</li>
<li>Old town &#8211; Gamla Stan&#8217;de dolaşıp eski yapıları fotoğraflayabilirsiniz.</li>
<li>Louis De Geer kongre ve kültür merkezinde ki etkinliklere katılabilirsiniz.</li>
<li>Bir öğrenci barı olan Trappan&#8217;da bira içebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><object width="600" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696517270585194321%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="600" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696517270585194321%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></p>
<p>Norrköping çok ufak bir şehir olduğu için yapacak pek bir şey yok. Özel olarak gezilmeye gelinecek bir yer değil fakat yolunuzun üzerindeyse bi durup uğramak isteyebilirsiniz. Norrköping için 1 gün yeterlidir, hatta fazladır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/isvec-norrkoping/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsveç &#8211; Granna ve Visingsö</title>
		<link>http://www.serhatdundar.com/isvec-granna-ve-visingso</link>
		<comments>http://www.serhatdundar.com/isvec-granna-ve-visingso#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 01:58:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M.Serhat Dündar</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsveç Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Notları]]></category>
		<category><![CDATA[granna ve visingsö adası]]></category>
		<category><![CDATA[isveç gezilecek görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[isveç şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveçte yapılacaklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serhatdundar.com/?p=2597</guid>
		<description><![CDATA[Gränna eski bir şehir olmamakla birlikte Jönköping&#8217;e bağlıdır. Gränna&#8217;yı turistik yapan ise Visingsö adası. Gränna genel itibariyle çok küçük bir şehir, ahşap evler ve polkagris adı verilen şekerlemeler dışında görülecek bir şey neredeyse yok. El yapımı cam ürünler satan bir dükkan var, &#8230; <a href="http://www.serhatdundar.com/isvec-granna-ve-visingso">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gränna eski bir şehir olmamakla birlikte Jönköping&#8217;e bağlıdır. Gränna&#8217;yı turistik yapan ise Visingsö adası. Gränna genel itibariyle çok küçük bir şehir, ahşap evler ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Polkagris" target="_blank">polkagris</a> adı verilen şekerlemeler dışında görülecek bir şey neredeyse yok. El yapımı cam ürünler satan bir dükkan var, fakat fiyatlar çok uçuk &#8211; aynıları Türkiye&#8217;de de var. Gränna&#8217;dan bir feribota atlayıp 20-30 dakika içinde Visingsö&#8217;ye ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Visingsö, İsveç tarihinde askeri öneme sahip bir ada. 12. yüzyılda İsveç&#8217;in önemli asillerinden Sverker ve Erik aileleri tarafından yaptırılıyor. Önemi ise, İsveç&#8217;in ilk asiller kalesi olarak anılması. Bu kale için pek çok savaç olduğu ve pek çok kralın burada hayatını kaybettiği söyleniyor.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2601" title="nas-castle" src="http://www.serhatdundar.com/wp-content/uploads//2012/01/nas-castle.jpg" alt="" width="448" height="306" /></p>
<p>Bugün tabi ki kaleden eser yok, sadece yıkıntıları kalmış ama yine de bi gezip görmek isterseniz Visingsö&#8217;ye uğrayabilirsiniz.</p>
<h2>Ne yapılır?</h2>
<ul>
<li>Kale&#8217;nin harabelerinde gezebilirsiniz.</li>
<li>Yıkılmış, kullanılmayan eski klisede dolaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<div><span style="font-size: small;"><span id="more-2597"></span></span></div>
<ul>
<li>At arabası turlarına katılıp, adayı atlarla turlayabilirsiniz.</li>
<li>Adada ki yerel ufak dükkanlarda balık yiyebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><object width="600" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" /><param name="flashvars" value="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696408542462938593%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /><embed width="600" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="https://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;hl=en_US&amp;feat=flashalbum&amp;RGB=0x000000&amp;feed=https%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2F109173628193082531910%2Falbumid%2F5696408542462938593%3Falt%3Drss%26kind%3Dphoto%26hl%3Den_US" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /></object></p>
<p>Granna ve Visingsö çok çok ufak yerler olduğu için özellikle gitmenizi önermem. Yolunuz düşerse uğrayabilirsiniz. Medieval aşığıysanız da ilginizi çekebilir. Bu şehir ve ada için 2-3 saat yeterlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serhatdundar.com/isvec-granna-ve-visingso/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

