Mümkün mertebe özet geçerek, kısaca anlatmaya çalıştığım Türk tarihibi bulacaksınız bu yazıda. Bu yazı okumayı sevmeyen tembel gençlik için özetin özeti niteliğinde ve hikayeleştirerek – sohbetleştirerek yazılmıştır.
Yıllardan 1, yani bugün kullandığımız Gregoryen takviminin ilk yılı. Dünya tarihinin en önemli insanlarından biri olan Jül Sezar’ın Jülyen takvimine 10 gün daha eklenmesiyle oluşturulmuş ve bugüne kadar hata oranı en düşük olan takvimin ilk yılı.
Türkler o tarihe kadar Orta Asya’da çok ünlü bir dönem yaşamış, Çinlilere kan kusturmuş, hala uzaydan görünen en büyük insan yapıtının sebebi olmuş, Keltler, Cermenler ve Büyük Roma İmparatorluğu Batı’da en parlak günlerini yaşamakta – ve Türkler ile hala net bir etkileşim yaşamamışlar. Türkler devamlı bölünüyor, birleşiyor, savaşıyor, taht kavgalarıyla ve fetihlerle günlerini geçiriyor iken Avrupa toprakları çok daha stabil sınırlarla yoluna devam ediyor.

Velhasıl kelam, bu durumlar 200′lü yıllara kadar böyle böyle devam ediyor. Tabi bizim dedeler yukarıda Cengiz Han’ın yaptığı gibi Avrupa’ya ince ince bakışlar atıyorlar. Bugün Türkiye topraklarında yaşayan ve “Türk” dediğimiz halk hala tam anlamıyla piyasada yok gibi. O tarihlerde hangisi milletler tam anlamıyla bizim dedelerimiz? Bilemiyoruz. 200′lü yıllarda İrani halklardan biri olan Sarmatlar – Hunların kendilerini devamlı olarak Batıya doğru ittirmesinden dolayı Avrupalılarla ilk teması (kısmen) yapıyor ve Gotlar
