Merhaba,
An itibariyle, bulunduğum bölgede saat 02:26, Türkiye’de ise 03:26 yani yeni yıla sizden 1 saat daha geç girmiş bulunuyorum. Şuan tek derdim “aklıma takılan” bir şeyleri yazıp yatıp zıbarmak ve yarın bütün gün uyumak.
Yazı içerisinde zaman zaman bazı kesimleri rahatsız edecek kelimeler ve deyişler kullanabilirim. Eğer bu tarz hassas bi insan isen, şimdiden sayfayı kapatmanı öneririm. Burası “benim blogum“, “bağaam aldı“, parasını ben ödüyorum, yazısını ben yazıyorum.
İngilizce’de “hater” diye bir terim-kelime var. Bunun tam Türkçe bir karşılığı yok. Üzerinde çok düşündüm ama Türkçe’ye çeviremedim aslında, kıskanç desem değil, sinirli desem değil, nefret eden desem değil, yani dedim ya bunun tam çevirisi yok. Ekşi Sözlükte çok güzel bir tanım buldum; “içi içini yiyen“. Urban dictionary ise şöyle tanımlanmış;

A person that simply cannot be happy for another person’s success. So rather than be happy they make a point of exposing a flaw in that person.
Hating, the result of being a hater, is not exactly jealousy. The hater doesnt really want to be the person he or she hates, rather the hater wants to knock somelse down a notch.
- Susan: You know, Kevin from accounting is doing very well. He just bought a house in a very nice part of town.
- Jane (hater): If he is doing so well why does he drive that ’89 Taurus?
Türkçe’ye “özetleyerek” çevirirsek, başkalarının mutluluğu ile mutlu olmayan bir insan grubundan bahsediyoruz. İçi içini yiyen, hasetinden çatlayan, mutsuzluğa dibine kadar battığı için hep başkalarının hayatına muhalif olmak isteyen insanlardan bahsediyoruz yani.
Konu buraya nerden geldi değil mi?
Güzel eğlendim bugün öncelikle onu belirteyim, güldüm-eğlendim-içtim sarhoş oldum vs. Yeni-yıl’da ne yapılırsa onu yaptım yani. Benim için pek istisna değil zira eğitim dönemi içerisinde pek çok günüm böyle geçiyor. En azından haftada 2 günüm kesin yeni-yıl coşkusuyla zaten geçiyor :) Eğlenmeyi, dans etmeyi ve alkolü sevdiğimi hiç bir zaman saklamadım.
Yatmadan önce bir Facebook’a bakayım dedim. Tespit ettiğim “hater” yorumları aynen alıntılıyorum;
- “ee girdikte noldu.”
- “mekke fethinin 1381 yili kutlu olsun”
- “vatandaş ölümü mü özlemiş arkadaş hani 2012de kıyamet kopuyodu ahada giriyoz niye seviniyonuz o zmn mallar!!”
- “Neden herkeste yeniyıl kutlamak zorunludur,ihtiyaçtır,kutlanmazsa eksiklik olacağı psikolojisi var??? Ben yeniyıl kutlamaya karşı falan değilim ama ne gerek var bu kadar kasmaya?? Eğlenmezsem bütün yılım kötü mü geçecek yani??”
Bak sevgili arkadaşım, beni iyi dinle;
Yeni yıla girdikte ne oldu? “Ananın şeyi oldu öncelikle.”
Sen eğlenemedim, bok gibi bi gün geçirdin diye insanların eğlenmesine bok atman niye? onu hiç anlamıyorum.
Sen de isterdin değil mi bir sürü arkadaşın olsun, onlarla buluşayım – eğleneyim, güleyim, oynayayım, içeyim, sarhoş olayım, sevişeyim? (evet biz sevişiyoruz). Ama olmadı be güzelim. Sen yine bir yıla daha o göt kadar odanda, yalnız başına, facebook başında, kendini yiyerek, sıkıntıdan patlayarak girdin.
Biz o sıra şampanyalar patlatıyor, fotoğraflar çekiniyor, alkolümüzü yudumluyor, oyunlar oynuyorduk, dans ediyorduk. Ama sen, sen eyyy “hater” arkadaşım, sen sadece facebook sayfanı yenileyip duruyordun. O kadar boktan sefil bir hayat sürüyorsun ki, başkalarının – senin hayal ettiğin hayatı sürmesine en ufak tahammülün yok. Nefret dolusun kısaca.
Yoksa seni ilgilendiren ne Mekke’nin fethi, ne de yıl-başının anlamı. Senin tek derdin, “eğer ben eğlenemiyorsan başkaları da eğlenemesin” derdi.
Tamam bu iğrenç duygularını anlıyorum, sana kısmen olsa da acıyorum hatta ama bence asıl sorun bu değil. Asıl sorun senin kendinle barışık olmaman.
Kendini sevmiyorsun, yaşadığın boktan hayatı da sevmiyorsun. Bunu kabullenmek zordur, bilirim ama dışardan o sefil hayatın o kadar kolay görülüyor ki, inanamazsın bile..
Kendiyle barışık olan arkadaşlarım da var, onları çok seviyorum. Samimi ve dürüst insanlar en azından. Senin gibi hasetinden çatlayan, içi kurumuş kötü insanlar değiller en azından. Bak onlar ne yazmış bi bak?
- Bir geek gibi, son 3 yilimda oldugu gibi bu yili da kod yazarak karsilayacam :) Mutlu yillar :)
Ne kadar güzel değil mi? Yaptığı işi bilen, kendiyle barışık, başkalarına bok atmak yerine – insanların yeni yılını kutlayan nazik bir mesaj.
Ama sen ne yapıyorsun? Buna tahammül edemiyorsun. Sen kendiyle barışık insanlara bile tahammül edemiyorsun
Bak bir başkası ne yazmış:
- Kim demiş Harranda eğlenemezsin diye milletin disco partileri varsa bizimde çiğköfte partimiz var hey yavrum hey:):)
Ben işte çevremde böyle insanlar olsun istiyorum, bu insan çünkü olgun, yetişkin ve aklı başında insanlar. Kalpleri kötülük dolu olmayan insanlar çünkü. Bunlar gerçekten çok güzel insanlar, bu insanlar sevilir, saygı duyulur.
Kendini seven insan, her şeyi sevebilir. En zoru kendini sevmektir, kendini sevmek yoğun bir iç muhasebe ve savaş gerektirir. Kendini seven insanlara saygım sonsuzdur.
Son olarak bir durum güncellemesi daha. Lise arkadaşlarımdan biri paylaşmış. Takdir ettim:
Siz de yılbaşında benim gibi yalnız olabilirsiniz. Dışardaki kalabalıkta birtakım insanlar çok eğleniyor olabilirler. Bakın şu durumda yapmanız gereken tek şey elinize bir kitap almak. Herhangi bir kitap olabilir bu. Ve bu kitabı yere koyup üzerinde zıplamak.
Evet. Kitabın üzerinde zıplayın çünkü sizi asosyal yapan şey işte bu kitap gibi yüzlercesiydi. Çünkü size gerçek hayattan çok daha büyüleyici, şaşırtıcı ve eğlenceli gelen şeyler yaşattılar. Elbette hepsi birer yanılsamaydı. Ama gerçeklerin de böyle olmadığını kim söyleyebilir?
Hayatın sıkıcılığı size de hiç cazip gelmiyor biliyorum. Parasız mı kaldınız? Sevdiğiniz sizi sevmedi mi? Hayatınız mı kaydı? Dünyanız mı tersine döndü? İnsanların ikiyüzlülüğünden bıktınız mı? Yaşadığınız ülkeden de mi? Dışarda birileri kasten ya da yanlışlıkla başka birilerini mi öldürüyormuş? Koca sene kocaman bir saçmalık. Yenisi bundan daha iyi olmayacak bunun siz de farkındasınız.
Alın o raftan bir kitap ve üzerinde zıplayın. İyi gelecektir. Kitaplar bizim tek dostumuz. Sizi anlayışla karşılayacaklardır buna eminim…
Yapın ulan bunu! İnsanların üzerin de zıplamaya kalkmayın yeter. Kitapların üzerinde zıplayın, müziklerin üzerinde zıplayın, kızın-bağırın, ama bunu insanlara yapmaya kalkmayın !
Haa son olarak. Eyyy “hater” arkadaşım. Senin içini rahatlatmak istemezdim ama, bilmeni isterim ki ben de bir ömür böyle yaşamış bir insan değilim. Her yeni-yılı mutlu veya mutsuz karşılayacaksın diye sabit bi kaide yok, an gelir mutlu olur şen şakrak olur, an gelir kötü olur. Hepsi oldu hayatımda.
Ama hiç bir zaman senin gibi “hater” olmadım.
Mutlu yıllar
Buna benzer yazı yok.